T.C.
İSTANBUL NÖBETÇİ VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Yürütmeyi Durdurma Taleplidir.
DAVACI : XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
VEKİLİ : Av. Zeynep ALBAY
Turgut Özal Mah. 99. Sokak No:2 Daire: 220 Esenyurt/İstanbul
DAVALI : T.C. İSTANBUL DEFTERDARLIĞI
ESENYURT VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ
DAVA KONUSU VERGİ VE CEZASNIN
NEVİ : 0015 gerçek usulde katma değer vergisi , 3080-VZCZ kod türü ile kesilen Vergi Ziyaı Cezası
DÖNEMİ : 2025-[2014-3-308]/XX ve XX sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden 2022/1 ila 12 dönemleri ile 2023/2, 7, 8 dönemleri
DAVA KONUSU İHBARNAMENİN
TARİHİ : 06/10/2025
TEBLİĞ TARİHİ :13.10.2025 (Müvekkil e-tebliğ mükellefidir)
MÜKELLEFİN VERGİ NO : 0140479833
KONUSU : 2025-[20XX-3-308]/XXX ve XX sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden 2022/1 ila 12 dönemleri ile 2023/2, 7, 8 dönemleri için tarh edilen 0015-KDV Türü kodu ile fark olarak tarh edilen Vergi/Harç ve 3080 - VZCZ kod türü ile Vergi Ziyaı Cezası ihbarnamesinin usul ve yasaya aykırı olaması nedeniyle iptal edilmesi ve yukarıda belirtilen dönemlere ait Vergi Ceza İhbarnamelerinin, açıkça hukuka aykırı olmaları , uygulanmaları halinde telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracak olmaları, müvekkilin ticari hayatını sekteye uğratacağı nedeniyle, öncelikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI isteminden ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
I. OLAYLAR VE NİTELENDİRME
İstanbul Vergi Kaçakçılığı–3 Denetim Daire Başkanlığı’nca müvekkil hakkında düzenlenen 26.08.2025 tarihli; 2025-[2014-3-308]/XX ve XX sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden 2022/1 ila 12 dönemleri ile 2023/2, 7, 8 dönemleri dönemlerine ait Bulunan Vergi Farkı , Tarh edilen Vergi, Özel Usulsüzlük ve Vergi Ziyaı Cezalarına ilişkin raporlar düzenlenmiş olup, müvekkil hakkında KDV yönünden re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezası kesilmiştir.
İnceleme raporunda belirtilen devreden KDV farkları ile üç kat cezalı tarhiyatlar, müvekkilin gerçek faaliyet hacmiyle açıkça çelişmektedir. 2022/1 ila 12 dönemleri ile 2023/2, 7, 8 dönemleri yılı için önerilen vergi ziyaı cezası, şahıs şirketinin ekonomik kapasitesiyle bağdaşmamakta olup vergi dairesi tarafından hazırlanan raporlar da vergi inceleme usul ve yasa hükümlerine uygun değildir.
II. HUKUKİ NEDENLER VE İTİRAZLAR
II. HUKUKİ NEDENLER VE İTİRAZLAR
Aşağıda müvekkile yöneltilen tarhiyatların hukuka aykırılığını gösteren ana başlıklar sunulmuştur:
1-) Usulsüz Tebligat Nedeniyle Savunma Hakkının İhlali Kapsamında (VUK m. 93–94)
Vergi incelemesine ilişkin çağrı ve yazışmalar, Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden gönderildiği iddia edilmektedir . Ancak kabul etmemekle birlikte yasal hükümler yapılan elektronik tebligatın yeterli olmayacağını farklı yargısal içtihatlar ile hüküm altına almışlarıdır.
Nitekim ; E-tebligata uyumlu mükellef olması nedeniyle 2020 yılı yasal defter ve belgelerinin ibrazı için düzenlenen 13.11.2024 tarih ve E-76455027-000[2014-3-308] 112387 sayılı defter belge isteme yazısı mükellefe Elektronik tebligat adresine göndermiş olduğu iddia etmektedir. Bu tebligata rağmen müvekkilin yasal süresi içerisinde gerekse de işbu raporun yazıldığı tarihe kadar yasal defter ve belgeleri müfettişe ibraz etmediği raporlanmıştır.
Ancak ilgili kurumun söz konusu tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı husus muamma durumdadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükmüne istinaden, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili teknik altyapı 2015 yılında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından oluşturulmuştur. 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 26 ncı maddesine 7020 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile eklenen hüküm gereğince idari yaptırım kararları veren kurumlar, Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) kurmuş olduğu E-Tebligat Sistemi aracılığı ile belgelerini gönderebilmektedir. E-Tebligat sistemi ile gönderilen belgeler, mükellefin elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci (5) günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmakta olup haricen posta yoluyla gönderilmemektedir.
Elektronik tebligat gönderimine ilişkin olarak bilgilendirme amacıyla, mükelleflerin e Tebligat başvurusu sırasında veya daha sonra beyan ettikleri cep telefon numaralarına SMS ve e-posta adreslerine bildirim mesajları gönderilmektedir. Denilmiştir.
Bu kapsamda değerlendirdiğimizde müvekkile yapılmış herhangi bir SMS bilgilendirmesi söz konusu değildir. Diğer yandan müvekkilin ticari hayatını sıkıntıya sokacak denli yüksek cezaların kesildiği göz önüne alındığında bu durumun ne derece önemli olduğu kuşkuya yer bırakmamaktadır. Söz konusu raporda yapılan tebligatların müvekkilin yoklamasının yapılıp yapılmadığı hususu da değerlendirilmeden ceza kesilmiş olması hakkaniyete aykırı olacaktır.
2-) Ticari Faaliyetin Gerçekliği ve Maddi Delillerin Dikkate Alınmaması (VUK m.3/B)
İnceleme raporlarında, defterlerin ibraz edilememesi gerekçesiyle ticari faaliyetin gerçek olmadığı varsayılmıştır. e-Fatura ve e-defter kayıtları, banka hesap hareketleri, sözleşmeler, hakedişler,taşeron ödemeleri müvekkilin2022-2023 yıllarındaki ticari faaliyetlerinin tamamen gerçek ve fiili olduğunu ortaya koymaktadır.
DANIŞTAY 4. DAİRE 2015/6897 E. 2019/1095 K. sayılı ilamında
".......Aynı Kanunun 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu, 3. maddesinin ispat başlıklı (B) bendinde de, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı ve devamında ise iktisadi ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı hükümlerine yer verilmiştir. " ..... Denilmiştir .
Anılan emsal kararda vergilendirmeyi doğuran bu olayın araştırılmadan söz konusu cezaların kesilmesinin uygun olmayacağı hüküm altına alınmıştır. Davamıza konu rapora dönecek olur isek söz konusu hiçbir inceleme yapılmadığı varsayım üzerinden tarhiyat yapıldığı ve bu tarhiyata istinaden 3 kat ceza kesildiği görülmektedir. Bu nedenle hazırlanan rapor Vergi Usul Kanuna uygun hazırlanmamış olup iptali gerekmektedir.
3-) İstenilen Defter Veya Vesikaları Belli Edilen Zamanda Mazeret Sunma Hakkı Vuk Madde 139.
Müvekkilin idare tarafından gönderilen e tebligatlara ilişkin mazereti olmasına rağmen bu husus vergi dairesi müdürlüğü tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmamıştır. Vergi dairesi tarafından defter ve belge isteme durumunda müvekkilin mazereti husunda bilgilendirilmemiş olması yapılan tebligat hususunun geçersiliğini etkilemektedir. Her türlü yargısal karar ve ceza hükmü içeren evraklarda kişinin başvuracağı hukuki yollara ilişkin bilgilendirmenin yapılması gerektiği su götürmez bir gerçektir. Bu sebeple daire tarafından belge ve evrak isteme yazsında mazeretinin var olduğu durumda başvuracağı yollarında açıkça belirtilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Halbuki vergi hukukunda mazeret hususu önemli bir önem barındırmaktadır.
İncelemeler, kural olarak, incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. Ancak iş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi mecburi sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. İncelemenin işyeri dışında yapılması durumunda incelemeye tabi olandan yazılı olarak gerekli defter ve belgeleri daireye getirmesi istenilir. İncelemenin dairede yapılması halinde
istenilen defter veya belgeleri verilen sürede mazeretsiz olarak getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve belgelerini daireye getirmesi için ilaveten uygun bir süre verilir. Ancak böyle bir bilgilendirmenin yapılmadığı da açıktır. Bu belgeler dosyaya sunulmaya hazırdır ve uzlaşma aşamasında ibrazı talep edilmektedir.
4-) Söz Konusu Hazırlanan Rapor Usul Uygun Olmaması
Vergi incelemesi yapan inceleme elemanının, inceleme sırasında kanunda belirtilen bazı esaslara uyması zorunluluğu bulunmaktadır. . Bu kapsamda inceleme gerçekleştiren kişinin :
1 İncelemeye tabi olana, incelemenin konusunu işe başlamadan evvel açıklar,
2 Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verir,
3 Nezdinde inceleme yapılanın rızası olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapamaz veya buna devam edemez. Ancak tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması gibi tedbirleri, incelemelerin yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye
uğratmayacak şekilde resmi çalışma saatleri dışında da yapabilir,
4 İnceleme bitince, nezdinde inceleme yapılana bunu gösteren bir belge verir,
5 Vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme raporu düzenleyemez,
6 İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemeleri bitirmek durumundadır.
Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde ek süre talep edebilir. Vergi incelemesi sonucunda incelemeyi yapan tarafından inceleme raporu düzenlenir. Bu raporlarda tespit edilen matrah ya da matrah farkları delilleriyle birlikte ortaya konulur. Bu raporlar yetkili rapor değerlendirme komisyonlarınca değerlendirildikten sonra ilgili vergi dairesine gönderilir. Vergi dairesi raporda yer alan sonuçlara göre vergi tarh eder ve/veya ceza keser ancak söz konusu düzenlenen raporda yukarıda izah edilen hiçbir usule uygunluğu bulunmamaktadır bu nedenle kesilen cezaların iptali gerekmektedir.
Bir matrah ya da matrah farkı tespit edilmesi halinde, vergi idaresince yapılacak ikmalen veya resen tarhiyatta tarhiyat işleminin sebebini oluşturan vergi inceleme raporu bu yönü itibariyle bir ön işlem ya da başka bir ifadeyle hazırlık işlemi niteliğine sahiptir. İdari işlem bakımından icrai bir işlem olarak kategorize edilemeyen vergi inceleme raporlarının- bu raporlara dayanılarak vergi tarhiyatı yapılmamış olması halinde-tek başlarına dava konusu edilebilmeleri olanağı yoktur.
5-) Davaya Konu Vergi Cezalarına Kaynak Olan Raporda Hukuka Uygunluğu Bulunmaması
Tek başına icrai bir karaktere sahip olmayan tutanaklar, tutanağa dayalı olarak yapılan icrai idari işlemlerde icrai idari işlemlerin gerekçesi durumunda olabilirler. Bu kapsamda, tutanaklar tek başlarına dava edilememekle birlikte tutanağa dayalı olarak yapılan icrai idari işleme karşı açılan davalarda icrai işlemin dayandığı tutanakların da hukuka aykırı oldukları iddia edilebilir
Tutanakların icrai karakteri bulunmayan idari işlemler arasında yer aldığı Danıştay tarafından şu şekilde ifade edilmiştir:
“Fiili bir durumun tespiti yolundaki ... tutanak, idarenin bir irade açıklaması niteliğinde olmadığından, idari davaya konu olabilecek bir idari işlem niteliğinde kabul edilemez. Bu tutanağın usule aykırı olarak düzenlendiği ya da gerçeği ifade etmediği yolundaki iddialar, ancak bu tutanak üzerine kesilen ceza hakkında açılacak davada incelenir ve bu davanın sonucunu etkileyebilir.” demiştir.
Tutanaklardaki sakatlıkların tutanaklardaki bilgiler esas alınarak tesis edilen işlemleri de sakat hale getireceğini ifade etmek gerekir. Tutanaklar bir yönüyle idari işlemin gerekçesi durumundadırlar. Bu sebeple tutanaklardaki gerçek olmayan olaylar üzerine inşa edilen idari işlemler sebep unsuru yönünden sakat durumdadırlar.
6-) Cezalı Tarhiyatın Ölçülülük ve Orantılılık İlkelerine Aykırılığı
Cezalı tarhiyat tutarları:
mükellefin ticari ölçeğiyle, gelir düzeyiyle, gerçek işlem hacmiyle açıkça orantısızdır.
Anayasa m.73 gereğince vergilendirme, ödeme gücüne uygun olmalıdır. Şahıs işletmesi düzeyinde faaliyet gösteren müvekkile milyon seviyelerinde tarhiyat yapılması, vergide adalet ve ölçülülük ilkelerine aykırıdır.
7-) Tarh Zamanaşımının Dolmuş Olması (VUK m.114 – m.140)
2022-2023 dönemlerine ilişkin tarh zamanaşımı süresi 31.12.2023 tarihinde dolmaktadır.
İnceleme raporları 26.08.2025 tarihli olmakla birlikte, fiili tebliğ bu tarihten çok sonra gerçekleşmiş,
VUK m.140 gereği incelemenin zamanaşımı süresi içinde tamamlanması şartı ihlal edilmiştir.
Zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan tarhiyatlar hukuken geçersizdir. tarh zamanaşımı süresi, aksine hüküm olmadıkça, Vergi Usul Kanunu kapsamına giren tüm vergiler için geçerlidir. Ancak tarh zamanaşımının başlangıcı kural olarak vergiyi doğuran olay ile başlamış iken, bazı vergiler bakımından beş yıllık sürenin başlangıcı vergi dairesinin haberdar olması şartına bağlanmıştır.
Tarh zamanaşımı süresinin dolmasıyla vergi idaresinin vergiyi tarh ve tebliğ etme yetkisi ortadan kalkmaktadır. Artık, yükümlüye vergi ihbarnamesi veya ödeme emri gönderilemez. Danıştay kararları, tarh zamanaşımından sonra idarenin yapacağı tebligatın hüküm ifade etmeyeceğini belirtmektedir. Bu itibarla, idare zamanaşımına uğramış bir alacak için tarhiyat işlemlerine giriştiği takdirde, kamu borçlusu bu işleme karşı yargı yoluna gitmese dahi ödeme emri tebliğ edildiğinde, böyle bir borcu olmadığı iddiasıyla açtığı davada ödeme emrinin iptal edilmesi gerekmektedir.
8-) Bilirkişi İncelemesi Yapılmadan Varsayımsal Oranlamalar Üzerinden Tarhiyat Düzenlenmesi
İnceleme raporlarında; müvekkilin gerçek ticari hacmi, gelir düzeyi, iş akışları, taşeron ve tedarikçi ilişkileri, dikkate alınmamış, soyut ve varsayımsal hesaplamalar üzerinden tarhiyat uygulanmıştır.
VUK m.3/B uyarınca maddi delile dayanmayan oranlama ve tahmin yöntemi ile ceza kesilemez.
Bu nedenle tarhiyatın bilirkişi incelemesi ile somut veriler esas alınarak yeniden değerlendirilmesi zorunludur.
Her ne kadar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca mükerrer usulsüzlük cezası tahakkuku yapılmış ise de, ceza tutarlarının hesaplanmasında açık hatalar bulunmaktadır. Söz konusu maddi hataların, dosyanın bilirkişi incelemesine tevdi edilmesi hâlinde tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya çıkacağı kanaatindeyiz.
Aynı fiile ilişkin olarak farklı tutarlarda ceza uygulanması ve bu cezaların mükerrer biçimde üst üste tahakkuk ettirilmesi; müvekkilin fatura bedelleri ve gerçek iş hacmi dikkate alındığında, hayatın olağan akışına ve kanuni düzenlemelere açıkça aykırıdır. Uygulanan cezaların ölçüsüz ve orantısız nitelikte olduğu, bilirkişi incelemesine dahi gerek duyulmaksızın, ilk bakışta kolaylıkla anlaşılmaktadır.
9-) Beyannamelerde Yer Alan Ve İndirim Konusu Yapılan Kdv Tutarlarının İndiriminin Yapılması gerektiği
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 58. Maddesinde ‘‘Mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile mükellefçe indirilebilecek Katma Değer Vergisi, Gelir ve Kurumlar Vergisi Matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez’’ hükmüne yer verilmiştir. Madde hükmünün düzenleniş amacı, mükellefin üzerinde yük olarak kalmayacak verginin, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabulünün önlenmesidir. Bu bakımdan raporda herhangi bir indirimin sağlanamamış olması hakkaniyete aykırı olacaktır. Bu husus müvekkilde çok ağır yük yüklemekte ve müvekkilin ekonomik hayatını felç etmektedir.
HUKUKİ NEDENLER :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Anayasa, ilgili tebliğ, yönetmelik ve genel düzenleyici işlemler ile yargı içtihatları ve sair tüm mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER :
Vergi inceleme raporları, vergi/ceza ihbarnameleri, elektronik tebligat kayıtları (UETS), GİB sistem kayıtları, e-fatura ve e-defter kayıtları, banka hesap hareketleri, tanıklar, asansör projeleri, sözleşmeler, hakediş belgeleri, mükellef beyanları, bilirkişi incelemesi, keşif, her türlü yazılı delil ve mahkemenizce resen dikkate alınacak diğer tüm deliller.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Öncelikle, uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararlar doğacağı açık olduğundan, dava konusu işlemlerin İVEDİLİKLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,
2-) 2025-[2014-3-308]/XXXve XX sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden 2022/1 ila 12 dönemleri ve 2023/2, 7, 8 dönemleri için tarh edilen 0015-KDV Türü kodu ile fark olarak tarh edilen Vergi/Harç ve 3080 - VZCZ kod türü ile Vergi Ziyaı Cezası ihbarnamesinin usul ve yasaya aykırı olaması nedeniyle iptal edilmesine,
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.11.12.2025
Davacı Vekili
Av. Zeynep ALBAY
(E-imzalıdır)
EKLER :
Onaylı Vekaletname
Dava Konusu Vergi İnceleme Raporları Ve Cezai İşlemlerin Suretleri
26.08.2025 tarihli ve 2025-[2014-3-308]/XX veXXsayılı vergi inceleme raporları
2022/1 ila 12 dönemleri ile 2023/2, 7, 8 dönemleri dönemine ait e-fatura ve e-defter çıktı örnekleri
GİB sisteminden alınan teknik ibraz hata dökümü
Vergi Dairesi yazışmaları ve tebliğ evrakları
2022/1 ila 12 dönemleri ile 2023/2, 7, 8 dönemleri için tarh edilen 0015-KDV Türü kodu ile fark olarak tarh edilen Vergi/Harç ve 3080 - VZCZ kod türü ile Vergi Ziyaı
Yapılan faturalı ticarete dair ek belge ve deliller
T.C.
İSTANBUL NÖBETÇİ VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Yürütmeyi Durdurma Taleplidir.
DAVACI : XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
VEKİLİ : Av. Zeynep ALBAY
Turgut Özal Mah. 99. Sokak No:2 Daire: 220 Esenyurt/İstanbul
DAVALI : 1-) T.C. İSTANBUL DEFTERDARLIĞI
2-) ESENYURT VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ
DAVA KONUSU VERGİ VE CEZASNIN
NEVİ : 06/10/2025 düzenlenme tarih , 01/2024-12/2024 dönemli 3074-ÖUCZ kod türü ile Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası
DÖNEMİ : 01/2024-12/2024
DAVA KONUSU İHBARNAMENİN
TARİHİ : 06/10/2025
TEBLİĞ TARİHİ :13.10.2025 (Müvekkil e-tebliğ mükellefidir)
MÜKELLEFİN VERGİ NO : 0140479833
KONUSU : 2025-[2014-3-308]/45 sayılı inceleme raporuna istinaden Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası , 06/10/2025 düzenlenme tarih , 01/2024-12/2024 dönemli 3074-ÖUCZ kod türü ile Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ihbarnamesin usul ve yasaya aykırı olaması nedeniyle iptal edilmesi ve yukarıda belirtilen dönemlere ait özel usulsüzlük cezası ihbarnamesin , açıkça hukuka aykırı olmaları , uygulanmaları halinde telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracak olmaları, müvekkilin ticari hayatını sekteye uğratacağı nedeniyle, öncelikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI isteminden ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
I. OLAYLAR VE NİTELENDİRME
İstanbul Vergi Kaçakçılığı–3 Denetim Daire Başkanlığı’nca müvekkil hakkında düzenlenen 26.08.2025 tarihli 2025-[2014-3-308]/45 sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden 01/2024-12/2024 dönemine ait Bulunan Özel Usulsüzlük ve Vergi Ziyaı Cezalarına ilişkin raporlar düzenlenmiş olup, müvekkil hakkında Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası usul ve yasa hükümlerine uygun değildir.
II. USULE İLİŞKİN İTİRAZLAR
"Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu İstanbul Vergi Kaçakçılığı-3 Denetim Daire Başkanlığının aşağıdaki tabloda bilgileri yer alan görevlendirme yazısı ve ekleri ile mükellefin 2020,2021,2022 yılı hesap ve işlemlerinin Sahte Belge Kullanma yönünden sınırlı olarak incelenmesi istenilmiştir. E-tebligata uyumlu mükellef olması nedeniyle 2020 ve 2021 yılı yasal defter ve belgelerinin ibrazı için düzenlenen 13.11.2024 tarih ve E-76455027-000[2014-3-308] 112387 sayılı ve 2022 yılı için 18.12.2024 tarih ve E-76455027-000[2014-3-308]-123919 sayılı defter belge isteme yazısı mükellefe Elektronik tebligat adresine gönderilmiş olup, mükellefe tebliğ edilmiştir. Mükellefe elektronik tebligat yapılmasına rağmen mükellef gerek yasal süresi çerisinde gerekse de işbu raporun yazıldığı tarihe kadar yasal defter ve belgeleri müfettişliğimize ibraz etmemiştir." denilerek müvekkile Özel Usulsüzlük Cezası kesilmiştir. Ancak müvekkile yukarıda belirtilen dönemlere ilişkin olarak hazırlanan raporlara ve kesilen ceza ihbarnamelerine istinaden tarafımızca iptal davası açılmıştır. Bu nedenle öncelikle bahse konu rapor ve ceza ihbarnamelerin iptaline ilişkin olarak açılan davaların bekletici mesele yapılmasını talep etmekteyiz. Hali hazırda davamıza konu Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının dayanağı iptali istenen mükellefin 2020,2021,2022 dönemlerine ilişkindir.
Özel Usulsüzlük Cezası İndirim
Özel usulsüzlük cezası, vergi mükelleflerinin dikkat etmesi gereken önemli bir konudur. Bu cezanın uygulanması durumunda, mükellefler belirli indirim haklarına sahip olabilmektedir. 213 Sayılı Vuk Mükerrer 355/1-1 Maddesi Gereğince uygulanan cezalar için, mükelleflerin cezalarının bir kısmında indirim talep etmesi mümkündür. Ancak vergi dairesinin dayatması söz konusudur. Müvekkilin herhangi bir şekilde şekilde dikkate alınmamış olması hakkaniyete aykırı olacaktır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) Mükerrer 355/1-1 maddesi, vergi mükelleflerinin yıllık vergi beyannamelerini vermemeleri durumunda uygulanan cezai işlemleri düzenlemektedir. Bu madde, vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeyen mükelleflere belirli oranlarda ceza kesilmesini öngörmekte ve düzenli bir vergi sistemi sağlamak için mükelleflerin uyumlarını artırmayı hedeflemektedir. Ancak vergi dairesi tarafından yapılan usule aykırı göstermektedir.
III . HUKUKİ NEDENLER VE İTİRAZLAR
Aşağıda müvekkile yöneltilen tarhiyatların hukuka aykırılığını gösteren ana başlıklar sunulmuştur:
1. Usulsüz Tebligat Nedeniyle Savunma Hakkının İhlali (VUK m. 93–94)
Vergi incelemesine ilişkin çağrı ve yazışmalar, Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden gönderildiği iddia edilmektedir . Ancak kabul etmemekle birlikte yasal hükümler yapılan elektronik tebligatın yeterli olmayacağını hüküm altına almışlarıdır.
Nitekim ; E-tebligata uyumlu mükellef olması nedeniyle 2020 yılı yasal defter ve belgelerinin ibrazı için düzenlenen 13.11.2024 tarih ve E-76455027-000[2014-3-308] 112387 sayılı defter belge isteme yazısı mükellefe Elektronik tebligat adresine göndermiş olduğu iddia etmektedir. Buna rağmen müvekkilin yasal süresi içerisinde gerekse de işbu raporun yazıldığı tarihe kadar yasal defter ve belgeleri müfettişe ibraz etmediği raporlanmıştır.
Ancak ilgili kurumun söz konusu tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını husus muamma durumdadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükmüne istinaden, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili teknik altyapı 2015 yılında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından oluşturulmuştur. 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 26 ncı maddesine 7020 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile eklenen hüküm gereğince idari yaptırım kararları veren kurumlar, Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) kurmuş olduğu E-Tebligat Sistemi aracılığı ile belgelerini gönderebilmektedir. E-Tebligat sistemi ile gönderilen belgeler, mükellefin elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci (5) günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmakta olup haricen posta yoluyla gönderilmemektedir.
Elektronik tebligat gönderimine ilişkin olarak bilgilendirme amacıyla, mükelleflerin e Tebligat başvurusu sırasında veya daha sonra beyan ettikleri cep telefon numaralarına SMS ve e-posta adreslerine bildirim mesajları gönderilmektedir. Denilmiştir.
Bu kapsamda değerlendirdiğimizde müvekkile yapılmış herhangi bir SMS gönderilmediği ortadır. Söz konusu raporda yapılan tebligatların müvekkilin yoklamasının yapılıp yapılmadığı hususu da değerlendirilmeden ceza kesilmiş olması hakkaniyete aykırı olacaktır.
3. Söz Konusu Hazırlanan Rapor Usul Uygun Olmaması
Vergi incelemesi yapan inceleme elemanının, inceleme sırasında kanunda belirtilen bazı esaslara uyması zorunludur. Bu kapsamda inceleme gerçekleştiren kişinin :
1 İncelemeye tabi olana, incelemenin konusunu işe başlamadan evvel açıklar,
2 Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verir,
3 Nezdinde inceleme yapılanın rızası olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapamaz veya buna devam edemez. Ancak tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması gibi tedbirleri, incelemelerin yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye
uğratmayacak şekilde resmi çalışma saatleri dışında da yapabilir,
4 İnceleme bitince, nezdinde inceleme yapılana bunu gösteren bir belge verir,
5 Vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme raporu düzenleyemez,
6 İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemeleri bitirmek durumundadır.
Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde ek süre talep edebilir. Vergi incelemesi sonucunda incelemeyi yapan tarafından inceleme raporu düzenlenir. Bu raporlarda tespit edilen matrah ya da matrah farkları delilleriyle birlikte ortaya konulur. Bu raporlar yetkili rapor değerlendirme komisyonlarınca değerlendirildikten sonra ilgili vergi dairesine gönderilir. Vergi dairesi raporda yer alan sonuçlara göre vergi tarh eder ve/veya ceza keser ancak söz konusu düzenlenen raporda yukarıda izah edilen hiçbir usule uygunluğu bulunmamaktadır bu nedenle kesilen cezaların iptali gerekmektedir.
Bir matrah ya da matrah farkı tespit edilmesi halinde, vergi idaresince yapılacak ikmalen veya resen tarhiyatta tarhiyat işleminin sebebini oluşturan vergi inceleme raporu bu yönü itibariyle bir ön işlem ya da başka bir ifadeyle hazırlık işlemi niteliğine sahiptir. İdari işlem teorisi bakımından icrai bir işlem olarak kategorize edilemeyen vergi inceleme raporlarının-bu
raporlara dayanılarak vergi tarhiyatı yapılmamış olması halinde-tek başlarına dava konusu edilebilmeleri olanağı yoktur.
Davaya Konu Vergi Cezalarına Kaynak Olan Raporda Hukuka Uygunluğu Bulunmaması
Tek başına icrai bir karaktere sahip olmayan tutanaklar, tutanağa dayalı olarak yapılan icrai idari işlemlerde icrai idari işlemlerin gerekçesi durumunda olabilirler. Bu kapsamda, tutanaklar tek başlarına dava edilememekle birlikte tutanağa dayalı olarak yapılan icrai idari işleme karşı açılan davalarda icrai işlemin dayandığı tutanakların da hukuka aykırı oldukları iddia edilebilir
Tutanakların icrai karakteri bulunmayan idari işlemler arasında yer aldığı Danıştay tarafından şu şekilde ifade edilmiştir:
“Fiili bir durumun tespiti yolundaki ... tutanak, idarenin bir irade açıklaması niteliğinde olmadığından, idari davaya konu olabilecek bir idari işlem niteliğinde kabul edilemez. Bu tutanağın usule aykırı olarak düzenlendiği ya da gerçeği ifade etmediği yolundaki iddialar, ancak bu tutanak üzerine kesilen ceza hakkında açılacak davada incelenir ve bu davanın sonucunu etkileyebilir.” demiştir.
Tutanaklardaki sakatlıkların tutanaklardaki bilgiler esas alınarak tesis edilen işlemleri de sakat hale getireceğini ifade etmek gerekir. Tutanaklar bir yönüyle idari işlemin gerekçesi durumundadırlar. Bu sebeple tutanaklardaki gerçek olmayan olaylar üzerine inşa edilen idari işlemler sebep unsuru yönünden sakat durumdadırlar.
4. Tarh Zamanaşımının Dolmuş Olması (VUK m.114 – m.140)
İnceleme raporları 26.08.2025 tarihli olmakla birlikte, fiili tebliğ bu tarihten çok sonra gerçekleşmiş,
VUK m.140 gereği incelemenin zamanaşımı süresi içinde tamamlanması şartı ihlal edilmiştir.
Zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan tarhiyatlar hukuken geçersizdir. Aksine hüküm olmadıkça, Vergi Usul Kanunu kapsamına giren tüm vergiler için geçerlidir. Ancak tarh zamanaşımının başlangıcı kural olarak vergiyi doğuran olay ile başlamış iken, bazı vergiler bakımından beş yıllık sürenin başlangıcı vergi dairesinin haberdar olması şartına bağlanmıştır.
Tarh zamanaşımı süresinin dolmasıyla vergi idaresinin vergiyi tarh ve tebliğ etme yetkisi ortadan kalkmaktadır. Artık, yükümlüye vergi ihbarnamesi veya ödeme emri gönderilemez. Danıştay kararları, tarh zamanaşımından sonra idarenin yapacağı tebligatın hüküm ifade etmeyeceğini belirtmektedir. Bu itibarla, idare zamanaşımına uğramış bir alacak için tarhiyat işlemlerine giriştiği takdirde, kamu borçlusu bu işleme karşı yargı yoluna gitmese dahi ödeme emri tebliğ edildiğinde, böyle bir borcu olmadığı iddiasıyla açtığı davada ödeme emrinin iptal edilmesi gerekmektedir .
Bu anlamda iptal edilen tarhiyat kapsamında Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası kesilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır.
5. Bilirkişi İncelemesi Yapılmadan Varsayımsal Oranlamalar Üzerinden Tarhiyat Düzenlenmesi
İnceleme raporlarında; müvekkilin gerçek ticari hacmi, gelir düzeyi, iş akışları, taşeron ve tedarikçi ilişkileri, dikkate alınmamış, soyut ve varsayımsal hesaplamalar üzerinden tarhiyat uygulanmıştır.
VUK m.3/B uyarınca maddi delile dayanmayan oranlama ve tahmin yöntemi ile ceza kesilemez.
Bu nedenle tarhiyatın bilirkişi incelemesi ile somut veriler esas alınarak yeniden değerlendirilmesi zorunludur.
Her ne kadar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca mükerrer usulsüzlük cezası tahakkuku yapılmış ise de, ceza tutarlarının hesaplanmasında açık hatalar bulunmaktadır. Söz konusu maddi hataların, dosyanın bilirkişi incelemesine tevdi edilmesi hâlinde tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya çıkacağı kanaatindeyiz.
Aynı fiile ilişkin olarak farklı tutarlarda ceza uygulanması ve bu cezaların mükerrer biçimde üst üste tahakkuk ettirilmesi; müvekkilin fatura bedelleri ve gerçek iş hacmi dikkate alındığında, hayatın olağan akışına ve kanuni düzenlemelere açıkça aykırıdır. Uygulanan cezaların ölçüsüz ve orantısız nitelikte olduğu, bilirkişi incelemesine dahi gerek duyulmaksızın, ilk bakışta kolaylıkla anlaşılmaktadır.
HUKUKİ NEDENLER : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Anayasa, ilgili tebliğ, yönetmelik ve genel düzenleyici işlemler ile yargı içtihatları ve sair tüm mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Vergi inceleme raporları, vergi/ceza ihbarnameleri, elektronik tebligat kayıtları (UETS), GİB sistem kayıtları, e-fatura ve e-defter kayıtları, banka hesap hareketleri, tanıklar, asansör projeleri, sözleşmeler, hakediş belgeleri, mükellef beyanları, bilirkişi incelemesi, keşif, her türlü yazılı delil ve mahkemenizce resen dikkate alınacak diğer tüm deliller.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Öncelikle, uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararlar doğacağı açık olduğundan, dava konusu işlemlerin İVEDİLİKLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,
2-) 2025-[2014-3-308]/XX sayılı inceleme raporuna istinaden Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası , 06/10/2025 düzenlenme tarih , 01/2024-12/2024 dönemli 3074-ÖUCZ kod türü ile Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası usul ve yasaya aykırı olaması nedeniyle iptal edilmesini,
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Zeynep ALBAY
(E-imzalıdır)
EKLER :
Onaylı Vekaletname
Dava Konusu Vergi İnceleme Raporları Ve Cezai İşlemlerin Suretleri
2025-[2014-3-308]/XX sayılı inceleme rapor
01/2024-12/2024 dönemine ait e-fatura ve e-defter çıktı örnekleri
GİB sisteminden alınan teknik ibraz hata dökümü
Vergi Dairesi yazışmaları ve tebliğ evrakları
Yapılan faturalı ticarete dair ek belge ve deliller
8-) 06/0/2025 düzenlenme tarih , 01/2024-12/2024 dönemli 3074-ÖUCZ kod türü
ile Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel
usulsüzlük cezası ihbarnamesi
İşbu internet sitesinde yer alan dilekçe örnekleri, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış temsili metinler olup; her somut olayın kendine özgü şartları, tarafların durumu, delil yapısı ve yargısal süreçler dikkate alınmaksızın birebir kullanılmaları hukuken sakınca doğurabilir. Dilekçelerin içeriği; dava türü, görevli ve yetkili mahkeme, güncel mevzuat, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda somut olay özelinde mutlaka değiştirilmelidir. Bu nedenle, hak kaybı yaşanmaması adına dilekçelerin kullanılmadan önce bir avukata danışılması ve olayın özelliklerine göre yeniden düzenlenmesi önem arz etmektedir. Sitede yer alan dilekçe örnekleri hukuki danışmanlık niteliği taşımamakta olup, bağlayıcı değildir.
Vergi itiraz davaları, mükelleflerin maruz kaldığı hukuka aykırı işlemlerin iptali ve hak kayıplarının önlenmesi açısından hayati bir öneme sahiptir. Bu davalar kapsamında, bir haciz bildiriminde yer alan vergi, faiz, gecikme zammı ve ceza kalemlerinin tamamının fer’ileriyle birlikte terkin edilmesi talep edilebilir. Haciz işlemlerine karşı yürütülen hukuki süreçlerde, ödeme emri safhasına ilişkin belgelerin mahkeme dosyasına sunulması, davanın sağlıklı ilerlemesi için şarttır. İdari yargı makamları, işlemin hukuka uygunluğunu denetlerken yalnızca davacının iddialarıyla bağlı kalmaz; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden işlemi kapsamlı bir incelemeye tabi tutar. Dolayısıyla, işlemi sakatlayan bir durumun davacı tarafından açıkça iddia edilmemiş olması işlemin iptaline engel teşkil etmediği gibi, istinaf mercileri de taraflarca dile getirilmeyen hususları resen inceleyerek hükme gerekçe yapabilir.
SSS Sıkça Sorulan Sorular
vergi cezası itiraz süresi
vergi cezası itiraz dilekçesi
vergi ziyaı cezası itiraz süresi
vergi ziyaı cezası itiraz dilekçesi
vergi ziyaı cezası itiraz
vergi usulsüzlük cezası itiraz
vergi dairesi trafik cezası itiraz dilekçesi
vergi cezası ödeme emrine itiraz
kaçak sigara vergi cezası itiraz dilekçesi
vergi dairesi trafik cezası itiraz
emlak vergi ziyaı cezası itiraz dilekçesi
özel usülsüzlük cezasi itiraz dilekçesi vergi mahkemesi
vergi cezasına itiraz dava dilekçesi
vergi ceza itiraz dilekçesi örneği
vergi cezası itiraz
vergi cezasına itiraz dilekçesi örneği
vergi ceza ihbarnamesine itiraz süresi
vergi ceza ihbarnamesi itiraz yürütmenin durdurulması
vergi cezasına itiraz davası
vergi cezasına itiraz süresi
vergi ceza itiraz
vergi cezasina itiraz dilekçesi
vergi usulsuzluk cezasına itiraz
vergi cezasına itiraz dilekçesi
vergi cezası iptali
vergi ceza ihbarnamesi itiraz süresi
vergi dairesine itiraz süresi
vergi dairesi itiraz süresi
vergi dairesi ceza itiraz dilekçesi