Alacağın Devri ve Alacak Temlik Sözleşmesi
Alacağın devri, mevcut bir alacağın önceki alacaklı tarafından başka bir kişiye geçirilmesidir. Uygulamada “alacağın temliki” olarak da adlandırılan bu işlem sonucunda borç ilişkisinin borçlusu değişmez; borcun ödenmesini isteme yetkisi yeni alacaklıya geçer.
Alacağın devri Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ila 194. maddelerinde düzenlenmiştir. Kural olarak borçlunun rızası aranmaz. Bununla birlikte kanundan, taraflar arasındaki sözleşmeden veya alacağın niteliğinden kaynaklanan bir devir engeli bulunmamalı ve iradi devir sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalıdır.
Alacaklı, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacağını borçlunun izni olmadan üçüncü kişiye devredebilir. Devrin geçerli olması için alacağın belirli veya belirlenebilir olması ve devir işleminin yazılı yapılması gerekir. Borçlunun rızası geçerlilik şartı değildir; ancak eski alacaklıya ödeme riskini önlemek için devrin borçluya ispatlanabilir biçimde bildirilmesi önemlidir.
Alacağın Devri Nedir?
Alacağın devri; devreden ile devralan arasında yapılan sözleşmeyle, alacak hakkının borç ilişkisinden ayrılarak üçüncü kişiye geçirilmesidir. Devir tamamlandığında devralan, alacağın yeni sahibi olur ve vadesi geldiğinde borçludan ödeme talep edebilir.
Devir yalnızca tahsil yetkisi verilmesi değildir. Tahsil yetkisi veya vekâlette alacağın sahibi değişmez; yetkilendirilen kişi önceki alacaklı adına işlem yapar. Alacağın devrinde ise hak doğrudan devralanın malvarlığına geçer.
Eski Borçlar Kanunu’nda ve uygulamada “alacağın temliki” kavramı yaygın olarak kullanılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ise “alacağın devri” ifadesini kullanır. Her iki kavram da esas itibarıyla alacaklı sıfatının başka kişiye geçirilmesini anlatır.
Alacağın Devri Sözleşmesinin Tarafları
| Kişi | Hukuki konumu | İşlemdeki rolü |
|---|---|---|
| Devreden | Alacağın önceki sahibi | Alacak hakkını devralana geçirir. |
| Devralan | Yeni alacaklı | Alacağı kazanır ve borçludan talep edebilir. |
| Borçlu | Asıl borç ilişkisinin borçlusu | Borcu sona ermez; ödeme yapacağı alacaklı değişir. |
Borçlu, iradi alacak devri sözleşmesinin tarafı değildir. Bu nedenle kural olarak borçlunun devir belgesini imzalaması veya devre izin vermesi gerekmez. Borçlunun rızası ile devir bildirimi birbirinden farklı konulardır.
Alacağın Devri Şartları Nelerdir?
Geçerli bir alacak devri için genel olarak şu koşullar aranır:
- Geçerli veya en azından belirlenebilir bir alacak bulunmalıdır: Alacağın kaynağı, borçlusu, tutarı veya hesaplama yöntemi anlaşılabilir olmalıdır.
- Devreden tasarruf yetkisine sahip olmalıdır: Alacağı devreden kişinin alacağın sahibi veya geçerli şekilde yetkilendirilmiş temsilcisi olması gerekir.
- Devir engeli bulunmamalıdır: Kanun, tarafların sözleşmesi veya alacağın kişiye bağlı niteliği devri yasaklamamalıdır.
- Yazılı şekle uyulmalıdır: İradi alacak devri, geçerlilik bakımından yazılı şekilde yapılmalıdır.
- Taraf iradeleri uyuşmalıdır: Devreden ve devralan hangi alacağın, ne ölçüde ve hangi koşullarla devredildiği konusunda anlaşmalıdır.
- İşlem hukuka ve ahlaka aykırı olmamalıdır: Devir işlemi emredici hükümlere, kişilik haklarına, kamu düzenine veya kanunun dolanılması sonucunu doğuracak bir amaca dayanmamalıdır.
Hangi Alacaklar Devredilebilir?
Para alacakları, ticari satış bedelleri, hizmet ve eser sözleşmelerinden doğan alacaklar, kira alacakları, tazminat alacakları ve sözleşmeden doğan diğer birçok talep hakkı, devri engelleyen özel bir durum yoksa devredilebilir.
Uygulamada devre konu olabilecek başlıca alacaklar şunlardır:
- Fatura ve cari hesap alacakları,
- Satış, hizmet, eser ve danışmanlık bedelleri,
- Kira bedeli alacakları,
- Kredi ve ödünç sözleşmesinden doğan alacaklar,
- Mahkeme kararı veya ilama bağlanmış para alacakları,
- İcra takibine konulmuş alacaklar,
- Koşula veya vadeye bağlı alacaklar,
- Yeterince belirlenebilir gelecekteki alacaklar,
- Alacağın bölünebilir olması hâlinde alacağın belirli bir kısmı.
Gelecekte doğacak alacağın devrinde alacağın kaynağı, borçlusu, kapsamı ve hangi dönemleri kapsadığı tereddüt oluşturmayacak şekilde belirlenmelidir. Bütün gelecekteki alacakların sınırsız ve belirsiz biçimde devredilmesi kişilik hakları, ekonomik özgürlük ve sözleşmenin belirlenebilirliği bakımından geçersizlik tartışması doğurabilir.
Hangi Alacaklar Devredilemez?
Bir alacak üç temel nedenle devredilemeyebilir:
| Devir engeli | Açıklama | Kontrol edilmesi gereken |
|---|---|---|
| Kanundan doğan yasak | Özel kanun belirli alacağın tamamen veya kısmen devrini engelleyebilir. | Alacağın tabi olduğu özel mevzuat |
| Sözleşmesel yasak | Asıl sözleşmede alacağın devredilemeyeceği kararlaştırılmış olabilir. | Asıl sözleşme ve ek protokoller |
| İşin niteliği | Alacak, alacaklının kişiliğine sıkı biçimde bağlı olabilir. | Borç ilişkisinin amacı ve kişisel niteliği |
Örneğin işçi ücretinin devri, nafaka niteliğindeki talepler, kişiye sıkı sıkıya bağlı bazı alacaklar ve özel mevzuata tabi haklar yönünden sınırlamalar bulunabilir. Her alacağın devredilebilirliği kendi kanuni dayanağı ve sözleşmesi üzerinden değerlendirilmelidir.
Asıl sözleşmede “alacak üçüncü kişilere devredilemez” hükmü bulunması kural olarak devri engeller. Bununla birlikte borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan üçüncü kişiye karşı belirli koşullarda sözleşmesel devir yasağını ileri süremeyebilir.
Alacağın Devri Sözleşmesi Yazılı Olmak Zorunda mı?
Evet. TBK 184 uyarınca iradi alacak devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Yazılı şekle uyulmadan gerçekleştirilen sözlü devir, kural olarak alacak hakkını devralana geçirmez.
Kanun, genel alacak devri için noter düzenlemesi veya noter onayı şartı getirmemiştir. Adi yazılı sözleşme yeterli olabilir. Ancak devredilen hakkın tabi olduğu özel mevzuat, asıl sözleşme veya işlemin niteliği daha ağır bir şekil öngörebilir.
Genel kural adi yazılı şekildir. Buna rağmen imza inkârı, imza yetkisi, sözleşme tarihi veya bildirimin yapılıp yapılmadığı konusunda uyuşmazlık riski varsa noter, güvenli elektronik imza, KEP veya başka doğrulanabilir yöntemlerden yararlanılması değerlendirilebilir.
Yazılı belgede devredenin alacağı devretme iradesi ile devredilen alacağın belirlenebilir biçimde gösterilmesi gerekir. Uygulamada devreden ve devralanın her ikisinin de sözleşmeyi imzalaması; bedel, garanti, bildirim ve sorumluluk hükümlerinin ispatını kolaylaştırır.
Sözleşmelerdeki şekil ve imza riskleri hakkında sözleşme imzalamadan önce kontrol edilecek maddeler rehberinden bilgi alınabilir.
Alacağın Devri Sözü Verme
TBK 184’e göre ileride alacağın devredileceğine ilişkin söz verme kural olarak özel şekle bağlı değildir. Ancak bu sözün yerine getirilmesi aşamasındaki asıl devir işlemi yazılı yapılmalıdır.
Tarafların ön sözleşme veya asıl sözleşmeyle iradi bir yazılı şekil kararlaştırması, ilerideki uyuşmazlıkta farklı sonuç doğurabilir. Bu nedenle devir sözü, doğrudan devir ve tahsil yetkisi ifadeleri sözleşmede birbirine karıştırılmamalıdır.
Alacağın Devri Sözleşmesinde Neler Bulunmalıdır?
Devir sözleşmesinde en azından şu konuların açıkça düzenlenmesi yararlı olur:
- Devreden ve devralanın kimlik, adres ve iletişim bilgileri,
- Şirketlerde ticaret unvanı, MERSİS ve temsilci bilgileri,
- Borçlunun kimliği veya ticaret unvanı,
- Alacağın dayandığı sözleşme, fatura, senet veya mahkeme kararı,
- Alacağın anapara tutarı ve para birimi,
- Vade, faiz ve temerrüt bilgileri,
- Alacağın tamamının mı bir kısmının mı devredildiği,
- Devrin bedelli veya karşılıksız olduğu,
- Devir bedeli ile ödeme yöntemi,
- Bağlı hak, rehin, garanti ve teminatların durumu,
- Borçluya bildirim yapacak taraf ve bildirim yöntemi,
- Devredenin alacağın varlığı ve borçlunun ödeme gücüne ilişkin sorumluluğu,
- Teslim edilecek belgeler ve kayıtlar,
- Masraf ve vergi sorumluluğu,
- Uyuşmazlık çözümü ve yetki hükümleri,
- İmza tarihi ve taraf imzaları.
Alacağın Devri Sözleşmesi Örneği
ALACAĞIN DEVRİ SÖZLEŞMESİ
1. Taraflar:
Devreden: [Adı/unvanı, kimlik veya MERSİS numarası, adresi]
Devralan: [Adı/unvanı, kimlik veya MERSİS numarası, adresi]
2. Devredilen Alacak:
Devreden; [borçlunun adı/unvanı] aleyhine, [sözleşme/fatura/senet/mahkeme kararı] nedeniyle doğan, [vade tarihi] vadeli, [tutar ve para birimi] tutarındaki alacağının [tamamını/belirtilen kısmını] devralana devretmiştir.
3. Devir Kapsamı:
Devir, tarafların ayrıca kararlaştırdığı sınırlamalar saklı kalmak üzere, asıl alacağa bağlı faizleri, alacağın kişiye özgü olmayan yan haklarını ve ilgili belgeleri kapsar.
4. Devir Bedeli:
Devralan, devir karşılığında [tutar] ödeyecektir. Ödeme [tarih ve yöntem] ile yapılacaktır. [Karşılıksız devir yapılacaksa bu husus açıkça belirtilmelidir.]
5. Bildirim:
Alacağın devredildiği, borçluya [devreden/devralan] tarafından [noter/KEP/yazılı bildirim] yoluyla bildirilecektir.
6. Belge Teslimi:
Devreden, alacağın varlığı ve tahsiliyle ilgili sözleşme, fatura, senet, yazışma, ödeme kaydı ve diğer belgeleri devralana teslim edecektir.
7. Beyan ve Sorumluluk:
Devreden, alacağın daha önce devredilip devredilmediğini, ödeme veya takasa konu olup olmadığını ve bilinen itirazları devralana açıklamıştır. Tarafların TBK 191–193 kapsamındaki sorumlulukları ve varsa özel anlaşmaları saklıdır.
8. Uyuşmazlık:
Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda görev, yetki ve dava şartları yürürlükteki mevzuata göre belirlenir.
Tarih: [.... / .... / ........]
Devreden: ____________________ Devralan: ____________________
Bu örnek yalnızca genel sözleşme düzenini göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Devredilen alacağın türü, teminatları, tarafların sıfatı, vergi durumu ve özel mevzuatına göre metnin uyarlanması gerekir.
Borçlunun Rızası Gerekir mi?
Kural olarak hayır. TBK 183 uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliğinden kaynaklanan bir engel yoksa alacak, borçlunun rızası aranmadan devredilebilir.
Bunun nedeni, alacağın devrinin borçlunun üstlendiği edimi kural olarak değiştirmemesidir. Borçlu aynı borcu, aynı kapsam ve şartlarla yeni alacaklıya öder. Devir işlemi borçlunun durumunu ağırlaştırmamalı ve mevcut savunmalarını ortadan kaldırmamalıdır.
Asıl sözleşmede borçlunun önceden yazılı onayının alınacağı kararlaştırılmışsa sözleşmesel devir yasağı veya izne bağlı devir hükmü ayrıca incelenmelidir.
Alacağın Devri Borçluya Bildirilmeli mi?
Bildirim, alacağın devrinin geçerlilik şartı değildir. Yazılı devir sözleşmesiyle alacak, kural olarak devralana geçer. Ancak borçluya bildirim yapılmaması önemli bir ödeme riski doğurur.
TBK 186 uyarınca borçlu, devir kendisine bildirilmemişse önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulabilir. Alacak birden fazla kez devredilmişse bildirimden habersiz borçlu, önceki devralanlardan birine iyiniyetli ifada bulunarak da borçtan kurtulabilir.
Bu nedenle bildirimde şu bilgilerin bulunması yararlı olur:
- Devreden ve devralanın açık kimliği,
- Devredilen alacağın kaynağı ve tutarı,
- Devir tarihi,
- Ödeme yapılacak hesap ve iletişim bilgileri,
- Kısmi devir varsa devredilen miktar,
- Gerektiğinde devir belgesinin doğrulanmasını sağlayacak bilgiler.
Kanunda genel bildirim için özel bir şekil öngörülmemiş olsa da noter ihtarnamesi, KEP, iadeli taahhütlü posta veya tebliği ve içeriği ispatlanabilen başka bir yöntem kullanılması uyuşmazlık riskini azaltabilir.
Borçlu Yeni Alacaklıya Karşı İtirazda Bulunabilir mi?
Evet. Alacağın devri, borçlunun mevcut hukuki durumunu ağırlaştırmaz. TBK 188 uyarınca borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir.
Somut olaya göre şu savunmalar gündeme gelebilir:
- Borcun daha önce ödenmiş olması,
- Alacağın hiç doğmamış veya geçersiz olması,
- Sözleşmenin feshedilmiş olması,
- Karşı edimin yerine getirilmemesi,
- Ayıp, eksik ifa veya mahsup iddiası,
- Zamanaşımı savunması,
- Sözleşmesel devir yasağı,
- Alacağın miktarına veya vadesine itiraz,
- Kanundaki şartlarla takas hakkı.
Borçlu, devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan karşı alacağını; devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla takas edebilir.
Alacağın Kime Ait Olduğu Çekişmeliyse Borçlu Ne Yapabilir?
Aynı alacak üzerinde birden fazla kişinin hak iddia etmesi veya birden çok devir belgesinin bulunması hâlinde borçlu, yanlış kişiye ödeme yapma riskiyle karşılaşabilir.
TBK 187’ye göre kime ait olduğu çekişmeli bulunan alacağın borçlusu ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkimin belirlediği yere tevdi ederek borçtan kurtulabilir. Borçlu alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ödeme yaparsa doğabilecek sonuçlardan sorumlu olabilir.
Faiz ve Teminatlar Devralana Geçer mi?
TBK 189 uyarınca alacağın devriyle birlikte devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve alacağa bağlı yan haklar da devralana geçer. Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.
Alacakla birlikte geçişi değerlendirilebilecek haklar arasında:
- İşlemiş faiz alacağı,
- Temerrüt faizi,
- Rehin ve ipotek gibi ayni teminatlar,
- Kefalet ve garantiye bağlı talepler,
- Öncelik ve imtiyaz hakları,
- Alacağa bağlı cezai şart ve diğer yan haklar
bulunabilir. Ancak teminatın türü, teminat sözleşmesindeki hükümler, tapu veya sicil işlemleri ve özel kanunlar ayrıca incelenmelidir. Devredenin kişiliğine özgü haklar kendiliğinden geçmez.
Devreden Hangi Belgeleri Teslim Etmelidir?
TBK 190 gereğince devreden, alacak senedini ve elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri devralana teslim etmek; alacağın ileri sürülebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür.
Dosyanın niteliğine göre şu belgeler teslim edilebilir:
- Asıl sözleşme ve ek protokoller,
- Fatura, irsaliye ve teslim tutanakları,
- Banka dekontları ve cari hesap kayıtları,
- Borç ikrarı veya mutabakat belgesi,
- İhtarname ve tebligat belgeleri,
- Kefalet, rehin, ipotek ve garanti belgeleri,
- Dava ve icra dosyası evrakı,
- Borçlunun itiraz ve ödeme beyanları,
- Zamanaşımı ve vade hesabı için gerekli diğer kayıtlar.
Devreden Alacağın Tahsil Edileceğini Garanti Eder mi?
Alacak bir bedel veya başka bir edim karşılığında devredilmişse TBK 191 uyarınca devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur. Tarafların garanti kapsamını sözleşmede açıkça düzenlemesi önemlidir.
Alacak karşılıksız devredilmiş veya kanun gereğince başkasına geçmişse devreden ya da önceki alacaklı, kural olarak alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.
Garanti sorumluluğu doğduğunda devralan; koşulları varsa ödediği karşı edimin faiziyle iadesini, devir giderlerini, borçluya karşı sonuçsuz tahsil girişimlerinin giderlerini ve devreden kusursuzluğunu ispatlayamazsa diğer zararlarını talep edebilir.
Alacağın Devri Zamanaşımını Değiştirir mi?
Alacağın devri, kural olarak alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresini yeniden başlatmaz. Devralan, alacağı mevcut hukuki durumu ve kalan zamanaşımı süresiyle birlikte kazanır.
Devirden önce gerçekleşen zamanaşımı kesilmesi veya durması sebepleri ile dava ve icra işlemleri ayrıca incelenmelidir. Alacağın devredilmesi, zamanaşımına uğramış bir alacağı kendiliğinden yeniden talep edilebilir hâle getirmez.
Dava veya İcra Takibindeki Alacak Devredilebilir mi?
Devri engelleyen özel bir durum yoksa dava konusu veya icra takibine konulmuş alacak da devredilebilir. Ancak devir sonrasında taraf sıfatı, dosyada işlem yapma yetkisi, harç ve masraf sorumluluğu ile karşı tarafın savunmaları ayrıca değerlendirilmelidir.
Devralanın dava veya icra dosyasına devir belgesini sunması, dosyadaki talep ve ödeme bilgilerinin güncellenmesi gerekebilir. Alacağın bir kısmı devredilmişse devreden ve devralanın takip yetkisi daha ayrıntılı değerlendirilmelidir.
Ticari bir alacağın tahsil yolları hakkında şirket alacağının tahsili ve alacak davası rehberinden bilgi alınabilir.
Alacağın Devri ile Borcun Üstlenilmesi Arasındaki Fark
| Karşılaştırma | Alacağın devri | Borcun üstlenilmesi |
|---|---|---|
| Değişen taraf | Alacaklı değişir. | Borçlu değişir. |
| Karşı tarafın rızası | Borçlunun rızası kural olarak aranmaz. | Borçlunun kurtulması için alacaklının kabulü gerekir. |
| Temel sonuç | Ödeme isteme hakkı yeni alacaklıya geçer. | Borcun ifasından yeni borçlu sorumlu olur. |
| Hukuki dayanak | TBK 183–194 | TBK 195 ve devamı |
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Alacağın devrinden kaynaklanan her uyuşmazlık için tek bir görevli mahkeme bulunmamaktadır. Görev, devredilen alacağın kaynağına ve tarafların sıfatına göre belirlenir.
| Uyuşmazlığın niteliği | Gündeme gelebilecek mahkeme |
|---|---|
| Genel borçlar hukuku ilişkisi | Kural olarak asliye hukuk mahkemesi |
| Ticari iş veya ticari dava | Asliye ticaret mahkemesi |
| Tüketici işleminden doğan alacak | Tüketici mahkemesi veya kanundaki parasal sınıra göre hakem heyeti |
| İş ilişkisinden doğan alacak | İş mahkemesi |
| İcra takibine ilişkin şikâyet | İcra hukuk mahkemesi |
Yetkili mahkeme; davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri, geçerli yetki sözleşmesi ve uyuşmazlığın tabi olduğu özel hükümlere göre belirlenir. Ticari para alacakları, iş uyuşmazlıkları ve tüketici uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuk veya hakem heyeti başvurusu gerekebilir.
Alacağın Devrinde Vergi ve Masraflar
Alacağın devri sözleşmesinin bedelli veya karşılıksız olması, tarafların tacir olup olmaması, belgede belirli bir tutar bulunması ve işlemin niteliği vergi ve muhasebe sonuçlarını etkileyebilir.
Damga vergisi, harç, KDV, kurumlar vergisi, gelir kaydı veya giderleştirme yönünden tek bir genel sonuç kabul edilmemelidir. Özellikle yüksek tutarlı ve ticari devirlerde sözleşme imzalanmadan önce hukuki ve mali inceleme yapılması yararlı olur.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Alacağın kaynağı, borçlusu, tutarı, vadesi ve devredilen kısmı açıkça gösterilmelidir.
- Asıl sözleşmede alacak devrini yasaklayan veya izne bağlayan hüküm bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
- İradi devir sözleşmesi mutlaka yazılı yapılmalıdır.
- Şirket adına imza atan kişinin temsil yetkisi incelenmelidir.
- Alacağın daha önce devredilip devredilmediği araştırılmalıdır.
- Borçlunun ödeme, takas, ayıp, eksik ifa veya zamanaşımı savunmaları değerlendirilmelidir.
- Devir, borçluya içeriği ve tarihi ispatlanabilir biçimde bildirilmelidir.
- Faiz, rehin, kefalet, ipotek ve diğer yan hakların kapsamı sözleşmede açıklanmalıdır.
- Devredenin alacağın varlığı ve borçlunun ödeme gücüne ilişkin garanti sorumluluğu düzenlenmelidir.
- Dava veya icra dosyasındaki alacak devrediliyorsa dosyaya bildirim ve taraf sıfatı ayrıca incelenmelidir.
- Devir, alacağın zamanaşımı süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz.
- Vergi, damga vergisi, muhasebe ve kişisel veri sonuçları işlem özelinde kontrol edilmelidir.
Devir belgesinin yazılı olması tek başına alacağın tahsil edilebilir olduğunu garanti etmez. Asıl sözleşme, borçlunun savunmaları, teminatlar, zamanaşımı ve önceki devirler birlikte değerlendirilmelidir.
Sözleşme İncelemesi İçin Randevu Al İletişime GeçSözleşmenin işlem özelinde hazırlanması veya incelenmesi hakkında sözleşme hukuku hizmetleri ve alacağın icra yoluyla tahsili hakkında icra ve alacak takibi sayfaları incelenebilir.
Kaynakça
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; özellikle madde 12–15 ve 183–194.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; görev, yetki, ispat ve dava konusunun devrine ilişkin hükümler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk hükümleri.
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun.
- Mevzuat ve canlı sitemap kontrol tarihi: 25 Ağustos 2026.
Alacağın Devri ve Alacak Temlik Sözleşmesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Alacağın devri nedir?
Alacağın devri, bir alacak hakkının önceki alacaklı tarafından başka bir kişiye geçirilmesidir. Devir sonucunda borçlu değişmez; borcun ödenmesini isteme yetkisi yeni alacaklıya geçer.
Alacağın devri ile alacağın temliki aynı şey midir?
Evet. Temlik, alacağın devri için uygulamada kullanılan eski ve yaygın terimdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu alacağın devri ifadesini kullanmaktadır.
Alacağın devri için borçlunun onayı gerekir mi?
Kural olarak hayır. Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını almadan alacağını üçüncü kişiye devredebilir.
Alacağın devri sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?
Evet. TBK 184 uyarınca iradi alacağın devrinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması gerekir. Sözlü devir kural olarak alacağı devralana geçirmez.
Alacağın devri sözleşmesinin noterde yapılması zorunlu mu?
Genel alacak devrinde noter zorunlu değildir ve adi yazılı şekil yeterli olabilir. Ancak özel mevzuat, asıl sözleşme veya devredilen hakkın niteliği daha ağır bir şekil şartı getirebilir.
Güvenli elektronik imzayla alacak devri yapılabilir mi?
Güvenli elektronik imza, TBK'nın yazılı şekle ilişkin genel hükümleri kapsamında el yazısı imzanın hukuki sonuçlarını doğurabilir. Bununla birlikte devredilen alacağa ilişkin özel şekil hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Alacağın devri borçluya bildirilmezse ne olur?
Bildirim devrin geçerlilik şartı değildir. Ancak devir borçluya bildirilmezse borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulabilir. Bu nedenle bildirimin ispatlanabilir biçimde yapılması önemlidir.
Borçlu alacağı devralan kişiye karşı itiraz edebilir mi?
Evet. Borçlu, devri öğrendiği sırada önceki alacaklıya karşı sahip olduğu ödeme, geçersizlik, zamanaşımı, eksik ifa, takas ve benzeri savunmaları kural olarak yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir.
Hangi alacaklar devredilemez?
Kanunun devrini yasakladığı, asıl sözleşmede devredilemeyeceği kararlaştırılan veya alacaklının kişiliğine sıkı biçimde bağlı olan alacaklar devredilemeyebilir. Özel mevzuat ve asıl sözleşme ayrıca incelenmelidir.
Gelecekte doğacak bir alacak devredilebilir mi?
Gelecekte doğacak alacak, kaynağı, borçlusu ve kapsamı yeterince belirlenebilir olmak ve kanuni sınırlara aykırı olmamak koşuluyla devre konu olabilir. Sınırsız ve belirsiz devirler geçerlilik sorunu doğurabilir.
Alacağın yalnızca bir kısmı devredilebilir mi?
Alacak bölünebilir nitelikteyse ve kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmuyorsa alacağın belirli bir kısmı devredilebilir. Devredilen miktarın sözleşmede açıkça gösterilmesi gerekir.
Faiz ve teminatlar alacağı devralana geçer mi?
Devredenin kişiliğine özgü olmayan bağlı haklar ve öncelik hakları kural olarak devralana geçer. İşlemiş faizler de devredilmiş sayılır. Rehin, ipotek, kefalet ve diğer teminatların durumu özel mevzuatıyla birlikte incelenmelidir.
Devreden borçlunun ödeme yapacağını garanti eder mi?
Alacak bir karşı edim karşılığında devredilmişse TBK 191 uyarınca devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti etmiş olur. Tarafların sözleşmedeki özel düzenlemeleri ayrıca değerlendirilir.
İcra takibindeki alacak devredilebilir mi?
Devri engelleyen özel bir durum yoksa icra takibine konulmuş alacak devredilebilir. Devir belgesinin dosyaya sunulması, takip yetkisi, kısmi devir ve borçlunun itirazları ayrıca değerlendirilmelidir.
Alacağın devri zamanaşımını yeniden başlatır mı?
Hayır. Devir kural olarak zamanaşımı süresini yeniden başlatmaz. Devralan, alacağı mevcut hukuki durumu ve kalan zamanaşımı süresiyle birlikte kazanır.
Alacağın devri ile borcun üstlenilmesi arasındaki fark nedir?
Alacağın devrinde alacaklı değişir ve borçlunun rızası kural olarak aranmaz. Borcun üstlenilmesinde ise borçlu değişir; önceki borçlunun borçtan kurtulması için alacaklının kabulü gerekir.
Alacağın devrinden doğan davada görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme alacağın kaynağına ve tarafların sıfatına göre değişir. Genel uyuşmazlıklarda asliye hukuk, ticari davalarda asliye ticaret, tüketici işlemlerinde tüketici ve iş ilişkilerinde iş mahkemesi görevli olabilir.
İlginizi Çekebilecek Yazılarımıza Göz Atın
Tüm İcra ve Borç Hukuku yazıları
Borca İtiraz Dilekçesi 2026
Borca itiraz dilekçesi 2026 rehberi: ödeme emrine itiraz süresi, dilekçe örneği, imzaya itiraz, faiz...
Sözleşme İmzalamadan Önce Kontrol Edilmesi Gereken 10 Madde
Sözleşme imzalamadan önce taraf, yetki, bedel, süre, fesih, cezai şart ve şekil şartı gibi kritik m...
6100 Sayılı HMK: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Nedir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) nedir? HMK açılımı, dava şartları, görev, yetki, dilekçe...
Usulsüz Tebligat Nedeniyle Şikayet Dilekçesi 2026
2026 usulsüz tebligat nedeniyle şikayet dilekçesi nasıl hazırlanır? Süreler, haklarınız ve başvuru s...