Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Nedir ? 2025

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Nedir ? 2025

Muris muvazaası, yani mirastan mal kaçırma, miras bırakanın (muris) gerçek iradesini saklamak amacıyla yaptığı hukuka aykırı işlemlere verilen isimdir. Bu durum, kişinin mirasçılarından mal kaçırma niyetiyle, gerçekte bağış niteliğinde olan bir işlemi satış veya ölünceye kadar bakım sözleşmesi gibi göstererek tapu kayıtlarında farklı bir görüntü yaratmasıyla ortaya çıkar. Ancak gerçekte bir bedel ödenmediği için bu tür işlemler bağış amacı taşır ve saklı paylı mirasçılar başta olmak üzere tüm mirasçıların haklarına müdahale eder. Mirasçılar, yasal olarak geriye dönük miras haklarını talep etme imkanına sahiptir. Miras bırakanın, mallarını belirli sebeplerle bir mirasçıya ya da tamamen üçüncü bir kişiye devretmek istediği durumlar olabilir. Ancak bu devir işlemi, açıkça bağış olarak belirtilmek yerine satış gibi gösterildiğinde, temel amaç mirasçılarının ileride haklarını aramalarını engellemektir. Böyle bir durumda işlem kağıt üzerinde "satış" olarak görünse de taraflar arasında gerçek bir bedel el değiştirmez. Bu tür muvazaalı tasarrufların arkasındaki asıl hedef, mirasçıların yasal olarak sahip oldukları miras paylarını azaltmak ya da tamamen sıfırlamaktır. Miras hukuku avukatının en önemli görevlerinden biri, müvekkilinin miras hakkını bu tür hileli işlemlerden korumak ve mirastan mal kaçırma girişimlerinin önüne geçmektir. Bu işlemlerin yapılmasındaki temel nedenlerden biri, saklı paylı mirasçıların tenkis davası açarak bağışlanan malların miras hakkına uygun olarak iadesini talep etme ihtimalini ortadan kaldırmaktır. Muris, yaptığı devri bağıştan çok satış gibi göstererek bu tür hukuki süreçlerin önüne geçmeye çalışır. Oysaki muris muvazaasına konu olan işlemlerde gerçek durum göz önüne alındığında, yapılan devir işlemi hukuka aykırıdır ve bunun iptali için dava açılması mümkündür. Muris muvazaasının söz konusu olduğu durumlarda yalnızca saklı pay sahibi mirasçılar değil, tüm yasal ve atanmış mirasçılar da dava açma hakkına sahiptir. Bu davalar, muvazaalı tapu işleminin iptalini ve ilgili taşınmazın terekeye yeniden kazandırılmasını hedefler. Böylelikle mirasçılar, hileli yollarla ellerinden alınan haklarını geri alma olanağına sahip olur.Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) davalarında, miras bırakanın gerçek iradesini tespit etmek önemli bir meseledir. Ancak murisin hayatta olmaması nedeniyle, mahkeme bu iradeyi dolaylı kanıtlar ve çıkarımlar üzerinden belirlemeye çalışır. Murisin geçmişte imzaladığı belgeler, taşınmazını satış olarak göstermesine rağmen fiilen kullanmaya devam etmesi, tanık ifadeleri, banka kayıtları gibi pek çok unsur, murisin gerçek niyetini aydınlatmada yardımcı olabilecek delillerdendir. Örneğin, mirasçılarından biriyle arasının kötü olması, murisin mal kaçırma maksadıyla belirli işlemler gerçekleştirmiş olabileceğini düşündürebilir. Murisin gerçekleştirdiği bazı işlemlerin teknik yapılış şekilleri de muvazaa durumunu ortaya koyabilir.

Bu durumların bazıları şu şekilde sıralanabilir:

- Eğer muris, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla bir taşınmazını tapuda satış göstererek bir diğer mirasçıya devretmişse, - Muvazaa şüphesini azaltmak amacıyla ara transferler gerçekleştirip taşınmazı başka bir mirasçıya ya da üçüncü bir şahsa devretmişse,

- Devri yaptığı kişiyle ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlemiş fakat bakım yükümlülüğü yerine getirilmeden vefat etmiş veya muris aslında bakıma muhtaç olmayan bir durumda bulunmuşsa, bu ve benzeri işlemler murisin mirastan mal kaçırmak için hareket ettiği sonucuna ulaşılmasına neden olabilir.

Muris Muvazaası Nedir ve Ne Zaman Söz Konusu Olur?

Miras hukukunda, "muris muvazaası" adı verilen kavram sıkça gündeme gelir. Bu terim, miras bırakanın, mirasçılardan bir veya birkaçını malvarlığından dışlayarak diğer kişilere devretme niyetini gizleyip, farklı bir işlem yapmış gibi görünmesi durumunu ifade eder. Bu tür işlemler mirasçılar arasında adaletsizlik yaratabilir ve hukuka aykırı olduğu kabul edildiğinde iptale yol açabilir. Ancak her işlem, muris muvazaasının kapsamına girmez. Örneğin, kanıtlanmış şekilde tapulu malın gerçek bedelle satılması, taşınır malların devredilmesi ya da vasiyetname aracılığıyla saklı paylara zarar vermeyecek tasarruflar bu kapsama dahil edilmez. Yargıtay’ın konu hakkındaki yaklaşımı da oldukça önemlidir. Hukuk Genel Kurulu’nun 2015 tarihli kararında, muvazaalı işlemlerin zamanaşımı kapsamına girmediği ve her zaman dava konusu yapılabileceği vurgulanmıştır. Ayrıca, böyle bir iddianın ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmemiştir. Muris Muvazaasının Hukuki Temeli Bu tür davalar genellikle miras bırakanın, mal varlığını bağışlama yapıyor gibi görünerek satış gösterdiği, gerçek amacını gizlediği durumlarda gündeme gelir. Öne sürülen iddialar doğru bulunduğunda taşınmazın tapuda gerçekleştirilen işlemleri iptal edilir ve mal mirasçıların adına tescil edilir. Muris muvazaası ve tenkis davaları bir arada açılabilir. Her iki dava esasen miras bırakanın yaptığı tasarrufların adalete uygun şekilde düzeltilmesi ya da tamamen iptal edilmesini hedefler. İlk olarak muris muvazaası iddialarına öncelik verilir; bu iddialar yerinde görülmezse tenkis talebi değerlendirilir. Yetkili Mahkeme ve Dava Süreci Mirastan mal kaçırma durumlarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme genelde taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi olur. Bu da davanın nerede açılacağı konusunda dikkat edilmesi gereken bir detaydır. Miras bırakanın mal kaçırma amacı taşıyan görünüşteki işlemleri çoğu zaman bağışlama ya da ölünceye kadar bakma sözleşmeleri gibi hukuka uygun görünüp gerçekte bu amaca hizmet etmeyen işlemlerle oluşturulur.

İspat Yolları: Muris Muvazaasını Nasıl Kanıtlarsınız?

Muris muvazaasının ispatında deliller kritik öneme sahiptir. İspat yükü, çoğu zaman iddia sahibi olan mirasçılara ait olur ve her tür hukuka uygun delil kullanılabilir. Tanık beyanları, bu tür davalarda sıkça başvurulan güçlü bir delil kaynağıdır. Bunun yanı sıra yazılı belgeler, mektuplar, noter kayıtları ve taraflar arasındaki yazışmalar da önemli deliller arasında yer alır. Eğer görünüşte satış gibi yapılan işlemlerde bedel hiç ödenmediyse ya da piyasa değerinin çok altında kaldıysa bağış amacı netleşmiş olur ve muvazaanın varlığı konusunda önemli bir fikir verir. Mahkeme sonuçlarını etkileyebilecek diğer unsurlar arasında miras bırakanın ekonomik durumu, olağan dışı davranışları, hayatın alışıldık akışı ile ters düşen talepleri ve aile içindeki eşitsiz mal paylaşımı bulunur. Hakim bu faktörleri değerlendirerek nihai kararı verir. Sonuç olarak, muris muvazaası oldukça detaylı ve titizlikle ele alınması gereken bir dava konusudur. Hukuki süreçte uzman desteği almak ve delileri doğru biçimde sunmak başarılı bir sonuç elde etmek açısından kritik önem taşır.

Muris Muvazaası Kaç Yıl İçinde Açılmalıdır?

Muris muvazaasına ilişkin davalar, zamanaşımı süresine bağlı olmaksızın her zaman açılabilir. Bu tür davalar, mirasçılar tarafından miras bırakanın yaptığı muvazaalı işlemin varlığının ve gerçek niteliğinin öğrenildiği tarihten itibaren, belirli bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir. Başka bir ifadeyle, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları için zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir; önemli olan, işlemin muvazaalı olduğunun ispatlanmasıdır.

Telefon
WhatsApp
İnstagram
Telegram