T.C.
BATMAN (.)VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
DAVACI :
VEKİLİ : Av. Zeynep ALBAY
Adres:
DAVALI :BATMAN DEFTERDARLIĞI
KOZLUK VERGİ DAİRESİ MÜD.
DAVA KONUSU VERGİ VE CEZASININ
NEVİ :0015 gerçek usulde katma değer vergisi, 3080-VZCZ , kod türü ile kesilen Vergi Ziyaı Cezası
DÖNEMİ : ..................................... sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden 2020/ 5,7, 9, 10- 2021/01 Dönemleri
DAVA KONUSU İHBARNAMELERİN NUMARALARI:
...........................
DAVA KONUSU İHBARNAMENİN TARİHİ : 24/12/2025
TEBLİĞ TARİHİ :29.12.2025
MÜKELLEFİN VERGİ NO :0...........................
KONUSU : ...................................
sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2020/ 5,7, 9, 10 2021/01 dönemleri için tarh edilen 0015-KDV Türü kodu ile fark olarak tarh edilen Vergi/Harç ve 3080 - VZCZ kod türü ile Vergi Ziyaı Ceza ihbarnamelerinin usul ve yasaya aykırı olaması nedeniyle iptal edilmesi ve yukarıda belirtilen dönemlere ait Vergi Ceza İhbarnamelerinin, açıkça hukuka aykırı olmaları , uygulanmaları halinde telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracak olmaları, müvekkilin ticari hayatını sekteye uğratacağı nedeniyle, öncelikle İPTALİ isteminden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
SAYISIZ AÇIK HESAP HATASI YAPILMIŞ OLUP, TAMAMEN UYDURMA RAKAMLAR ÜZERİNDEN, HUKUKA AYKIRI VE GEREKÇESİZ CEZA İHBARNAMELERİ DÜZENLENMİŞTİR.
................................... kesin fiş numaralı ihbarnamede kesilen tutar 23.355,72 TL’dir. Bu tutarın üç katı hesaplandığında 23.355,72 x 3 = 70.067,16 TL olduğu tartışmasızdır. Buna rağmen anılan ihbarnamede toplam ceza tutarı 105.100,74 TL olarak gösterilmiştir. Bu farkın hangi hukuki ve matematiksel gerekçeyle oluşturulduğu anlaşılamamaktadır.
................................kesin fiş numaralı ihbarnamede kesilen tutar 101.903,56 TL’dir. Basit bir hesapla 101.903,56 x 3 = 305.709,00 TL olması gerekirken, aynı ihbarnamenin sonuç cezası 458.566,02 TL olarak yazılmıştır. Bu tutarın hangi hesaplama yöntemiyle belirlendiği, hangi kalemlerden oluştuğu ve nasıl bu sonuca varıldığı ihbarnamede gösterilmemiştir.
......................................... kesin fiş numaralı ihbarnamede kesilen tutar 5.400,00 TL’dir. Bu tutarın üç katı, en temel matematik bilgisiyle dahi 5.400,00 x 3 = 16.200,00 TL iken, ihbarnamenin sonuç cezasında bu tutar 24.300,00 TL olarak yazılmıştır. Bu derece açık ve izaha muhtaç olmayan bir hesap hatası, işlemin sehven değil, bilinçli şekilde yanlış düzenlendiği izlenimini vermektedir. Bu hususun tespiti bakımından bilirkişi incelemesine dahi ihtiyaç bulunmamaktadır.
.................................................numaralı ihbarnamede ise 20.133,00 TL tutarında bir ceza düzenlenmiş olup, bu tutarın neye göre belirlendiği de belirsizdir. Basit bir çarpma işlemi ile 20.133,00 x 3 = 60.399,00 TL olması gerekirken, sonuç ceza 61.262,66 TL olarak yazılmıştır. Bu farkın dayanağı, hesap yöntemi veya yasal gerekçesi ortaya konulmamıştır.
Görüldüğü üzere, söz konusu ihbarnamelerde yer alan tutarların hangi ölçütlere göre belirlendiği açıkça belli değildir. Ayrıca ceza düzenlenmesini gerektirecek somut, hukuken geçerli herhangi bir vakıa da bulunmamaktadır. Müvekkile ait tüm defter ve belgeler, istenilen tarihlerde eksiksiz biçimde Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne sunulmuş olup, ortada herhangi bir usulsüzlük hali söz konusu değildir.
Buna rağmen, tamamen uydurma rakamlara dayalı, hesaplamaları açıkça hatalı olan bu ceza ihbarnameleri hukuka açıkça aykırıdır. İhbarnamelere yüzeysel bir inceleme dahi yapıldığında, iptallerinin zorunlu olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Vergi Dairesi ile Sağlanan Uzlaşmaya Rağmen, Uzlaşma İradesini Bertaraf Eder Nitelikte Keyfî Ceza İhbarnameleri Düzenlenmiştir.
Vergi Dairesi ile yapılan uzlaşma görüşmeleri neticesinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Ek 11. maddesi uyarınca taraflar arasında uzlaşma tutanağı düzenlenmiş, uzlaşılan vergi ve ceza tutarları açıkça belirlenmiştir. Uzlaşma tutanağı, kanun gereği tarafları bağlayan, kesin ve icrai nitelikte bir idari işlem olup, uzlaşılan hususlar bakımından idarece ayrıca ve farklı bir tarhiyat ya da ceza düzenlenmesi hukuken mümkün değildir. Nitekim uzlaşma tutanağında uzlaşılan ceza miktarları (EK-8) açıkça gösterilmiş olmasına rağmen, uzlaşma sonrasında Vergi Dairesi tarafından uzlaşma iradesini ve tutanak içeriğini tamamen bertaraf edecek şekilde, uzlaşılan tutarlarla bağdaşmayan, keyfî ve gerekçesiz biçimde artırılmış ceza ihbarnameleri düzenlenmiştir.
Bu durum, uzlaşma müessesesinin amacına, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine açıkça aykırı olduğu gibi, idarenin kendi tesis ettiği uzlaşma tutanağıyla bağlı olması gerektiği yönündeki yerleşik Danıştay içtihatlarıyla da bağdaşmamaktadır. Uzlaşma sağlandıktan sonra, uzlaşılan tutarların dışında ve uzlaşma tutanağında yer almayan kalemler üzerinden ceza ihbarnamesi düzenlenmesi, idarenin takdir yetkisinin açıkça kötüye kullanılması niteliğindedir. Uzlaşma sonrası bu şekilde “kafasına göre” ceza kesilmesi, uzlaşma kurumunu işlevsiz hale getirdiği gibi, hukuka olan güveni de ağır biçimde zedelemektedir.
Bu nedenlerle, uzlaşma tutanağına rağmen uzlaşılan tutarları aşan ve hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan şekilde düzenlenen dava konusu ceza ihbarnameleri, yetki, şekil, sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırı olup iptalleri zorunludur.
Ticari Faaliyetin Gerçekliği ve Maddi Delillerin Dikkate Alınmaması (VUK m.3/B)
İnceleme raporlarında, defterlerin ibraz edilememesi gerekçesiyle ticari faaliyetin gerçek olmadığı varsayılmıştır. e-Fatura ve e-defter kayıtları, banka hesap hareketleri, sözleşmeler, hakedişler,taşeron ödemeleri müvekkilin 2020–2021 yıllarındaki ticari faaliyetlerinin tamamen gerçek ve fiili olduğunu ortaya koymaktadır.
DANIŞTAY 4. DAİRE 2015/6897 E. 2019/1095 K. sayılı ilamında
".......Aynı Kanunun 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu, 3. maddesinin ispat başlıklı (B) bendinde de, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı ve devamında ise iktisadi ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı hükümlerine yer verilmiştir. " ..... Denilmiştir .
Anılan emsal kararda vergilendirmeyi doğuran bu olayın araştırılmadan söz konusu cezaların kesilmesinin uygun olmayacağı hüküm altına alınmıştır. Davamıza konu rapora dönecek olur isek söz konusu hiçbir inceleme yapılmadığı varsayım üzerinden tarhiyat yapıldığı ve bu tarhiyata istinaden 3 kat ceza kesildiği görülmektedir. Bu nedenle hazırlanan rapor Vergi Usul Kanuna uygun hazırlanmamış olup iptali gerekmektedir.
Davaya Konu Vergi Cezalarına Kaynak Olan Raporda Hukuka Uygunluğu Bulunmaması
Tek başına icrai bir karaktere sahip olmayan tutanaklar, tutanağa dayalı olarak yapılan icrai idari işlemlerde icrai idari işlemlerin gerekçesi durumunda olabilirler. Bu kapsamda, tutanaklar tek başlarına dava edilememekle birlikte tutanağa dayalı olarak yapılan icrai idari işleme karşı açılan davalarda icrai işlemin dayandığı tutanakların da hukuka aykırı oldukları iddia edilebilir
Tutanakların icrai karakteri bulunmayan idari işlemler arasında yer aldığı Danıştay tarafından şu şekilde ifade edilmiştir:
“Fiili bir durumun tespiti yolundaki ... tutanak, idarenin bir irade açıklaması niteliğinde olmadığından, idari davaya konu olabilecek bir idari işlem niteliğinde kabul edilemez. Bu tutanağın usule aykırı olarak düzenlendiği ya da gerçeği ifade etmediği yolundaki iddialar, ancak bu tutanak üzerine kesilen ceza hakkında açılacak davada incelenir ve bu davanın sonucunu etkileyebilir.” demiştir.
Tutanaklardaki sakatlıkların tutanaklardaki bilgiler esas alınarak tesis edilen işlemleri de sakat hale getireceğini ifade etmek gerekir. Tutanaklar bir yönüyle idari işlemin gerekçesi durumundadırlar. Bu sebeple tutanaklardaki gerçek olmayan olaylar üzerine inşa edilen idari işlemler sebep unsuru yönünden sakat durumdadırlar.
Cezalı Tarhiyatın Ölçülülük ve Orantılılık İlkelerine Aykırılığı
Cezalı tarhiyat tutarları:
mükellefin ticari ölçeğiyle, gelir düzeyiyle, gerçek işlem hacmiyle açıkça orantısızdır.
Anayasa m.73 gereğince vergilendirme, ödeme gücüne uygun olmalıdır. Şahıs işletmesi düzeyinde faaliyet gösteren müvekkile milyon seviyelerinde tarhiyat yapılması, vergide adalet ve ölçülülük ilkelerine aykırıdır.
Tarh Zamanaşımının Dolmuş Olması (VUK m.114 – m.140)
2019/ 5. 7. ,9.10. aylarındaki dönemlerine ilişkin tarh zamanaşımı süresi 05/2025,07/2025,09/2025,10/2025 tarihinde dolmaktadır.
İnceleme raporları 03/11/2025 tarihli olmakla birlikte, fiili tebliğ bu tarihten çok sonra gerçekleşmiş,
VUK m.140 gereği incelemenin zamanaşımı süresi içinde tamamlanması şartı ihlal edilmiştir.
Zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan tarhiyatlar hukuken geçersizdir. tarh zamanaşımı süresi, aksine hüküm olmadıkça, Vergi Usul Kanunu kapsamına giren tüm vergiler için geçerlidir. Ancak tarh zamanaşımının başlangıcı kural olarak vergiyi doğuran olay ile başlamış iken, bazı vergiler bakımından beş yıllık sürenin başlangıcı vergi dairesinin haberdar olması şartına bağlanmıştır.
Tarh zamanaşımı süresinin dolmasıyla vergi idaresinin vergiyi tarh ve tebliğ etme yetkisi ortadan kalkmaktadır. Artık, yükümlüye vergi ihbarnamesi veya ödeme emri gönderilemez. Danıştay kararları, tarh zamanaşımından sonra idarenin yapacağı tebligatın hüküm ifade etmeyeceğini belirtmektedir. Bu itibarla, idare zamanaşımına uğramış bir alacak için tarhiyat işlemlerine giriştiği takdirde, kamu borçlusu bu işleme karşı yargı yoluna gitmese dahi ödeme emri tebliğ edildiğinde, böyle bir borcu olmadığı iddiasıyla açtığı davada ödeme emrinin iptal edilmesi gerekmektedir.
Bilirkişi İncelemesi Yapılmadan Varsayımsal Oranlamalar Üzerinden Tarhiyat Düzenlenmesi
İnceleme raporlarında; müvekkilin gerçek ticari hacmi, gelir düzeyi, iş akışları, taşeron ve tedarikçi ilişkileri, dikkate alınmamış, soyut ve varsayımsal hesaplamalar üzerinden tarhiyat uygulanmıştır.
VUK m.3/B uyarınca maddi delile dayanmayan oranlama ve tahmin yöntemi ile ceza kesilemez.
Bu nedenle tarhiyatın bilirkişi incelemesi ile somut veriler esas alınarak yeniden değerlendirilmesi zorunludur.
Her ne kadar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca mükerrer usulsüzlük cezası tahakkuku yapılmış ise de, ceza tutarlarının hesaplanmasında açık hatalar bulunmaktadır. Söz konusu maddi hataların, dosyanın bilirkişi incelemesine tevdi edilmesi hâlinde tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya çıkacağı kanaatindeyiz.
Aynı fiile ilişkin olarak farklı tutarlarda ceza uygulanması ve bu cezaların mükerrer biçimde üst üste tahakkuk ettirilmesi; müvekkilin fatura bedelleri ve gerçek iş hacmi dikkate alındığında, hayatın olağan akışına ve kanuni düzenlemelere açıkça aykırıdır. Uygulanan cezaların ölçüsüz ve orantısız nitelikte olduğu, bilirkişi incelemesine dahi gerek duyulmaksızın, ilk bakışta kolaylıkla anlaşılmaktadır.
Beyannamelerde Yer Alan Ve İndirim Konusu Yapılan Kdv Tutarlarının İndiriminin Yapılması gerektiği
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 58. Maddesinde ‘‘Mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile mükellefçe indirilebilecek Katma Değer Vergisi, Gelir ve Kurumlar Vergisi Matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez’’ hükmüne yer verilmiştir. Madde hükmünün düzenleniş amacı, mükellefin üzerinde yük olarak kalmayacak verginin, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabulünün önlenmesidir. Bu bakımdan raporda herhangi bir indirimin sağlanamamış olması hakkaniyete aykırı olacaktır. Bu husus müvekkilde çok ağır yük yüklemekte ve müvekkilin ekonomik hayatını felç etmektedir.
HUKUKİ NEDENLER :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Anayasa, ilgili tebliğ, yönetmelik ve genel düzenleyici işlemler ile yargı içtihatları ve sair tüm mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER :
Vergi inceleme raporları, vergi/ceza ihbarnameleri, elektronik tebligat kayıtları (UETS), GİB sistem kayıtları, e-fatura ve e-defter kayıtları, banka hesap hareketleri, tanıklar, asansör projeleri, sözleşmeler, hakediş belgeleri, mükellef beyanları, bilirkişi incelemesi, keşif, her türlü yazılı delil ve mahkemenizce resen dikkate alınacak diğer tüm deliller.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle;
1-) 2025 istinaden 2 Dönemleri için tarh edilen 0015-KDV Türü kodu ile fark olarak tarh edilen Vergi/Harç ve 3080 - VZCZ kod türü ile Vergi Ziyaı Cezası ihbarnamelerinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle İPTAL EDİLMESİNE,
3-)Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.20.01.2026
Davacı Vekili
Av. Zeynep ALBAY
(E-imzalıdır)
EKLER :
Onaylı Vekaletname
Dava Konusu Vergi İnceleme Raporları Ve Cezai İşlemlerin Suretleri
13.11.2025 tarihli vergi inceleme raporları (Rapor No:
dönemine ait e-fatura ve e-defter çıktı örnekleri
Vergi Dairesi yazışmaları ve tebliğ evrakları
2021/01 dönemlerine ait 0015-KDV Türü kodu ile fark olarak tarh edilen Vergi/Harç ve 3080 - VZCZ kod türü ile Vergi Ziyaı Cezası ihbarnamesi
7- Yapılan faturalı ticarete dair ek belge ve deliller
8- Uzlaşmanın sağlandığına yönelik evraklar
Aşağıdaki başlıklar; vergi cezasına itiraz dilekçesi, vergi/ceza ihbarnamesine itiraz ve iptal davası ile takdir komisyonu kararına dayalı vergi cezasının iptali konularında kapsamlı bir içerik planı sunar.