İSTANBUL X. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NE
DOSYA NU :2025/.................
SANIK : ........................................
MÜDAFİİ : Av. ZEYNEP ALBAY (UETS-16740-47775-93569)
Turgut Özal Mah. 99. Sokak No:2 Daire:220 Esenyurt/İstanbul
KONU :Savunma dilekçemizin arzıdır.
AÇIKLAMALAR
1)Müvekkilin işletmesine Sarıyer Belediyesi tarafından mühür vurulmuş olsa da, mühür bozma suçu (TCK 203) için, kanun veya yetkili bir makamın emri doğrultusunda mühürleme işlemi yapılması gerekmektedir. Eğer mühürleme yetkisi olmayan bir makam tarafından mühür konulmuşsa veya kanunda mühürleme yetkisi bulunmuyorsa, bu durumda mühürün kaldırılması halinde mühür bozma suçu oluşmamaktadır. Suç unsurlarından yetkili bir makamın emri dolayısıyla mühürleme işleminin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sarıyer Belediyesi'ne işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusu yapıldığında, işletmenin sit alanında bulunması nedeniyle Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün yapı kayıt durumu ile ilgili görüşü alınmaksızın yapılan ruhsat başvurusunun reddi, şekil eksikliği nedeniyle geçersizdir.
Ruhsat başvurumuz, farklı tarihlerde idare mevzuatına aykırı bir şekilde defalarca reddedildiğinden, mühürleme işleminin sebep unsuru hukuken sakattır. Bu durum, suçun unsurlarının oluşmasında eksikliğe neden olmaktadır.
2)Somut olayda, müvekkilin işletmesinin Sarıyer Belediyesi tarafından mühürlenmesi, yetki tecavüzü nedeniyle hukuken geçersizdir. Dolayısıyla, mühür bozma suçu unsurlarından biri olan kanun veya yetkili bir makamın emri ile mühürleme işlemi yapılmadığı için suç oluşmamıştır. Sarıyer Belediyesi, müvekkilin eksiksiz evraklarıyla başvurmasına rağmen işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermemiştir; bu nedenle mühürleme işlemi gerçekleştirilmiştir.
3)Bu bağlamda, Sarıyer Belediyesi’nin sit alanı niteliğindeki taşınmaza ruhsat verilmemesi ve mühürleme işlemi yapması yetkisiz bir işlem niteliğindedir. İdari işlemlerde yetki, kamu düzenine ilişkindir ve yetkisiz idareler tarafından yapılan işlemler hukuken yok hükmündedir. Bu nedenle, Sarıyer Belediyesi’nin yaptığı işlem, açık bir yetki tecavüzü oluşturmakta olup iptali gerekmektedir.
4)2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 9. maddesine göre, Boğaziçi Alanı'nda imar uygulamaları ile ruhsat ve izin işlemlerini yürütme yetkisi doğrudan Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne aittir. Aynı Kanun’un 11. maddesi gereğince, imar mevzuatına aykırılığın tespiti halinde tutanak düzenlenmesi ve yapı mühürleme işlemleri de yine Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmelidir.
5)Somut olayda, Sarıyer Belediyesi'nin sit alanında bulunan işletmeye ilişkin yetki alanında olmayan bir konuda karar vermesi ve müvekkilin eksiksiz evrak teslim etmesine rağmen haksız ve kanunsuz bir şekilde birden fazla mühürleme yapması, müvekkilin ekonomik durumunu olumsuz yönde etkilemiştir. Bu nedenle, İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nde 2025/........ Esas numaralı yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılmıştır. Bu davanın, mühür işleminin yok hükmünde olup olmaması ile ilgili durumu etkileyebileceğinden, bekletici mesele yapılmasını ve duruşmanın ileri bir tarihe verilmesini talep etmekteyiz.
6)Ayrıca, savcılık soruşturma dosyasındaki delillere bakıldığında, mühürlemenin bozulduğuna dair tutanak ve sanık müvekkile ait fotoğraflar dışında, müvekkilin iddia edilen mühür bozma fiilini bizzat gerçekleştirip gerçekleştirmediğine dair somut bir delil bulunmamaktadır.Dosyada 2025/................ soruşturma numaralı dosyada yer aalan müvekkile ait olan fotoğrafta müvekkilin dükkanı açarken mi yoksa kapatırken mi çektiği meçhuldür. Bu nedenle, müvekkilin iddianamede yer alan zincirleme mühür bozma suçundan beraatine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise lehe hükümlerin uygulanarak adli para cezası verilmesini talep etmekteyiz.
7)Sarıyer Belediyesi'nin ruhsat başvurumuzu mesnetsiz ve gerekçesiz bir şekilde reddetmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 257. ve 124. maddeleri kapsamında suç unsurlarının oluştuğu kanaatini doğurmaktadır. Belediye sınırları içerisinde çifte standartlar ve hukuka aykırı uygulamalar tespit edilmiştir. Bu hususlara ilişkin belgeler dilekçemiz ekinde sunulmuştur. Dava ve şikayet hakkımız saklıdır.
8) Sayın Merciinizce de takdir olunacağı üzere ve T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 31/03/2009 tarih ve 2008/6-6 Esas ve 2009/79 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olan olaylar ve iddiaların, sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkumiyetinin, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın, hiçbir kuşku ve başka bir türlü oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği aşikardır.
T.C. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 07.12.2005 tarihli, 2004/4256 E., 2005/3999 K.:
“…hiçbir delille doğrulanmayan varsayıma dayalı beyanı dışında sanığın suçun faili olmadığına dair savunmasının aksine her türlü kuşkudan uzak vicdani kanaat oluşturacak derecede kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmış bulunduğundan delil yetersizliği nedeniyle sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Dolayısı ile; dosyada mevcut deliller değerlendiğinde; sanık müvekkilin üzerine atılı suçu işlediğinin kesin ve hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde ispat edilemediği aşikar olmakla, sanık müvekkil hakkında CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği aşikardır. Ancak, Sayın Mahkeme tarafından mührü kimin bozduğuna dair kesin bir tespit yapılamamıştır. Ayrıca, tutanakların içeriği memurların inisiyatifine bağlı olduğundan, bu belgeler hukuki güvenilirlik açısından sorgulanabilir niteliktedir. Müvekkilin ceza alabilmesi için, suçun oluştuğuna dair %100 oranında bir kanaat gerekmektedir. Tutanakların tek başına bu oranı sağlaması, hukuki güvenilirlik ve delillendirme açısından mümkün olmamalıdır.
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız sebepler ve Sayın Mahkemenizce re’sen tespit edilecek sebeplere binaen; mühürleme ve ruhsat reddi işlemlerinin usule uygun olup olmadığının tespini açısından tarafımızca İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nde 2025/........ Esas numaralı yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılmıştır. Bu davanın, mühür işleminin yok hükmünde olup olmaması ile ilgili durumu ve dosya kapsamındaki suç unsurlarının oluşup oluşmadığının tespitini etkileyebileceğinden, numarası yazılı idari dava dosyası nedeniyle bekletici mesele yapılmasını, öncelikle sanık müvekkilin beraatine karar verilmesini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan seçimlik hükümlerin uygulanarak yalnızca adli para cezasına hükmedilmesini saygı ile bilvekale talep ederiz. 15.09.2025
Dilekçe ekleri :
1)İdari dava dilekçesi
2)Dava dilekçesi ekleri
3)Mühürleme karar örnekleri
SANIK MÜDAFİİ
AV. ZEYNEP ALBAY
(E-imzalıdır