CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇU VE CEZASI 2025

CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇU VE CEZASI 2025

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun Cezası Nedir?

Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde, genel hakaret suçlarından ayrı bir düzenleme olarak ele alınmıştır. Bu suç, Cumhurbaşkanlığı makamının toplumsal anlamda sahip olduğu değer ve itibarı korumayı hedefler. Söz konusu düzenlemeyle, Cumhurbaşkanlığı makamının şeref ve saygınlığını zedeleyen fiil veya ifadelerin ya da doğrudan hakaret kapsamına giren eylemlerin cezalandırılması öngörülmüştür. Madde metninden anlayacağımız üzere, bu düzenleme Cumhurbaşkanlığı makamının görev ve işlevleri gibi unsurları değil, Cumhurbaşkanının bir hukuk terimi olarak saygı görmesi gereken “şeref” unsurunu koruma amacı güder. Ancak uygulamada bu suç, bazı eleştirel nitelikteki söz ve davranışların da hakaret kapsamına alınarak cezalandırılmasına neden olmaktadır. Bu durum ceza hukukunun geneline hakim olan temel ilkelere aykırı bir durum yaratmaktadır. Zira genel hakaret suçları, tüm bireyler ve kamu görevlileri dahil olmak üzere, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde ele alınmıştır. Bu nedenle 299. maddede Cumhurbaşkanına yönelik ayrı bir suç tanımına gidilmesi hukuki açıdan eleştirilmektedir. Ayrıca bu suç nedeniyle bir kovuşturma başlatılması, Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. Bakanlık izin vermediği takdirde yargı süreci başlatılamaz. Cumhurbaşkanına hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:

TCK m. 299/1’a göre cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK m. 299/2’ye göre ise suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

TCK m.299

(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurları, Yargıtay uygulamaları çerçevesinde şu şekilde belirlenmektedir: Cumhurbaşkanına hakaret suçu, kişilere ve şereflerine karşı işlenen suçlardan ziyade, devlete yönelik suçlar kategorisinde ele alınmıştır. Bu durumun temel nedeni, Cumhurbaşkanlığı makamının devleti temsil etmesi sebebiyle bu makama olan saygınlığın korunması gerekliliğidir. Devlete karşı işlenen suçlarda, gerçek mağdur çoğu zaman bu makamı temsil eden kişidir; ancak öncelikli olarak korunması hedeflenen unsur, devlete ilişkin hukuki yarardır ve bu, bireysel menfaatlerden daha öncelikli kabul edilmiştir. Suçun doğrudan Cumhurbaşkanı'na yönelik olması söz konusu olsa da, esasen korunan hukuki değer, devletin siyasi iktidar yapısıdır. Bu bağlamda, ilgili suçla cezai koruma kapsamına alınan konu, devletin otoritesinin ve güç yapısının muhafazasıdır. Suçun faili herkes olabilir ve suçun işlenebilmesi için Cumhurbaşkanlığı sıfatının varlığı gereklidir. Ancak Cumhurbaşkanlığı sıfatı seçimle değil, and içme töreniyle başlamaktadır. Ayrıca suçun, Cumhurbaşkanı'nın görev süresi içinde işlenmiş olması şarttır. Hakaret fiili, bir şahsın onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici nitelikte bir davranış veya isnat yapmayı ya da sövmeyi içerir. Bu tür eylemler, kişinin manevi değerlerine açıkça saldırı anlamı taşır. Eylemin mağdurun yüzüne karşı veya gıyabında gerçekleştirilmiş olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Gıyapta işlenen hakaret suçlarında ise olayın gerçekleştiğinin kabul edilebilmesi için failin, eylemini bir başkasının duyabileceği bir şekilde gerçekleştirmiş olması yeterlidir; yani belirli bir kişi sayısının varlığı aranmamaktadır. Cumhurbaşkanına hakaret suçu, serbest hareketli suçlar kategorisindedir ve birçok farklı yolla işlenebilir. Örneğin, sözler, imalı şarkılar, yazılar, çizimler, resimler, hakareti çağrıştıracak jest ve mimikler veya benzeri davranışlarla işlenebilir. Ayrıca telefon görüşmeleri, mektuplar, basın-yayın organları ya da medya ve diğer iletişim araçları yoluyla da bu suçun işlenmesi mümkündür.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunda Aleniyetin Anlamı Cumhurbaşkanına hakaret suçunun alenen işlenmesi durumunda verilecek ceza, temel cezaya ek olarak 1/6 oranında artırılmaktadır. Örneğin, bu suç; sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlar, televizyon programında sarf edilen sözler veya halka açık bir alanda yüksek sesle hakaret içerikli ifadeler ile işlenirse, aleniyet şartı sağlanmış olur. Ancak, aleniyetin gerçekleşmesi için suçun işlendiği yerde sadece başka insanların bulunması yeterli değildir. Hakaret içeren söz veya davranışların belirsiz sayıda kişi tarafından görülebilmesi, duyulabilmesi ve algılanabilmesi ihtimali bulunmalıdır. Bu nedenle, hakaret eyleminin aleniyet kazanması için sınırlama olmaksızın herkesin erişiminin mümkün olduğu bir alanda gerçekleşmesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanına Gıyapta Hakaret Suçunun Koşulları Genel hakaret suçunda, mağdur olay sırasında bulunmuyorsa ve suçun oluşabilmesi için hakareti en az üç kişinin öğrenmesi gerekir. Türk Ceza Kanunu’nun madde 125’ine göre, mağdur ortamda yer almadığında söz konusu fiilin en az üç şahsın bilgisine ulaşması şart koşulur. Bu üç kişinin aynı mekânda olması zorunlu değildir; önemli olan üç kişinin hakareti haber almasıdır. Ayrıca, hakareti gerçekleştiren kişi bu üç kişilik sayıya dâhil edilmez. Cumhurbaşkanına hakaret suçu ise çoğunlukla Cumhurbaşkanının gıyabında işlenir. Ancak bu suçta, gıyapta işlenmesi halinde yalnızca bir kişinin hakareti duyması yeterlidir. Genel hakaret suçundan farklı olarak, burada üç kişinin hakareti öğrenmesi şartı aranmamaktadır. Yani bu yönüyle daha farklı bir ceza değerlendirme süreci işletilir. Suçun Soruşturulması ve Kovuşturma İzni Alma Süreci Cumhurbaşkanına hakaret suçunu soruşturup kamu davası açmak için Adalet Bakanlığı’ndan kovuşturma izni alınması zorunludur. Bu izin savcılık tarafından soruşturma aşamasında talep edilir ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilir. İznin verilme ya da reddedilme kararı bu değerlendirme sonucunda kararlaştırılır. Eğer kovuşturma izni verilirse, savcılık ilgili yetkili mahkemeye kamu davası açar. Ancak kovuşturma izni verilmezse, savcılık bu durumu Adalet Bakanlığı kararına uygun olarak Cumhurbaşkanına bildirir. Cumhurbaşkanı, izin verilmemesine dair Adalet Bakanlığı’nın bu idari kararına karşı idari yargıya başvurma hakkına sahiptir. Cumhurbaşkanının bu karara itiraz etmemesi ya da itiraz sonucunda talebinin reddedilmesi durumunda, savcılık cumhurbaşkanına hakaret suçuyla ilgili kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verir.

Telefon
WhatsApp
İnstagram
Telegram