Aile içi şiddet, yalnızca fiziksel saldırıdan ibaret değildir. Tehdit, hakaret, baskı, ekonomik kontrol, cinsel şiddet, ısrarlı takip, kişinin özgürlüğünün kısıtlanması ve psikolojik baskı da aile içi şiddet kapsamında değerlendirilebilir. Şiddet mağdurları, hem 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edebilir hem de eylemin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu kapsamında şikâyet ve suç duyurusunda bulunabilir.
Türkiye’de aile içi şiddet olaylarında iki ayrı hukuki süreç gündeme gelebilir. Birincisi, mağdurun güvenliğini sağlamak amacıyla koruma ve uzaklaştırma tedbirlerinin alınmasıdır. İkincisi ise şiddet eyleminin suç oluşturması hâlinde fail hakkında ceza soruşturması ve ceza davası yürütülmesidir.
Önemli not: Şiddet tehlikesi devam ediyorsa önce güvenliğiniz sağlanmalıdır. Acil durumda 112 Acil Çağrı Merkezi, kolluk birimleri, KADES, ALO 183 ve en yakın savcılık ya da aile mahkemesi başvuru yolları değerlendirilmelidir.
Aile içi şiddet; aile bireyleri, eşler, eski eşler, birlikte yaşayan kişiler veya yakın ilişki içinde bulunan kişiler arasında ortaya çıkan fiziksel, psikolojik, cinsel ya da ekonomik zarar verici davranışlardır. Şiddetin mutlaka aynı ev içinde gerçekleşmesi gerekmez. Aynı haneyi paylaşmayan kişiler arasında meydana gelen şiddet de somut olaya göre 6284 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilir.
Aile içi şiddet, mağdurun beden bütünlüğünü, psikolojik sağlığını, ekonomik özgürlüğünü, kişisel güvenliğini ve yaşam hakkını tehdit edebilir. Bu nedenle şiddet mağdurlarının yalnızca ceza davası açılmasını beklemesi gerekmez; hızlı biçimde koruyucu ve önleyici tedbir talep edilebilir.
Fiziksel şiddet; tokat atma, yumruklama, tekmeleme, itme, boğaz sıkma, eşya fırlatma, kesici veya delici alet kullanma gibi kişinin bedenine zarar veren davranışları kapsar. Fiziksel şiddet sonucunda darp raporu alınması, ceza soruşturması bakımından önemli bir delil olabilir.
Psikolojik şiddet; hakaret, aşağılama, tehdit, sürekli kontrol, korkutma, sosyal çevreden izole etme, kişinin ailesiyle veya arkadaşlarıyla görüşmesini engelleme gibi davranışları içerir. Fiziksel temas olmasa bile mağdurun ruhsal bütünlüğünü etkileyen davranışlar şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Ekonomik şiddet; kişinin çalışmasına engel olmak, gelirine el koymak, zorla borçlandırmak, temel ihtiyaçları karşılamamak, ekonomik bağımsızlığını kısıtlamak veya parasal kontrol yoluyla baskı kurmak şeklinde ortaya çıkabilir.
Cinsel şiddet; kişinin rızası dışında cinsel davranışa zorlanması, cinsel içerikli baskı kurulması, evlilik içinde dahi rıza dışı cinsel ilişkiye zorlanması veya cinsel içerikli tehdit ve taciz davranışlarıdır.
Telefonla sürekli arama, mesaj gönderme, sosyal medya üzerinden tehdit veya takip, konum kontrolü, hesaplara izinsiz erişim, özel görüntüleri yaymakla tehdit etme gibi davranışlar da aile içi şiddet veya kadına yönelik şiddet bağlamında değerlendirilebilir.
Şiddet mağduru kişi öncelikle güvenli bir yere geçmeye çalışmalı ve acil tehlike varsa derhâl kolluk birimlerine başvurmalıdır. Şiddetin niteliğine göre aşağıdaki başvuru yolları değerlendirilebilir:
Fiziksel şiddet varsa en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurularak darp raporu alınması önemlidir. Darp raporu, yalnızca ceza soruşturması bakımından değil, koruma tedbiri talebinde de olayın açıklanmasına yardımcı olabilir.
Aile içi şiddet dosyalarında tehdit, hakaret, kasten yaralama, cinsel saldırı veya kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma iddiaları varsa, sürecin ceza hukuku yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunması için hızlı tedbir mekanizmaları öngörür. Bu kapsamda kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurları koruma talebinde bulunabilir.
Koruma kararı almak için ağır bir ceza davasının açılmış olması gerekmez. Şiddet tehlikesi varsa, mağdurun korunması amacıyla tedbir talep edilebilir. Koruyucu tedbirlerde barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, psikolojik ve hukuki danışmanlık, geçici koruma ve gerekli durumlarda kimlik bilgilerinin gizlenmesi gibi önlemler gündeme gelebilir.
Uzaklaştırma kararı, şiddet uygulayanın veya şiddet uygulama tehlikesi bulunan kişinin mağdura, mağdurun konutuna, işyerine, okuluna ya da yakın çevresine yaklaşmasını engelleyen önleyici bir tedbirdir. Başvuru aile mahkemesine, kolluk birimlerine veya savcılığa yapılabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk birimleri de bazı tedbirleri derhâl uygulayabilir.
Uzaklaştırma kararı kapsamında şu tedbirler talep edilebilir:
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarına aykırı davranan kişi hakkında zorlama hapsi uygulanabilir. Tedbir kararını ihlal eden kişi, ihlalin niteliğine ve ağırlığına göre hâkim kararıyla hapse tabi tutulabilir. İhlalin tekrar etmesi hâlinde süreler artabilir.
Zorlama hapsi, mağdurun güvenliğini sağlamak ve tedbir kararına uyulmasını temin etmek amacıyla uygulanan ciddi bir yaptırımdır. Bu nedenle uzaklaştırma veya iletişim yasağı kararına aykırı davranılması hâlinde mağdurun yeniden kolluğa, savcılığa veya aile mahkemesine başvurması gerekir.
Aile içi şiddetin cezası, şiddet davranışının hangi suçu oluşturduğuna göre değişir. Tek bir “aile içi şiddet suçu” yerine, somut eyleme göre farklı suç tipleri gündeme gelebilir. Örneğin fiziksel şiddet kasten yaralama, sözlü saldırılar hakaret veya tehdit, kişiyi evden çıkarmamak ya da hareket özgürlüğünü kısıtlamak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturabilir.
Aile içi şiddet kapsamında sık karşılaşılan suçlar şunlardır:
Özellikle eşe, boşandığı eşe, üstsoya, altsoya veya kardeşe karşı işlenen bazı suçlarda ceza artırımı ya da re’sen soruşturma gibi önemli sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle aile içi şiddet dosyalarında olayın yalnızca “tartışma” olarak görülmemesi; ceza hukuku, aile hukuku ve koruma tedbirleri yönünden birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Fiziksel şiddete maruz kalan kişi, en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak darp raporu alabilir. Polis veya jandarma başvurusu sonrasında da mağdur sağlık kuruluşuna yönlendirilebilir. Darp raporunun mümkün olduğunca kısa sürede alınması, izlerin kaybolmadan tespit edilmesi açısından önemlidir.
Darp raporu alınmamış olması, her durumda başvuru yapılamayacağı anlamına gelmez. Tanık beyanları, mesaj kayıtları, fotoğraflar, kamera kayıtları, hastane kayıtları, kolluk tutanakları ve diğer deliller de dosyada değerlendirilebilir.
Aile içi şiddet olaylarında şikâyetten vazgeçmenin sonucu, suçun niteliğine göre değişir. Bazı suçlar şikâyete bağlı olabilirken, bazı suçlarda savcılık re’sen soruşturma yürütebilir. Özellikle eşe, boşandığı eşe veya yakın aile bireylerine karşı işlenen kasten yaralama gibi durumlarda süreç her zaman mağdurun şikâyet iradesine bağlı olarak sona ermeyebilir.
Bu nedenle şikâyetten vazgeçmeden önce dosyanın hangi suç kapsamında değerlendirildiği, koruma tedbirlerinin devam edip etmeyeceği ve mağdurun güvenliği mutlaka dikkate alınmalıdır.
Aile içi şiddet, boşanma davasında kusur değerlendirmesi, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat gibi birçok konuda etkili olabilir. Şiddet iddiası yalnızca ceza dosyasında değil, aile mahkemesindeki boşanma yargılamasında da önem taşır.
Bu nedenle şiddet mağduru kişi, ceza süreci ile aile hukuku sürecini birlikte değerlendirmelidir. Koruma kararı, uzaklaştırma, geçici velayet, tedbir nafakası ve aile konutu gibi konular aynı süreçte gündeme gelebilir.
Şiddet mağduru kişi, güvenliğini riske atmadan aşağıdaki delilleri muhafaza edebilir:
Delil toplarken hukuka aykırı yöntemlerden kaçınılmalıdır. Özellikle özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği ve kişisel veriler bakımından hukuki sınırlar gözetilmelidir.
Acil tehlike varsa 112 Acil Çağrı Merkezi, polis veya jandarma aranmalıdır. Ayrıca savcılığa, aile mahkemesine, ŞÖNİM’e ve ALO 183 hattına başvuru yapılabilir.
Koruyucu tedbir kararı bakımından şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz. Ancak varsa mesajlar, raporlar, tanık bilgileri ve önceki başvurular başvuruyu güçlendirebilir.
Somut olayın aciliyetine göre çok kısa sürede karar verilebilir. Özellikle gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk ve ilgili makamlar hızlı şekilde işlem yapabilir.
Ceza, eylemin hangi suçu oluşturduğuna bağlıdır. Kasten yaralama, tehdit, hakaret, cinsel saldırı, eziyet veya kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma gibi suçların her birinde farklı ceza aralıkları vardır.
Evet. Darp raporu önemli bir delildir ancak tek delil değildir. Mesaj kayıtları, tanıklar, fotoğraflar, kolluk tutanakları ve diğer deliller de değerlendirilebilir.
Her zaman bitmez. Suçun şikâyete bağlı olup olmadığına göre sonuç değişir. Bazı suçlarda soruşturma ve dava kamu adına devam edebilir.
Evet. Şiddet yalnızca fiziksel saldırı değildir. Tehdit, hakaret, psikolojik baskı, ısrarlı takip ve ekonomik kontrol gibi davranışlar da koruma tedbiri talebine konu olabilir.
Aile içi şiddet, hem mağdurun güvenliğini hem de hukuki haklarını doğrudan etkileyen ciddi bir süreçtir. Bu tür olaylarda yalnızca ceza davası değil; koruma kararı, uzaklaştırma, tedbir nafakası, velayet, boşanma ve tazminat gibi birçok hukuki konu birlikte gündeme gelebilir.
Şiddet mağduru kişinin hızlı hareket etmesi, güvenliğini önceliklendirmesi, başvuru yollarını doğru kullanması ve delilleri mümkün olduğunca koruması önemlidir. Somut olayın niteliğine göre ceza hukuku ve aile hukuku yönünden profesyonel destek alınması hak kayıplarının önüne geçebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aile içi şiddet dosyaları, olayın niteliğine, tarafların durumuna, delillere ve devam eden risklere göre farklı şekilde değerlendirilir. Bu nedenle somut olayınıza ilişkin hukuki destek almanız önerilir.
2026 ceza istinaf dilekçesi örneği nasıl hazırlanır? Doğru format, dikkat edilmesi gerekenle...
Gözaltı, ifade alma, susma hakkı, müdafi yardımı, gözaltı süresi ve mağdur hakları hakkında CMK od...
Sahte fatura düzenleme veya kullanma suçu nedir? Naylon fatura cezası, VUK 359/b, vergi inceleme rap...