UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇU VE CEZASI 2025

UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇU VE CEZASI 2025

Uyuşturucu Madde İmal ve Satışı Suçu (TCK 188) ve Konut Aramasında Usul

TCK 188: Uyuşturucu Madde İmal ve Satışı Suçu Nedir?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve satışı, Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenen ağır bir suç tipidir. Bu suçun oluşabilmesi için, hukuka uygun delillerle uyarıcı madde üretimi, bulundurulması veya satışı fiilinin kesin olarak ispatlanması gerekir.

Ceza yargılamasında delillerin elde ediliş biçimi, suçun sabit sayılması kadar önemlidir. Zira hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller, yargılama sürecinde geçersiz sayılır ve hükme esas alınamaz.


Konutta Arama Nasıl Yapılır?

Uyuşturucu madde suçlarında en sık karşılaşılan durum, konutlarda yapılan aramalardır. Ancak her aramanın geçerli olabilmesi için belirli usul şartlarına uyulması gerekir.

Bir konutta arama yapılabilmesi için hakim kararı alınması esastır. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de arama yapılabilir. Savcıya ulaşılamadığı durumlarda ise kolluk amiri yazılı emir verebilir.


CMK Madde 119’a Göre Arama Usulü

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119. maddesi, arama işleminin nasıl yapılacağını açıkça düzenlemektedir.

Maddeye göre:

  • (1) Konutta, işyerinde veya kapalı alanlarda arama yapılabilmesi için hâkim kararı veya savcının yazılı emri gereklidir.

  • (2) Arama kararında; aramanın nedeni, aranacak kişi veya yerin adresi, aramanın süresi açıkça belirtilmelidir.

  • (3) Arama tutanağına işlemi yapan kişilerin kimlik bilgileri yazılmalıdır.

  • (4) Cumhuriyet savcısı hazır bulunmuyorsa, o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi arama sırasında bulundurulmalıdır.


Aramada Tanık Bulundurulması Neden Önemlidir?

Konut aramasında komşulardan iki tanığın hazır bulunması, delillerin güvenilirliğini ve işlemin hukuka uygunluğunu sağlamak açısından büyük önem taşır.

Tanıkların arama sırasında kolluk kuvvetleriyle birlikte evde bulunmamaları, yapılan işlemi hukuka aykırı hale getirebilir. Bu durumda elde edilen delillerin geçerliliği tartışmalı hale gelir ve “hukuka aykırı delil” olarak kabul edilebilir.


Hukuka Aykırı Arama Sonucu Elde Edilen Delillerin Durumu

Ceza yargılamasında, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı evrensel bir ilkedir. Bu nedenle, tanık bulunmadan yapılan bir arama veya geçerli bir hâkim/savcı kararı olmadan gerçekleştirilen işlemler sonucunda elde edilen deliller, geçersiz sayılabilir.

Bu durum, yargılamanın seyrini doğrudan etkileyebilir ve sanığın lehine beraat sonucuna dahi yol açabilir.


Sonuç

Uyuşturucu madde imal ve satışı suçunda delil toplama süreci, usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı olmalıdır. Arama kararının şekli, tanıkların varlığı ve tutanağın düzenlenme biçimi, yargılamada belirleyici rol oynar.

Bu nedenle, soruşturma veya kovuşturma sürecinde her türlü arama işleminin CMK 119’a uygun biçimde yapılması, hem kolluk hem de sanık hakları açısından hayati önemdedir.

Uyuşturucu Ticareti Suçunda Yasak Maddeyi Başkalarına Teslim Etme Uyuşturucu maddeyi bir başkasına teslim etme eylemi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.06.2011 tarihli, 2011/10-120 E. ve 2011/143 K. numaralı kararında, "Kişinin sahip olduğu veya kontrolü altında bulunan uyuşturucu maddenin, bedel karşılığı olmaksızın ve satış niteliği taşımayacak şekilde başka bir kişiye devredilmesi" şeklinde tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için uyuşturucu maddeyi veren ve alan kişinin iradelerinin uyumlu olması ve maddenin zilyetliğinin devredilmesi gereklidir. Eğer uyuşturucu madde, muhatabın iradesi dışında verilirse, bu eylem başkalarına uyuşturucu verme suçu değil, kasten yaralama suçuna dönüşür. Örneğin, gizlice birinin içeceğine uyuşturucu koymak ya da kişiyi zorla madde kullanımına sevk etmek gibi durumlar buna dahildir. Uyuşturucu Madde Sevk Etme Suçu Bu suç, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin sahibi ya da zilyedi tarafından, maddelerin bir yerden başka bir yere bir kişi aracılığı ile gönderilmesi şeklinde tanımlanır. Uyuşturucu Madde Nakletme Suçu Failin bizzat kendisinin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi bir noktadan başka bir noktaya taşıması suretiyle bu suç işlenmiş olur. Uyuşturucu Madde Depolama Suçu Kullanım amacı olmayan uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bir yerde saklanması bu suçu oluşturur. Depolama suçunda fail, gizlemek ve uygun bir zamanda sakladığı yerden çıkarmak amacıyla maddeyi muhafaza etmektedir. Uyuşturucu Madde Satın Alma Suçu Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.06.2011 tarihli kararında uyuşturucu madde satın alma suçu, "Üzerinde tasarruf hakkı oluşturacak şekilde uyuşturucu ya da uyarıcı maddenin bir bedel veya başka bir değer karşılığında temin edilmesi" şeklinde açıklanmıştır. Burada failin amacı sadece maddeyi tüketmek değil, genellikle bu maddelerin ticaretini yaparak alım-satım yoluyla kazanç sağlamaktır.

 

T.C YARGITAY 10. Ceza Dairesi Esas: 2021 / 2058 Karar: 2022 / 3568 Karar Tarihi: 22.03.2022
T.C YARGITAY
10.Ceza Dairesi
Esas: 2021/ 2058
Karar: 2022 / 3568
Karar Tarihi: 22.03.2022

YARGITAY KARARI

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

A-) Sanıklar S., C., Ş. ve M. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde:

Suç tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 Sayılı TCK'nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 67. maddesinin 4. fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA; 5320 Sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 Sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 Sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

B-) Sanık H. hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz isteminin incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,

C-) Sanıklar S. ve Ş. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:

Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 Sayılı Kanun'un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,

D-) Sanık M. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-) Olay tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, 09/09/2008 ve 26/09/2008 tarihlerinde ''uyuşturucu madde ticareti yapma'' suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında, belirlenen temel ceza üzerinden zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek, eksik ceza tayini,

2-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 Sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 Sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

E-) Sanıklar C. ve H. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:

Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu madde bulunmayan sanıkların suç tarihlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduklarına ve diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiklerine ilişkin içeriği tam olarak belirlenemeyen soyut telefon görüşmeleri dışında mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü verilmesi,

Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,

F-) Sanık A. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde:

Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 01/02/2020 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususun araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 22.03.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi 

T.C YARGITAY 10. Ceza Dairesi Esas: 2021 / 3630 Karar: 2021 / 14315 Karar Tarihi: 24.12.2021
T.C YARGITAY
10.Ceza Dairesi
Esas: 2021/ 3630
Karar: 2021 / 14315
Karar Tarihi: 24.12.2021

YARGITAY KARARI

Mahkeme : KONYA Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi

Suçlar : Uyuşturucu madde ticareti yapma, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık,

tefecilik

Hükümler : A) Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/09/2019 tarih,

2018/4 esas ve 2019/279 sayılı kararı

1- ... hakkında:

Mahkûmiyet (Uyuşturucu madde ticareti yapma, kişiyi hürriyetinden

yoksun kılma, nitelikli yağma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık)

2- ... hakkında:

Mahkûmiyet (Uyuşturucu madde ticareti yapma)

3-... ve ... hakkında:

Mahkûmiyet (Uyuşturucu madde ticareti yapma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma)

4-... (çocuk sanık), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,

..., ..., ...,

..., ..., hakkında: Mahkûmiyet (Uyuşturucu

madde ticareti yapma)

5- ... ve ... hakkında:

Mahkûmiyet (Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma)

6- ... hakkında: Mahkûmiyet (Tefecilik)

B) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin

23/11/2020, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı

1- ... hakkında:

a- İstinaf başvurusunun esastan reddi(Kişiyi hürriyetinden yoksun

kılma, nitelikli yağma, (6136 sayılı Kanuna aykırılık)

b- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Uyuşturucu

madde ticareti yapma )

2 -..., ... (çocuk sanık), ..., ...,

..., ..., ..., ..../..

hakkında: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

(Uyuşturucu madde ticareti yapma)

3- ... ve ... hakkında: İstinaf başvurusunun

esastan reddi (Uyuşturucu madde ticareti yapma, kişiyi hürriyetinden

yoksun kılma, nitelikli yağma )

4- ..., ...,

, ..., ..., ...,

..., ... ve ... hakkında: İstinaf

başvurusunun esastan reddi (Uyuşturucu madde ticareti yapma)

5- ... ve ... hakkında: İstinaf başvurusunun

esastan reddi (Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma)

6- ... hakkında: İstinaf başvurusunun esastan

reddi (Tefecilik)

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar müdafileri ve katılan vekili ile sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.



GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin talebinin 696 sayılı KHK ile 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca takdiren; sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin ise hükmedilen ceza süresi nazara alınarak reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.

1-Katılan Aksaray Maliye Hazinesi vekilinin, sanıklar hakkında nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizinin incelenmesinde;

Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen katılanın davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından katılan kurum vekilinin 22/12/2020 tarihli temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,

2-Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık; sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık ... hakkında tefecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl hapis, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezası; sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl hapis; sanık ... hakkında tefecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlere yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a fıkrası gereği ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanıklar müdafilerinin ve Neşet hakkında tefecilik suçu yönünden katılan vekilininin temyiz istemlerinin CMK'nın 298/1. fıkrası uyarınca REDDİNE,

3-Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde:

16/12/2021 tarihinde sanıklar müdafilerine tebliğ edilen hükümlerin, CMK’nın 291. maddesinde belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresinden sonra sanıklar müdafileri tarafından 07/01/2021 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin süresinden sonra yaptığı temyiz isteğinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,

4-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin ve sanık ...’ın dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafileri ve sanık ...’ın yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

5-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

CMK'nın 188/1. maddesinde 696 sayılı KHK'nin 96. maddesi ile 24/12/2017 tarihinde yapılan değişiklik ile öngörülen ''müdafiinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilir'' hükmü karşısında, sanık ... müdafiine duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilmiş olmasına rağmen 05/09/2019 tarihli oturuma mazeret bildirmeksizin katılmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından sanık ...’nin eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden bu hususta Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan eleştiri yerinde görülmemiştir.

Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf taleplerinin düzeltilerek esastan reddine dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin reddine,

6-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanıklar ve müdafilerinin dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

5275 sayılı CGTİHK'nin 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı hükmünün CMK'nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,

İlk derece mahkemesi hükmünün; sanık ... ile ilgili kısmında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümden ‘ve yasal ihtarata rağmen adli para cezasının ödenmemesi halinde adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin’ ibaresinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,

7-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık ... müdafinin dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın 04/01/2017, 05/01/2017, 06/01/2017, 24/01/2017 tarihli eylemleri sabit ise de, 14/01/2017 tarihinde sanık ...’ın sürücülüğünü yaptığı, sanıklar ..., ..., ... ve tefrikli sanık ...’ın yolcu olarak bulunduğu aracın durdurulduğu ve yapılan aramada, sürücü tarafında bulunan güneşliğin olduğu döşemenin altında üç parça halinde; direksiyon kutusunun iç kısmında 36 adet (tablet) ve iki parça halinde uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen madde ile koltuk döşeme aralarına sıkıştırılmış halde dört adet alüminyum folyoya sarılmış plastik pipetlerin, sonradan yapılan aramada da aracın bagaj kısmında, sanık ...’ın cüzdanı içerisinde 2 parça halinde uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde ele geçirildiği, yapılan analiz neticesinde ele geçen maddelerin 1.2 gr, 2 gr, 0.2 gr, eroin içeren madde, 36 adet, MDMA içeren tablet, 0.8 gr, METAMFETAMİN aktif maddesi içeren madde olduğu, ele geçen pipetlerde ise METAMFETAMİN kalıntısı bulunduğu anlaşılan olayda;

İletişimin tespiti çözüm tutanakları, sanıklara ait kan ve idrar analizine ilişkin rapor, aşamalardaki beyanlar ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların yakalanmadan getirdikleri kabul edilen 200 gr maddenin ele geçirilememiş olması nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı nitelikte olup olmadığının belirlenememiş olduğu da nazara alındığında, ele geçen ve kullanma sınırlarında kalan maddelerin, kullanma amacı dışında satma veya başkasına verme amacıyla bulundurulduğuna ilişkin, sanıkların savunmalarının aksine, mahkûmiyetlerine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın eyleminin bu haliyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında kaldığı, bu olaya ilişkin sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 188/5. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

Kanuna aykırı, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının CMK'nın 306. maddesi uyarınca, hükmü yasal süresinden sonra temyiz etmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilen sanık ...’ye bu yönüyle SİRAYETİNE, bozma sebebine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,

8-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Sanık ...’in, 16/12/2020 tarihinde müdafiine tebliğ edilen hükmü 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 11/01/2021 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından sanığın temyiz talebinin reddine karar verilerek sanık müdafiinin süresindeki temyiz talebine hasren inceleme yapılmıştır.

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık ... müdafiinin dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a. Sanığın 05/01/2017, 06/01/2017 ve 26/01/2017 tarihli eylemleri sabit ise de, 14/01/2017 tarihli eylem ile ilgili olarak sanık ... hakkındaki bozma nedenine göre, sanığın eyleminin bu haliyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında kaldığı, bu olaya ilişkin sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 188/5. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

b. Sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uyarınca 2/4 oranında artırma yapılmış olması karşısında, ‘1’ numaralı bozma nedeni ve sabit olan eylemleri nazara alınarak TCK’nın 43. maddesinin uygulanması açısından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

./..

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, bozma sebebine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,

9-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın 31/01/2017, 09/02/2017, 16/02/2017 ve 04/03/2017 tarihli eylemleri sabit ise de, 14/01/2017 tarihinde sanık ...’ın sürücülüğünü yaptığı, sanıklar ..., ..., ... ve tefrikli sanık ...’ın yolcu olarak bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucu maddelerin temin edilmesine aracılık ettiğine dair, savunmasının aksine içeriği tam olarak tespit edilemeyen iletişim tespit tutanakları dışında, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden bu olay nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 188/5. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, bozma sebebine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,

10-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 22/02/2017 tarihli eylemi sabit ise de, 14/01/2017 tarihinde sanık ...’ın sürücülüğünü yaptığı, sanıklar ..., ..., ... ve tefrikli sanık ...’ın yolcu olarak bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucu maddelerin temin edilmesine aracılık ettiğine dair, savunmasının aksine içeriği tam olarak tespit edilemeyen iletişim tespit tutanakları dışında, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, bozma sebebine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,

11-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

14/01/2017 tarihinde sanık ...’ın sürücülüğünü yaptığı, sanık ... ve diğer sanıklar ..., ... ve tefrikli sanık ...’ın yolcu olarak bulunduğu araçta uyuşturucu ./..



madde ele geçirilmesi olayı ile ilgili olarak sanıklar ... ve ... hakkındaki bozma gerekçesinde belirtildiği üzere ele geçen maddelerin kullanma amacı dışında satma veya başkasına verme amacıyla bulundurulduğuna ilişkin, sanığın savunmasının aksine, mahkumiyete yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın eyleminin bu haliyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında kaldığı, bu olaya ilişkin sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 188/5. maddesi de uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

12-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için müşterek faillerin "aynı yönde" hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç veya daha fazla sanığın iradelerinin birleşmesi gerektiği; 06/02/2017 tarihli suçun üçten fazla kişi tarafından işlenmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması şartları mevcut ise de, 14/01/2017 tarihinde sanık ...’ın sürücülüğünü yaptığı, sanıklar ..., ..., ... ve tefrikli sanık ...’ın yolcu olarak bulunduğu araçta uyuşturucu madde ele geçirilmesi olayında ... ve araçta bulunan tefrikli sanık hariç diğer sanıklar hakkındaki bozma gerekçesine göre, bu olay nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığı ve sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uyarınca 2/4 oranında artırım yapıldığı nazara alınarak sanığın hukuki durumunun buna göre yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

13-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Sanığın 16/01/2017 tarihinde tanık ...’e uyuşturucu madde sattığına veya sanıklar ... ve ...’un, tanık ...’e uyuşturucu madde satmaları eylemine iştirak ettiğine dair, savunmasının aksine, mahkumiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

14-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-21/03/2016 tarihinde istihbari bilgi üzerine yakalanan sanığın üzerinde bir fişek halinde eroin içeren madde ile; sanığın, ... ve ... isimli şahıslarla birlikte bulunduğu yerin yakınında bulunan çöp konteynerinin yanında yedi fişek halinde eroin içeren maddenin ele geçirildiği olayda, sanığın savunmasının aksine, çöp konteyneri yanında ele geçen madde ile ilgisi olduğuna ya da üzerinde ele geçen maddeyi kullanma amacı dışında satma veya başkasına verme amacıyla bulundurduğuna ilişkin, mahkumiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın eyleminin bu haliyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında kaldığı, bu olaya ilişkin sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden bu eylemin de uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden zincirleme suça dahil edilerek hüküm kurulması,

2-TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için müşterek faillerin "aynı yönde" hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç veya daha fazla sanığın iradelerinin birleşmesi gerektiği; sanığın 16/01/2017 ve 25/01/2017 tarihli eylemleri sabit ise de, 16/01/2017 tarihli eylem ile ilgili olarak sanık ... hakkındaki bozma gerekçesine göre, sanık hakkında, şartları bulunmadığı gözetilmeden TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

15-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a. TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için müşterek faillerin "aynı yönde" hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç veya daha fazla sanığın iradelerinin birleşmesi gerektiği; sanığın 19/01/2017, 25/01/2017, 07/02/2017 ve 15/02/2017 tarihli eylemleri sabit ise de, 16/01/2017 tarihli eylem ile ilgili olarak sanık ... hakkındaki bozma gerekçesine göre, sanık hakkında, şartları bulunmadığı gözetilmeden TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,

b. Sanığın 19/01/2017, 25/01/2017, 07/02/2017 ve 15/02/2017 tarihlerinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarının bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi nedeniyle zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından, somut olayda eylemlerin ağırlığının birbirine yakın olduğu da nazara alınarak zincirleme suç durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden sanığın olaylardan birinde uyuşturucu maddeyi aldığı

şahsın isminin verdiği, bu şahıs hakkında tanık olarak beyanda bulunduğu ve şahsın da mahkum olduğu gerekçesiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine, CMK’nın 307/5. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

16-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

Sanık ...’ın, 16/12/2020 tarihinde müdafiine tebliğ edilen hükmü 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 26/01/2021 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından sanığın temyiz talebinin reddine karar verilerek sanık müdafiinin süresindeki temyiz talebine hasren inceleme yapılmıştır.

CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık ... müdafiinin dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

11/04/2017 tarihinde sanığın evinde yapılan aramada ele geçen ve ön ekspertiz raporunda daralı 14.55 gr eroin olarak belirtilen maddeye ilişkin uzman kurumdan alınacak analiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu raporun getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun ve hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23/11/2020 tarih, 2020/2257 esas ve 2020/2488 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

17-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 28/09/201 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususun araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,

28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine,

24/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Telefon
WhatsApp
İnstagram
Telegram