Özel hayatın gizliliği, bireyin sosyal hayatta sağlıklı bir biçimde varlık gösterebilmesi için koruma altına alınan temel bir hukuk değeridir. Bu suçla birlikte, özel yaşama yönelik müdahale girişimleri engellenerek kişinin bu alandaki hakları korunmaya çalışılır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, başkalarının bilgisi dışında tutulması gereken özel alanlara yapılan müdahaleleri cezalandırarak bireye hukuki güvence sunmayı amaçlar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bu yönleriyle ele alınmış ve düzenlenmiştir.
TCK m.134
1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesi, bireyin özel hayatını koruma altına alarak bu alana yapılan müdahaleleri suç kapsamına almaktadır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, yalnızca bireyin "özel hayat alanını" hedef alır ve bu alanı ihlal eden her türlü müdahaleyi cezalandırmayı amaçlar. Peki, özel hayat dediğimiz bu kavram tam olarak neyi ifade ediyor? Özel hayat, bireyin dış dünyadan gizlediği ya da yalnızca sınırlı sayıda kişiyle paylaşmayı tercih ettiği kişisel alanıdır. Bu alan, başkalarının bilmemesi gereken, kişinin yalnızca kendi rızasıyla paylaştığı mahremiyet alanıdır. Örneğin, bir kişinin evinde duş alması ya da mağazada kıyafet değiştirmesi gibi durumlar özel hayatın en hassas bölümlerine girer. Eğer bu kişiyi izlemek gibi bir durum söz konusu olursa, bu davranış Türk Ceza Kanunu'nun 134/1 maddesine göre açıkça özel hayatın gizliliğini ihlal suçu teşkil eder. Burada önemli olan bir noktayı dikkatle ele almak gerekir: Özel hayat yalnızca konut gibi kapalı alanlarla sınırlı değildir. Birey, sosyal ve kamusal alanlarda da özel hayatını sürdürebilir. Sokakta yürürken, bir parkta otururken ya da bir alışveriş merkezinde gezerken dahi kişisel mahremiyet dokunulmazlığını korumalıdır. Örneğin, alışveriş merkezinde sıradan bir fotoğraf karesinde görünmek özel hayatın ihlali sayılmaz. Ancak, yürüyen merdivendeki bir kişinin gizlice eteğinin altından fotoğraf çekilmesi net bir şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal eder. Kısacası, toplum içinde yapılan birçok faaliyet de "özel hayatın gizliliği" kapsamında değerlendirilebilir. Sinemaya gitmek, yüzme havuzunda keyif yapmak ya da spor salonunda çalışmak gibi aktiviteler, bireyin mahremiyet sınırlarını belirlediği ölçüde korunur. Örneğin, bir kişinin bikiniyle havuzda yüzdüğü bir sırada fotoğrafının izinsiz çekilmesi, özel alanına yapılmış bir müdahaledir ve bu durum hukuk karşısında yaptırıma tabidir. Özel hayatın korunmasının temel amacı, bireyin belirli sınırlar içinde kalmasını istediği mahremiyetine müdahaleleri önlemektir. Kanunun buradaki en büyük işlevi ise bireylerin kendi belirledikleri bu sınırları aşan her türlü girişimi engelleyerek özel hayatın dokunulmazlığını teminat altına almaktır. Unutulmamalıdır ki özel hayatın gizliliği, bireyin toplum içinde kendini güvende hissetmesi için vazgeçilmez bir haktır.
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda cezaların artırılmasını gerektiren durumlar Türk Ceza Kanunu’nun 137. maddesinde düzenlenmiştir. Aşağıda bu durumlar detaylandırılmıştır: Eğer suç, kamu görevlisi statüsündeki bir kişi (örneğin memur, belediye zabıtası, avukat, hakim, savcı) tarafından işlenmiş ve bu suça görev yetkisi kötüye kullanılarak sebebiyet verilmişse, uygulanacak ceza yarı oranında artırılır. Örneğin, telefon dinleme yetkisini elinde bulunduran bir polis memurunun bu yetkisini kötüye kullanarak bir kişinin özel yaşamına dair bilgileri izinsiz bir şekilde paylaşması durumunda cezanın yarısı kadar bir artış uygulanır. Bunun yanı sıra, belirli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıklar kullanılarak bu suç işlenmişse aynı şekilde cezanın yarı oranında artırılması gerekir. Örneğin, bir sekreterin kendisine iş gereği ulaştırılan, patronuna ait özel hayat bilgilerini içeren mektupları üçüncü kişilerle paylaşması durumunda cezada yarı oranında artırıma gidilir. **Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Şikayet ve Uzlaştırma Süreci** Türk Ceza Kanunu’nun 139. maddesine göre, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun her türü şikayete tabidir. Bu şu anlama gelir: Mağdur şikayetçi olmadan Cumhuriyet Savcılığı soruşturma, mahkemeler ise kovuşturma sürecini başlatamaz. Şikayet süresi ise mağdurun suçu ve suçluyu öğrenmesinden itibaren altı ay olarak belirlenmiştir. Örneğin, bir mağdurun kendisine karşı özel hayatın gizliliğini ihlal eden bir suç işlendiğini 1 Ocak 2020’de ve bu suçu işleyen kişiyi 1 OCAK 2020’de öğrendiğini varsayalım. Bu durumda, mağdurun altı aylık şikayet süresi 1 Ocak 2020’de başlayacak ve 1 Temmuz 2020’de sona erecektir. Uygulamada sıkça rastlanan durumlardan biri de kolluk aşamasında mağdurun şikayetten vazgeçip daha sonra yeniden şikayetçi olmaya çalışmasıdır. Ancak unutulmamalıdır ki bir kez şikayetten vazgeçildiğinde aynı suçla ilgili yeniden şikayet hakkı doğmaz. Hukuk sistemimiz "şikayetten feragatten dönme" imkanı tanımamaktadır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu aynı zamanda uzlaştırma prosedürüne tabi suçlardan biridir. Bu nedenle soruşturma veya kovuşturma aşamasında önce uzlaştırma sürecinin işletilmesi zorunludur. Taraflar arasında uzlaşma sağlanmazsa ancak o zaman yargı süreci devam eder.
-Şikayetçinin özel yaşam alanına ilişkin resmi, şikayetçinin rızasına aykırı olarak facebook hesabından şikayetçinin kardeşine göndermek TCK’nın 134/2 gereği özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturur (Y12CD-K.2019/5463).
-Sanığın, bir süre arkadaşlık yaparak ayrıldığı katılan ile birlikte yanyana çekilmiş fotoğraflarını sahte profil hesabı oluşturarak yayınladığı olayda, sanıkla katılanın birlikte yan yana olduğu ana ait fotoğrafların özel hayata ilişkin olduğundan sanık özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK 134/2) nedeniyle cezalandırılmalıdır (Y12CD-K.2016/5758).
Evlilik, eşlerin bireysel mahremiyet haklarını ortadan kaldırmaz. Özel hayat, sadece kişinin başkalarından uzakta yaşadığı anlar ya da paylaşılan fiziksel alanlarla sınırlı değildir. Bu kavram, kişinin yalnızca kendisine ait olduğu düşünülen, bilinmesi gerekmeyen ya da istenirse başkalarına açıklanabilecek tüm olaylar ve bilgiler bütününü kapsar. Kamuya açık bir alanda bulunulması, o ortamda gerçekleşen her görüntü veya sesin izlenmesi, dinlenmesi, kaydedilmesi ya da izinsiz bir şekilde saklanmasına onay verildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanlarda dahi, bireyin "görünmezlik, tanınmazlık, dikkat çekmezlik" ilkesi geçerlidir. Dolayısıyla, kişinin günlük yaşamında nereye gittiği, kimlerle ve neden görüştüğü veya bu gibi faaliyetlere dair bilgiler, sürekli gözetim ve denetimle elde edilmiş durumdaysa ve bireyin özel yaşam alanını ihlal ettiği açıktaysa, bu özel hayat kapsamına dahil edilir. Ancak, süreklilik arz etmeyen ya da özel yaşam sınırlarında değerlendirilemeyecek bilgiler bu kategoriye girmez. Bir olayın ya da bilginin özel hayat kapsamında olup olmadığını belirlerken birçok faktör dikkate alınmalıdır: bireyin toplumsal konumu, mesleği, kamuoyunca tanınırlığı, dışarıdan fark edilebilen davranışları, kendi rızası ve öngörüleri, bulunduğu fiziksel çevre özellikleri, sosyal bağlar ve yapılan müdahalenin derecesi gibi kriterler süreci belirler. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ise uzlaşma prosedürünü gerektiren suçlar arasındadır. Bu kapsamda bir suç işlendiğinde, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında öncelikle tarafların uzlaştırılması yolları aranmalıdır. Uzlaşma sağlanamazsa, yasal süreç soruşturma veya yargılama aşamalarıyla devam eder.
Sık Sorulan Sorular
1. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir? (TCK m.134) ve Korunan Hukuki Değerler
2. Özel Hayat Alanının Kapsamı: Kapalı Alanlar, Kamuya Açık Yerler ve Mahremiyet (Tanınmazlık Prensibi)
3. Basit İhlal Suçu (TCK 134/1): Gözetleme, İzleme ve Dinleme Fiilleri
4. Görüntü veya Seslerin Kayda Alınması Suretiyle İhlal Suçu ve Ceza Artırımı
5. İfşa Suçu (TCK 134/2): Görüntü ve Seslerin Hukuka Aykırı Şekilde Yayınlanması ve Yayma Kavramı
6. İnternet ve Sosyal Medya Yoluyla Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Cezası
7. Boşanma Davasında Özel Hayatın Gizliliği: Eşler Arası Gözetleme ve Delil Kullanımı
8. Rıza Dışında Çekilen Veya Elde Edilen Fotoğraf, Video ve Ses Kayıtlarının İfşa Edilmesi
9. Ünlü Kişilerin Özel Hayatının Gizliliği: Sanatçı, Siyasetçi ve Sporcuların Sınırları
10. Basın Özgürlüğü ve Habercilik Sınırları: Özel Hayata Müdahalede Ölçülülük İlkesi
11. Görüntülerin Kaydedilmesi ve İfşası Suçlarında İçtima: İki Ayrı Suçun Oluşumu
12. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Cezayı Artıran Nedenler (TCK m.137): Kamu Görevlisi ve Meslek Kolaylığı
13. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Şartları: Şikayet Süresi (6 Ay), Feragat ve Uzlaştırma Prosedürü
14. Yargıtay Uygulamalarıyla Özel Hayatın İhlali Suçu Örnekleri (Etek Altı Çekimi, Gözetleme, Dedektiflik Faaliyetleri)
15. Hapis Cezasının Ertelenmesi, Adli Para Cezasına Çevrilmesi ve HAGB Kararı