Sahte Fatura Düzenleme veya Kullanma (Naylon Fatura) Suçu 2026

Sahte Fatura Düzenleme veya Kullanma (Naylon Fatura) Suçu 2026

Vergi Kaçakçılığı Suçları: VUK 359 Kapsamında Sahte Fatura, Belge Gizleme ve Cezaları

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 359. maddesi, vergi kaçakçılığı suçlarını ve bu suçlara uygulanacak cezai yaptırımları düzenleyen merkezi bir hükümdür. Bu madde, devletin vergi toplama hakkını ve otoritesini korumayı amaçlar. Bu kapsamdaki suçlar genellikle vergi matrahının azaltılmasına, verginin ziyaa uğratılmasına veya hiç ödenmemesine yönelik eylemleri içerir.

İşte VUK 359 çerçevesinde düzenlenen temel kaçakçılık suçları, unsurları ve cezaları hakkında detaylı bir analiz: Vergi ceza yargılamalarında, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinin 2. fıkrası (a) bendinde düzenlenen defter ve belge gizleme suçu bakımından hapis cezasına hükmedilme ihtimali görece daha düşükken; aynı maddenin (b) bendinde yer alan sahte fatura düzenleme veya kullanma fiili nedeniyle savcılıkça başlatılan soruşturmalarda, iddianamelerde üst sınırlara yakın hapis cezalarının talep edildiği görülmektedir. Bu nedenle söz konusu suç isnatları son derece ciddi riskler barındırmakta olup, süreçlerin uzman bir vergi ceza avukatı tarafından titizlikle takip edilmesi ve etkin bir savunma stratejisi oluşturulması büyük önem taşımaktadır.


I. Vergi Kaçakçılığı Kapsamındaki Temel Fiiller (VUK 359/a)

VUK 359. madde, vergi kaçakçılığı suçlarını birkaç ana başlık altında toplar. Bunlar arasında en yaygın görülen ve ciddi yaptırımları olan fiiller şunlardır:

  1. Hesap ve Muhasebe Hileleri Yapmak: Vergi kanunlarına göre tutulması zorunlu olan defter ve kayıtlarda hesap veya muhasebe hileleri yapmak bu kapsamdadır. Ayrıca, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açmak ya da kaydı gereken işlemleri vergi matrahını azaltacak şekilde başka kayıt ortamlarına tamamen veya kısmen kaydetmek de bu suçu oluşturur.
  2. Belgeleri Tahrif Etmek, Gizlemek veya Yanıltıcı Belge Düzenlemek/Kullanmak: Defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi (bozulması), gizlenmesi veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlenmesi/kullanılması VUK 359/a-2 kapsamında yer alır.

VUK 359/a Kapsamındaki Cezalar: Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


II. Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçu (İbraz Etmeme)

Defter ve belgeleri gizleme (ibraz etmeme) suçu, VUK m.359/a-2’de düzenlenmiştir.

Suçun Tanımı ve Oluşumu: Bu suç, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin, vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında ibraz edilmemesiyle meydana gelir. Gizleme eylemi, defter ve belgelerin yetkili makamlara ibraz edilmemesi olarak kabul edilir.

Gizleme Suçunun Unsurları: Gizleme suçunun oluşması için belirli şartların gerçekleşmesi gerekir:

  1. Belgelerin Mahiyeti: İbrazı istenen defter, kayıt veya belgelerin VUK çerçevesinde tutulma, saklanma ve ibraz zorunluluğu olan belgelerden olması şarttır.
  2. Yetkili İbraz Talebi: Talep, vergi incelemesi yapmaya yetkili memur tarafından yapılmalıdır (Vergi Müfettişleri, Vergi Dairesi Müdürleri vb.).
  3. Usulüne Uygun Talep: İbraz talebinin usulüne uygun ve yazılı olarak tebligatla yapılması gerekir. Örneğin, telefonla yapılan talep, bu suçun oluşumuna yol açmaz.
  4. Saklama Süresi: Defter ve belgelerin saklama süresinin geçmemiş olması gerekir; bu süre, ilgili yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıldır.

Manevi Unsur ve Hukuki Nitelik: Gizleme suçunun manevi unsuru genel kasttır. Bu suç, tehlike suçu şeklinde düzenlenmiştir; yani, suçun meydana gelmesi için bir vergi zararı (ziyaa uğraması) meydana gelmesi şart değildir.


III. Sahte Belge Düzenleme veya Kullanma Suçu (Naylon Fatura)

Uygulamada "naylon fatura suçu" olarak bilinen sahte fatura düzenleme veya kullanma suçu, VUK’un 359/b maddesinde düzenlenen en ağır vergi kaçakçılığı suçlarından biridir.

Tanımı ve Amacı: Sahte belge (fatura), gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir. Sahte fatura düzenleyen, genellikle komisyon alarak haksız menfaat elde etmeyi veya gerçek işlemi vergi dairesinden kaçırmayı amaçlar. Sahte fatura kullanan ise işletme giderini yüksek göstererek vergi matrahını düşürmeyi, vergiyi az ödemeyi veya hiç ödememeyi hedefler.

Cezası: Sahte fatura düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Sahte Belge ve Yanıltıcı Belge Farkı: Bu iki kavram sıklıkla karıştırılır ancak aralarında önemli bir fark vardır:

  • Sahte Belge (VUK 359/b): Gerçekte hiçbir işlem veya durum olmamasına rağmen varmış gibi düzenlenen belgedir.
  • Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge (VUK 359/a-2): Gerçek bir işleme dayanmakla birlikte, bu işlem veya durumu mahiyet (cins) veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı yansıtan belgedir. (Örneğin, 100 TL'ye satılan malın 20 TL gösterilmesi).

Suçun Şekil Şartları: Bir evrakın sahte fatura düzenleme veya kullanma suçuna konu olabilmesi için, gerçek bir faturanın sahip olması gereken zorunlu unsurlara (tarih, seri/sıra numarası, satıcı ve müşterinin bilgileri, malın cinsi, miktarı ve tutarı gibi VUK m.230’da öngörülen bilgiler) sahip olması gerekir.


IV. Kaçakçılık Suçlarında İndirim ve Etkin Pişmanlık

Vergi kaçakçılığı suçlarında (VUK 359) bazı şartlar altında ceza indirimleri uygulanabilir:

  1. Etkin Pişmanlık (VUK 371): VUK 371. maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında VUK 359 hükmü uygulanmaz.
  2. Ödeme İndirimi (VUK 359 Ek Fıkra): Suçun tespitiyle verginin ziyaa uğratıldığı durumlarda tarh edilen verginin, gecikme faizinin ve zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ödendiğinde indirim uygulanır:
    • Soruşturma evresinde ödenirse verilecek ceza yarı oranında indirilir.
    • Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenirse verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.

Ancak bu indirimlerden faydalanmak için, vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi veya kanun yollarına başvurulmaması şarttır. (Not: Bu şartı içeren fıkra Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir).


V. Yargılama ve Yaptırımlar

Görevli Mahkeme: VUK 359 maddesi kapsamındaki tüm kaçakçılık suçları (defter gizleme veya sahte fatura düzenleme/kullanma) nedeniyle yapılan yargılamalar asliye ceza mahkemesi tarafından yürütülür.

Dava Zamanaşımı ve Mütalaa Şartı:

  • Dava Zamanaşımı: Sahte fatura düzenleme veya kullanma suçlarında dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunda ise olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • Mütalaa Şartı: VUK 359'da yazılı kaçakçılık suçlarının tespiti halinde, kamu davasının açılabilmesi için yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına durumun vergi idaresi (rapor değerlendirme komisyonu mütalaasıyla) aracılığıyla bildirilmesi gerekmektedir. Bu, bir kovuşturma şartı olarak kabul edilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Erteleme: Hem defter gizleme, hem de sahte fatura düzenleme veya kullanma suçları nedeniyle verilen hapis cezalarında (belli şartlar altında) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür. Ayrıca bu cezaların ertelenmesi de mümkün olabilir. Ancak, sahte fatura suçlarında ceza miktarı yüksek olduğundan adli para cezasına çevrilemez.

Zincirleme Suç Hükümleri: VUK 359’da düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesindeki zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bu durumda fail her yıl için ayrı cezalandırılmayacak, tek suçtan cezalandırılarak cezası artırılacaktır.


Önemli Not: Gerçek Failin Belirlenmesi Sahte fatura suçlarında, suçta ve cezada şahsilik prensibi gereği, mahkemeler gerçek faili araştırmalıdır. Şirket yetkililerinin sadece şeklen sorumlu kabul edilip cezalandırılması yerine, fiilen suçu işleyen (faturayı düzenleyen veya kullanan) gerçek kişinin kimliğinin bilirkişi raporları ve tanık ifadeleriyle ortaya çıkarılması gerekir.


Analoji: Vergi Usul Kanunu 359. maddedeki kaçakçılık suçları, bir yol haritasında hız sınırını ihlal etmekten ziyade, rotayı tamamen gizleyerek veya aracın plakasını değiştirerek vergi otobanından kaçmaya çalışmaya benzer. Defter gizleme (VUK 359/a-2), polis sizi durdurmak istediğinde ruhsatınızı veya kimliğinizi saklamaktır. Sahte fatura (VUK 359/b) ise, aslında olmayan bir yolculuk için uydurulmuş, sahte bir yakıt fişi düzenleyip devlete "çok benzin harcadım" demektir; amaç vergi matrahını kasten aldatıcı işlemlerle düşürmektir. Bu eylemler, sadece maddi zarar yaratmakla kalmaz, aynı zamanda devletin denetleme yetkisine ve vergi sistemine olan güvene zarar verir. Avukat ile çalışmak vergi suçlarında oldukça önemlidir Vergi Usul Kanunu 359. Maddesinin 2-a maddesi veya b bendine göre yaptırımların miktaro değişebilmektedir. Cumhuriyet Başsavcılıklarının iddianame ve mütalaasının incelenmesi Vergi Usul Kanununa muhalefet suçları bakımından oldukça önemlidir.

Vergi Usul Kanunu 359. maddesinin A-2 bendine göre Defter Ve Belge Gizleme Suçu Dilekçe Örneği 2026

BÜYÜKÇEKMECE ..... ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NE

DOSYA NU : .....................

SANIK : 

MÜDAFİİ : Av. Zeynep ALBAY (UETS: .....................................) Turgut Özal Mah. 99. Sokak No:2 Daire: 220 Esenyurt/İstanbul

MÜŞTEKİ : İSTANBUL VERGİ KAÇAKÇILIĞI-3 DENETİM DAİRE BAŞKANLIĞI

SUÇ : Defter, Kayıt ve Belgelerin Gizlenmesi

SUÇ TARİHİ VE YERİ : 19/08/2024 İSTANBUL/ESENYURT

SEVK MADDESİ : Vergi Usul Kanunu 359/a-2, 359 Ek Fıkra, TCK 53/1, KONU : Savunma dilekçemizin sayın mahkemeye arzıdır.

                                                                                                                        AÇIKLAMALAR

1)Alıntıdır ; Mehmet TAŞTAN Adalet Dergisi, Yıl:2014, Sayı:48, (s. 208/233) b) Suçun manevi unsuru Türk Ceza Kanununun 21/1 inci maddesine göre; “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.” hükmü yer almaktadır.Zira vergi kaçakçılığı suçu taksirli hareketlerle gerçekleşmez, manevi unsuru kast olan bir suç türüdür.Taksirle işlenmesi mümkün olmayan söz konusu suç, iradî ve icraî hareketlidir.

2)Yukarıda yer verilen doktrinsel açıklamalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, muhteviyatı itibariyle sahte belge düzenleme veya kullanma suçu taksirle işlenebilir bir suç değildir. Suçun manevi unsurunu yalnızca kast oluşturmaktadır. Bu çerçevede müvekkilin eyleminin, suçun kanunî tanımında aranan kast unsuru ile hiçbir şekilde örtüşmediği açıktır.

3)Müvekkil .........................................., soruşturma ve kovuşturma aşamasında istikrarlı biçimde; defter ve belgeleri bilerek, isteyerek veya gizleme kastıyla ibraz etmeme yönünde herhangi bir iradi davranışta bulunmadığını beyan etmiştir. Müvekkilin iyi niyetli davranma çabası ve sürece ilişkin açıklamaları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle de uyumludur.

4)Her şeyden önce; taksirle işlenmesi hukuken mümkün olmayan bir suç yönünden, müvekkilin kastının bulunduğu yönündeki iddia soyut olup hiçbir somut veri ile desteklenmemektedir. Bu nedenle müvekkilin cezalandırılması hukuken mümkün değildir

. 5)Öte yandan, defter ve belge isteme yazısının müvekkile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır.Yapılan tebligat usülsüzdür. İddianamede yer alan “03/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği” yönündeki ifade, sistemsel bir hatadan kaynaklanan görünür işlemdir. Ancak müvekkilin tebliğden fiilen haberdar olması sağlanmamış, tebligat müvekkile ulaşmamıştır. Bu nedenle ibraz yükümlülüğünün doğduğu kabul edilemez.

6)Müvekkilin e-defter mükellefi olması, belgeleri fiziksel olarak ibraz etmemiş olmasını “kasten gizleme” olarak yorumlamayı daha da imkânsız kılmaktadır. E-defter ve elektronik belge sistemine tabi bir mükellefin, bu belgeleri gizleme veya saklama imkânı bulunmadığı gibi, belgeler zaten idarenin erişimine açık durumdadır. Bu husus bile tek başına kasten kaçırma veya gizleme kastının bulunmadığını ortaya koymaktadır.

7)Sonuç olarak, müvekkilin defter ve belgeleri sunmama yönünde iradi bir kastı bulunmadığı, tebligatın usule aykırı olduğu, ibraz yükümlülüğünün doğmadığı ve suçun manevi unsurunun somut olayda kesinlikle oluşmadığı sabittir. Suçun sübut bulmadığı açıktır. Bu nedenlerle, müvekkil ........................... hakkında beraat kararı verilmesi gerekmektedir.

8)Müvekkilin defter ve belgeleri ibraz etmemesi, kendi kusuruna veya kastına dayanmamakta olup, kusursuzluğunu ortaya koyan bilgi, belge ve dökümanlar dilekçemiz ekinde (EK-1) sunulmuştur. Sayın Mahkemenin yargılama sürecinde anılan delilleri birlikte değerlendirerek hukuki kanaatini bu çerçevede oluşturması gerektiği kanaatindeyiz.

9)Sayın Mahkemenin aksi kanaate varması hâlinde, müvekkilin sabıka kaydının bulunmaması dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen tüm lehe hükümlerin ve indirim nedenlerinin eksiksiz biçimde uygulanmasını talep ederiz.

10)Aşağıda sunulan Yargıtay içtihatlarında, sanıkların temyiz itirazlarının değerlendirilmesine ilişkin emsal nitelikteki ölçütler açıkça ortaya konulmuştur.

Sayın Mahkemenizin, müvekkil hakkında hüküm kurarken anılan içtihatlarda belirlenen kriterler doğrultusunda ceza tayininde bulunması gerektiği kanaatindeyiz.

11. Ceza Dairesi "İçtihat Metni" 2012/6025 E. , 2013/10541 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet

HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/a-2, 5237 sayılı Yasanın 62, 51. maddelerine göre 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarihin suç tarihi olduğu cihetle; sanığa 06.06.2008 tarihinde tebligat yapıldığı ve ibraz için 15 gün süre verildiği gözetildiğinde, suç tarihinin 22.06.2008 olduğu nazara alınarak gerekçeli karar başlığına “01.01.2004” şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 22.06.2008 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

1- 213 sayılı Yasanın 139/2. maddesinde incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden, faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığa defter ve belgelerin ibrazı için 06.06.2008 tarihinde yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmadığı ve atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, 2- Kabule göre de; a- Belirlenen suç tarihine göre, suç tarihinden önce 08.02.2008 tarihinde 5728 sayılı Kanunun 276. maddesiyle yapılan değişiklik ile 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesindeki hapis cezasının alt sınırının 6 aydan 1 yıla çıkartılması karşısında, sanığın eylemine uyan 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, temel cezanın suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan değişiklikten önceki 359/a-2. maddesi uyarınca 6 ay olarak tespiti suretiyle eksik ceza tayini, b- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hakim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır. Öte yandan yine ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 22.05.2001 gün ve 99/104 sayılı kararında açıklandığı üzere; defter ve belgelerin gizlenmesi halinde, sağlıklı bir vergi incelemesi yapılamayacağı açıktır. Vergi denetimi olanağını kaldıran bu halde artık somut bir vergi ziyaının tespiti olanağı da ortadan kalkmaktadır. O halde, mükellefin sorumluluğunu kaldıracak olan ve 213 sayılı Yasanın 13. maddesinde düzenlenen durumlarda veya kastı ortadan kaldıran diğer hallerin kanıtlanması dışında, vergi ziyaının varlığının kabulü de zorunludur. Bir başka anlatımla yukarıda değinilen haller dışında mefruz (soyut) vergi ziyaı bulunduğu kabul edilmeli, müspet (somut) vergi ziyaının varlığı aranmamalıdır. Kaldı ki, 29.07.1998 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4369 sayılı Yasa ile 213 sayılı Yasada yapılan değişiklikler ile vergi kaçakçılığı suçlarında “vergi ziyaının varlığı” suçun unsuru olmaktan çıkarılmış ve defter ve belgeleri gizleme halinde, suçun oluştuğu hükme bağlanmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; 2004 takvim yılına ilişkin defter ve belgelerini vergi incelemesi yapılabilmesi için vaki istem üzerine merciine teslim etmediğinden bahisle eylemine uyan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan sanık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında somut bir zarara yer verilmediği anlaşılmaktadır.-SOMUT BİR ZARARIN BULUNMADIĞINA İLİŞKİN İSTANBUL 8. VERGİ MAHKEMESİNDE MÜVEKKİL ADINA İPTAL DAVASI AÇILMIŞTIR.- Şu halde sanığın vaki eylemi nedeniyle CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı gözetilmeden, suç tarihinden önce kasten işlenen başka bir suçtan engel hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında suç nedeniyle idarenin vergi kaybı olduğu ve zararın giderilmediği şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle yazılı şekilde CMK’nun 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

11. Ceza Dairesi "İçtihat Metni" 2012/7687 E. , 2012/10989 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri gizlemek

HÜKÜM :

1)213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi gereğince 18 ay hapis cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk

2)213 sayılı VUK.nun 359/a-2. maddesi ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk 1-Müdafiinin sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Katılan lehine maktu vekalet ücreti yerine yazılı şekilde eksik vekalet ücreti tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dosya kapsamına göre suç tarihinin en son faturanın düzenlendiği 31.03.2005 tarihi olduğu ve buna göre 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğu güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun aleyhe olduğu gözetilmeden ve 01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5252 Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “ TCK 61” ibaresi yerine “765 sayılı TCK’nun 29.” yazılmak ve 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Müdafiinin sanık hakkında defter ve belge ibraz etmemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: 213 Sayılı Kanunun 359/a-2 maddesindeki defter kayıt ve belgelerin gizlenmesi suçunun oluşması için ilk koşulun, vergi incelemesi sırasında, yetkililer tarafından ibrazı istenen defter, kayıt ve belgelerin varlıklarının noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olmasının gerekmesine, diğer bir anlatımla, yetkililerin, ancak, varlıkları noter kayıtları veya sair suretlerle sabit olan defter, kayıt ve belgelerin ibrazını isteyebilecekleri, aksi halde isteme hak ve yetkisinin mevcut olmadığı, zorunluluk bulunmasına rağmen defter, kayıt ve belgelerin tutulmaması keyfiyetinin usulsüzlük cezasını gerektirdiği, vergi suçu raporu ve eklerinde “defter tasdikine ilişkin bir tespitin bulunmadığının” belirtilmesi karşısında suçun sübut delilerinin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

HUKUKİ NEDENLER : yasal sair mevzuat

HUKUKİ DELİLLER  : VUK Madde 359/2-a, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve İfade beyanları, sanık savunması, e tebligat dökümü, fatura ve defter kayıtları

SONUÇ VE TALEP   :Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; 1)Müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediği sabit olduğundan öncelikle beraatine,

2)Sayın Mahkemenin aksi kanaate ulaşması hâlinde; müvekkilin sabıka kaydının bulunmaması ve dosya kapsamındaki tüm lehe hususlar dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen tüm lehe hükümler ile indirim nedenlerinin eksiksiz biçimde uygulanması, ayrıca müvekkilin savunmasında suçu kabul eden beyanları da gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ,

Kararı verilmesini müvekkil adına saygıyla arz ve talep ederiz. 22.11.2025

SANIK MÜDAFİİ

AV. ZEYNEP ALBAY (E-imzalıdır)

SSS SIKÇA SORULAN SORULAR
 

 Vergi Kaçakçılığı Suçları: VUK 359 Kapsamında Sahte Fatura ve Cezaları
I. VUK 359 Kapsamındaki Temel Kaçakçılık Suçları ve Cezaları
Bu ana başlık altında, VUK 359. maddenin genel kapsamı ve fıkralar (a, b, c, ç) ele alınır.
VUK Madde 359/a Suçları Nelerdir?
◦ Hesap ve Muhasebe Hileleri Yapmak
◦ Defter, Kayıt ve Belgeleri Tahrif Etmek veya Gizlemek
◦ Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Düzenleme ve Kullanma
VUK 359/a Suçları İçin Öngörülen Hapis Cezaları
Ödeme Kaydedici Cihazlara Yetkisiz Müdahale Suçları (VUK 359/ç)
II. Defter ve Belgeleri Gizleme (İbraz Etmeme) Suçu (VUK 359/a-2)
Bu bölüm, VUK 359/a-2’de özel olarak düzenlenen gizleme fiilinin detaylarını içerir.
Gizleme Suçunun Tanımı ve Hukuki Mahiyeti
Defter ve Belgeleri Gizleme Suçunun Oluşma Şartları
    ◦ İbraz Mecburiyeti Olan Belgelerin Mahiyeti
    ◦ İbraz Talebinde Bulunma Yetkisi ve Usulü (Yazılı Tebligat)
    ◦ Defter ve Belgeleri Saklama Süresi ve Mücbir Sebep Hali
• Defter Gizleme Suçunda Cezai Yaptırım ve Zamanaşımı
III. Sahte Fatura (Naylon Fatura) Düzenleme ve Kullanma Suçu (VUK 359/b)
VUK 359’un en ağır cezai yaptırımını içeren bu bölüm, uygulamada "naylon fatura" olarak bilinen sahtecilik fiiline odaklanır.
• Sahte Belge (Naylon Fatura) Nedir?
    ◦ Sahte Fatura ile Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Arasındaki Temel Farklar
• Sahte Fatura Suçunda Maddi Konu ve Zorunlu Şekil Şartları
• Sahte Belge Düzenleme veya Kullanma Suçunun Amacı
• Sahte Fatura Düzenleme ve Kullanma Suçunun Cezası (3 Yıldan 8 Yıla Kadar Hapis)
IV. VUK 359 Suçlarında Kovuşturma, Yaptırımlar ve Yargılama Esasları
Bu bölüm, hukuki süreçleri, ceza indirimlerini ve yargısal uygulamaları (Yargıtay kararları dahil) ele alır.
• VUK 359 Suçlarında Mütalaa Şartı: Kamu Davası Açılması
• Sahte Fatura Suçlarında Gerçek Failin Araştırılması Zorunluluğu
• Vergi Suçlarında Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanması (TCK m.43)
    ◦ Aynı Beyanname Döneminde Birden Fazla Sahte Fatura Kullanımı
Etkin Pişmanlık ve Verginin Ödenmesine Bağlı Ceza İndirimleri
Vergi Suçlarında Dava Zamanaşımı Süreleri
Görevli Mahkeme ve Alternatif Yaptırımlar: Asliye Ceza, HAGB ve Erteleme
Sahte Fatura Suçlarında Uzlaşma Mümkün mü?
Vergi Kaçırma Suçunun Cezası Nedir?
Vergi Kaçakçlığının Cezası Nedir
2025 yılında vergi kaçırma cezası ne kadar?
Vergi Kaçakçılığında Uzlaşma Var mı


Vergi Ceza Davalarında Savunma ve Sık Sorulan Sorular

Not: Aşağıdaki bilgiler genel niteliktedir. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.

  • VUK 359 sahte fatura suçu nedir?
    Sahte fatura suçu, gerçekte hiçbir ticari işlem olmadığı hâlde varmış gibi belge düzenlenmesi veya bu belgelerin kullanılmasıdır. Vergi matrahını düşürme amacıyla yapılan bu fiiller VUK 359/b kapsamında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Defter ve belge gizleme suçu ne zaman oluşur?
    Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair delillerle sabit olan defter ve belgelerin, usulüne uygun tebligata rağmen vergi incelemesine yetkili kişilere ibraz edilmemesi hâlinde VUK 359/a-2 kapsamında suç oluşabilir.
  • Usulsüz tebligat defter gizleme suçunu etkiler mi?
    Defter ve belge isteme yazısının mükellefe usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi hâlinde ibraz yükümlülüğü doğmaz. Bu durumda gizleme suçunun manevi unsuru olan kastın oluştuğundan söz edilemez.
  • Sahte belge ile yanıltıcı belge arasındaki fark nedir?
    Sahte belge, gerçekte hiç olmayan bir işlemi varmış gibi gösterirken; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge gerçek bir işleme dayanmakla birlikte miktar veya mahiyet bakımından gerçeğe aykırı düzenlenmiş belgedir.
  • VUK 359 suçlarında etkin pişmanlık var mı?
    Vergi Usul Kanunu m.371 kapsamında pişmanlık hükümlerinden yararlanılması hâlinde, VUK 359 kapsamında ceza uygulanmayabilir. Ayrıca verginin ödenmesine bağlı ceza indirimleri de mümkündür.
  • Sahte fatura suçlarında gerçek fail nasıl belirlenir?
    Ceza sorumluluğu şahsidir. Şirket yetkililerinin şeklen sorumlu tutulması yeterli olmayıp, fiilen sahte fatura düzenleyen veya kullanan gerçek failin tespit edilmesi gerekir.

Vergi kaçakçılığı suçları, savunma stratejileri ve güncel Yargıtay kararları hakkında ayrıntılı inceleme için:

Vergi Kaçakçılığı Suçları – VUK 359 Kapsamında Sahte Fatura ve Cezaları

İlgili Arama Terimleri:
vergi kaçakçılığı suçu, VUK 359 savunma dilekçesi, sahte fatura cezası, defter belge gizleme suçu, naylon fatura davası, vergi ceza avukatı, vergi ceza davası savunması

  • Vergi kaçakçılığı suçu
  • VUK 359 savunma dilekçesi
  • Sahte fatura cezası
  • Defter belge gizleme suçu
  • Naylon fatura davası
  • Vergi ceza davası savunması

Telefon
WhatsApp
İnstagram
Telegram