SAHTE KİRA SÖZLEŞMESİ SUÇU 2026

SAHTE KİRA SÖZLEŞMESİ SUÇU 2026

 

Kiracının İmzalamadığı Kira Sözleşmesine Dayanılarak İcra Takibi Yapılması: Özel Evrakta Sahtecilik mi, Güveni Kötüye Kullanma mı?

Kira ilişkilerinde uygulamada sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri, kiracının imzalamadığı bir kira sözleşmesine dayanılarak icra takibi başlatılması veya tahliye talep edilmesidir.

Bu durum özellikle;

  • kiracının yerine başka bir kişinin sözleşmeyi imzalaması,

  • emlakçı, avukat veya üçüncü bir kişinin kiracı adına imza atması,

  • sonradan kira sözleşmesine imza eklenmesi

gibi durumlarda ortaya çıkmaktadır.

Bu tür durumlarda Türk Ceza Kanunu bakımından suçun niteliği, olayın oluş şekline göre değişmektedir.


1. Kiracı Adına Başkası İmza Atmışsa: Özel Evrakta Sahtecilik Suçu

Bir kira sözleşmesinde kiracı adına yetkisiz bir kişi tarafından imza atılması, Türk Ceza Kanunu kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir.

Türk Ceza Kanunu m.207

“Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte olduğunu bilerek kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Kiracı tarafından imzalanmamış bir sözleşmenin:

  • icra takibine konulması

  • tahliye davasına dayanak yapılması

  • kira borcu talebinde kullanılması

halinde bu belge aldatma kabiliyeti bulunan sahte özel belge niteliği kazanır.

Bu durumda suç;

  • sözleşmeyi sahte olarak düzenleyen kişi

  • bu belgeyi icra takibinde kullanan kişi

bakımından oluşabilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri kararlarında, sahte kira sözleşmesine dayanılarak icra takibi yapılmasının özel belgede sahtecilik suçunun kullanma unsurunu oluşturabileceği kabul edilmektedir.

Örneğin:

 Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Sahte kira sözleşmesinin icra takibinde kullanılması halinde, belgenin kullanılması suretiyle özel evrakta sahtecilik suçunun oluşabileceği kabul edilmektedir.


2. Kiracı İmzalamadı Ancak İmza Yetkisi Varsa: Güveni Kötüye Kullanma Suçu

Bazı durumlarda kira sözleşmesi kiracı tarafından imzalanmamış olsa da;

  • kiracı emlakçıya veya üçüncü kişiye güvenerek işlem yaptırmış olabilir

  • boş sözleşme bırakılmış olabilir

  • sözleşmenin sonradan doldurulması söz konusu olabilir.

Bu durumda imzayı atan kişi sahtecilik değil, kendisine bırakılan belgeyi amacına aykırı kullanmış olabilir.

 Türk Ceza Kanunu m.155 – Güveni Kötüye Kullanma

“Başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere kendisine teslim edilen malı, kendisinin veya başkasının yararına olarak tasarruf eden kişi güveni kötüye kullanma suçunu işlemiş olur.”

Bu suç özellikle şu durumlarda gündeme gelir:

  • kiracı tarafından emlakçıya verilen imzalı boş sözleşmenin doldurulması

  • kira bedelinin sonradan değiştirilmesi

  • kiracı aleyhine ek şartlar eklenmesi

  • bu belgeye dayanarak icra takibi yapılması.

 Yargıtay uygulamasında, failin belgeyi düzenleme yetkisi bulunmasına rağmen yetkisini kötüye kullanması halinde sahtecilik değil güveni kötüye kullanma suçu oluşabileceği kabul edilmektedir.


3. Sahte Kira Sözleşmesi ile İcra Takibi Başlatılması

Uygulamada sık görülen bir diğer durum ise sahte kira sözleşmesi ile:

  • ilamsız icra takibi

  • tahliye talepli takip

  • kira alacağı takibi

başlatılmasıdır.

Bu durumda:

1️⃣ Sahte belge kullanıldığı için özel evrakta sahtecilik
2️⃣ Haksız takip nedeniyle tazminat sorumluluğu
3️⃣ Kötü niyetli takip nedeniyle icra inkar tazminatı

gündeme gelebilir.

Ayrıca kiracı;

  • menfi tespit davası

  • şikayet

  • ceza soruşturması

yollarına başvurabilir.


4. Emlakçı veya Avukatın İmza Atması Halinde Sorumluluk

Kiracı adına emlakçı, danışman veya üçüncü kişinin imza atması, kiracı tarafından verilmiş açık bir yetki bulunmadığı sürece hukuken geçerli değildir.

Bu durumda:

  • kira sözleşmesi kiracı yönünden bağlayıcı olmaz

  • icra takibi haksız takip niteliği kazanabilir

  • ceza sorumluluğu doğabilir.

Özellikle sözleşmenin kiracı adına imzalandığı izlenimi yaratılması, aldatma kabiliyeti bulunduğu için sahtecilik suçunun tipik unsurunu oluşturabilir.


Sonuç

Kiracının imzalamadığı kira sözleşmesine dayanılarak icra takibi yapılması durumunda suçun niteliği, olayın özelliklerine göre değişmektedir.

Genel olarak:

  • Kiracı adına yetkisiz imza atılmasıÖzel Evrakta Sahtecilik (TCK 207)

  • Kiracı tarafından bırakılan belge veya yetkinin kötüye kullanılması → Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155)

Her iki durumda da mağdur kiracı;

  • ceza şikayetinde bulunabilir

  • icra takibine itiraz edebilir (İMZAYA İTİRAZ)

  • menfi tespit davası açabilir.


Kaynaklar

  • Türk Ceza Kanunu m.207 (Özel Belgede Sahtecilik)

  • Türk Ceza Kanunu m.155 (Güveni Kötüye Kullanma)

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararları (sahte kira sözleşmesi ve icra takibi)

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları (özel belge kullanma suçu)

 

Güveni Kötüye Kullanma Suçu

TCK Madde 155

(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.[70]

(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(3) (Ek:24/12/2025-7571/18 md.) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.

 

TCK 207:

“(1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.’’

SAHTE KİRA SÖZLEŞMESİ SUÇ DUYURUSU DİLEKÇE ÖRNEĞİ

      BÜYÜKÇEKMECE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA 

MÜŞTEKİ                             : ................................................

VEKİLİ                                : AV. Zeynep ALBAY   .............................................
                                                Turgut Özal Mah. 99.Sokak No.2 Daire:220 Esenyurt/İstanbul


ŞÜPHELİ                              :...........................................

KONU                                   :Müvekkile karşı şüpheli tarafından gerçekleştirilen, Türk Ceza Kanunu’nun 207. maddesinde düzenlenen Özel Evrakta Sahtecilik, 155. maddesinde düzenlenen Güveni Kötüye Kullanma  nedeniyle, şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yürütülerek kamu davası açılmasına karar verilmesi talebimizi içeren suç duyurusu dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

SUÇ TARİHİ                        :1.11.2025


                                                             AÇIKLAMALAR

Müvekkil, 01.11.2024 tarihinde emlakçılık faaliyeti yürüten, yukarıda iletişim ve IBAN bilgileri yer alan .........................isimli şüpheli aracılığıyla; ....................................Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan, maliki ...........................olan taşınmazı kiralamak amacıyla taraflarla aylık 22.000 TL bedel üzerinden, 6 aylık peşin ödeme şeklinde anlaşmaya varmıştır. Müvekkil, ev sahibi N.................... ile bu şartlar çerçevesinde uzlaşma sağlandığını düşünerek, emlakçı sıfatıyla aracılık eden ...............................ya ödemeleri gerçekleştirmiştir. İlgili ödeme dekontları dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.(EK-1)

Ancak kira sözleşmesinin hazırlanması ve taraflarca onaylanması sürecinde aracı konumunda bulunan emlakçı...................................... ev sahibine müvekkil ile aylık 24.000 TL bedel üzerinden anlaşıldığını beyan ederek ev sahibini yanıltmış, müvekkilden toplu şekilde tahsil ettiği kira bedellerini şahsi tasarrufuna geçirmiştir. Şüpheli ................................, ev sahibine aylık 24.000 TL üzerinden kira bedeli kararlaştırıldığını belirtmesine rağmen, müvekkilin yaptığı 22.000 TL tutarındaki aylık ödemeleri eksik ödeme gibi göstererek her ay 2.000 TL’lik fark yaratmıştır.

Ev sahibi ...................., emlakçı .......................tarafından aylık 24.000 TL bedelli sahte imzalı kira sözleşmesi düzenlendiğini bilerek müvekkil aleyhine 2.000 TL’lik aylık kira farkı iddiasıyla tahliye talepli icra takibi başlatmıştır. Anılan icra takibine ilişkin tüm belgeler dilekçemiz ekinde sunulmuştur.(EK-2)

Öte yandan, müvekkil adına sahte imza atılmak suretiyle düzenlenen 24.000 TL bedelli kira sözleşmesi dilekçemiz ekinde yer almakta olup; müvekkilin gerçek imzasını taşıyan 22.000 TL bedelli kira sözleşmesi ile sahte kira sözleşmesi üzerindeki imzalar arasındaki bariz ve açık farklılık, herhangi bir teknik incelemeye dahi gerek olmaksızın izahtan varestedir. Sahte imza ve sahte belge düzenlenmesi neticesinde müvekkil, gerçekte borçlu olmadığı bir kira farkı nedeniyle ev sahibi karşısında borçlu duruma düşürülmüştür.

Müvekkilin eşinin hasta olması sebebiyle, emlakçı tarafından atılan sahte imza ve düzenlenen sahte belge sonucunda müvekkil ailesi, kış aylarında tahliye edilerek evsiz kalma riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır.

TCK’nın “Özel Belgede Sahtecilik” başlığını taşıyan 207. maddesi;

“Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

TCK Madde 278
(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Güveni Kötüye Kullanma Nedir? (TCK 155)
Güveni kötüye kullanma, muhafazası veya belirli bir şekilde kullanılması için kendisine zilyetliği devredilen malı devralan şahsın, zilyetliğin devri amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına olarak malı kullanması veya zilyetliğin devri olgusunu inkar etmesidir. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, zilyetliği devreden ile devralan arasında mevcut olan hizmet ilişkisinin kötüye kullanılması suretiyle güveni kötüye kullanma suçu işlenmesi halinde meydana gelir. Güveni kötüye kullanma suçu, emniyeti suiistimal suçu olarak da adlandırılmaktadır.

Güveni kötüye kullanma suçu (emniyeti suistimal suçu) beş farklı şekilde meydana gelebilir:

Zilyetliğin devir amacı dışında kullanılması şeklindeki basit güveni kötüye kullanma suçu (TCK md. 155/1),

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK md. 155/2),

Meslek veya sanat nedeniyle emniyeti suistimal (TCK md. 155/2),

Ticaret sebebiyle güveni kötüye kullanma (TCK md. 155/2),

Başkasının mallarını yönetmek yetkisi çerçevesinde tevdi ve teslim edilen mallar ile ilgili emniyeti suistimal (TCK md. 155/2).

15. Ceza Dairesi         2021/810 E.  ,  2021/1337 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1) Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ;TCK 155/2, 62, 50, 52 maddeleri gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı)2) Özel belgede sahtecilik suçundan; TCK 207/1, 62, 50, 52 maddeleri gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı)


Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında her iki suçtan da mahkumiyet hükümleri kurulmuş olup özel belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olması ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun hükümden sonra 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 26. maddesiyle uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle bu suç yönünden sanıkların eylemlerinin uzlaştırma kapsamında olduğu, ancak müştekinin hâlihazırda yurt dışında Almanya ülkesinde yaşadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/6. maddesi ve bu maddeyle aynı doğrultuda düzenleme içeren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 7/12 ve 31/7. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yasal olarak yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar ile yurtdışında yaşayan ve tatil için ülkeye gelen müşteki arasında araç kiralanması konusunda sözleşme yapıldığı, sözleşme yapılırken sanıklardan... tarafından bu sırada faaliyette bulunmayan Myra Rent A Car firmasına ait sözleşme belgesinin kullanıldığı, diğer sanıkların da bundan bilgi sahibi olduğu, aracın iadesi sırasında geri verilmek üzere müştekiden 200 Euro güvence bedeli alındığı, ancak aracın teslimi sırasında bu güvence bedelinin elden verilemeyeceği ve banka aracılığıyla gönderilebileceği söylendiği halde, daha sonra araçta hasar olduğu belirtilerek güvence bedelinin müştekiye
iade edilmediği ve böylece sanıkların kendilerine ait olmayan kira sözleşmesini kullanarak özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri gibi, müştekinin rızası ile verdiği güvence parasını kendisine iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanıkların savunmaları, müşteki ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamından, atılı suçların sübut bulduğuna yönelik mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin, eksik araştırma ile hüküm verildiğine ve müsnet suçların unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 15/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


HUKUKİ NEDENLER: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve İlgili Yasal Mevzuat

HUKUKİ DELİLLER : Sahte kira sözleşmesi, gerçek kira sözleşmesi, icra takibine konu ödeme emri, mesaj kayıtları ve sair hukuki deliller ...................................ile müvekkilin eşi arasındaki mesaj ekran görüntüleri.

SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda izah olunan nedenlerle ve re’sen gözetilecek sair hususlar uyarınca,

1)Dilekçemize ek olarak sunulacak belgelerden anlaşılacağı üzere ,bilirkişi imza tespitinin ardından  Özel Evrakta Sahtecilik, Güveni Kötüye Kullanma  suçları başta olmak üzere, re’sen tespit edilecek deliller doğrultusunda şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yürütülerek ilgili suçlardan kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.26.12.2025


        


                                                                                                                             MÜŞTEKİ VEKİLİ
                                                                                                                           AV. ZEYNEP ALBAY
                                                                                                                                 (E-imzalıdır)


DİLEKÇE EKLERİ :
1)Ekran görüntüleri

Kiracının İmzalamadığı Kira Sözleşmesiyle İcra ve Tahliye: Sahtecilik mi, Güveni Kötüye Kullanma mı?

Kiracının imzalamadığı bir kira sözleşmesine dayanılarak eksik kira alacağının icraya konulması veya tahliye talep edilmesi, hem icra hukuku hem ceza hukuku bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Olayın oluş şekline göre özel belgede sahtecilik, açığa imzanın kötüye kullanılması veya güveni kötüye kullanma suçları gündeme gelebilir.

1. Hukuki Çerçeve

Uygulamada kimi zaman kiracının hiç imzalamadığı bir kira sözleşmesi, kiracı adına üçüncü bir kişi tarafından imzalanmış gibi gösterilebilmekte; kimi zaman da imzalı boş veya eksik doldurulmuş bir belge sonradan kira sözleşmesi haline getirilerek kiracı aleyhine kullanılabilmektedir. Bu tür belgelerin daha sonra eksik kira alacağı iddiasıyla icra takibine konu edilmesi veya tahliye talebine dayanak yapılması, yalnızca özel hukuk uyuşmazlığı değil, aynı zamanda ceza hukuku bakımından da değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Önemli ayrım: Kiracının hiç imza atmadığı olaylar ile kiracının imzalı fakat boş bir belgeyi belirli bir amaçla teslim ettiği olaylar aynı değildir. Suç tipinin doğru tespiti, soruşturmanın ve davanın kaderini doğrudan etkiler.

2. Kiracı Adına Başkasının İmza Atması Halinde: Özel Belgede Sahtecilik

Kira sözleşmesi özel belge niteliğindedir. Kiracı adına gerçekte yetkisi bulunmayan bir kişinin imza atması, yahut kiracının hiç imzalamadığı bir sözleşmenin sanki bizzat kiracı tarafından imzalanmış gibi kullanılması halinde, somut olayın özelliklerine göre TCK m.207 kapsamında özel belgede sahtecilik gündeme gelir.

Burada yalnızca sahte belgenin düzenlenmesi değil, aynı zamanda bu belgenin kullanılması da önemlidir. Belgenin icra dosyasına sunulması, tahliye talebine dayanak yapılması veya kira alacağının ispat aracı olarak ileri sürülmesi, ceza hukuku bakımından kullanma unsurunun tartışılmasına yol açabilir.

Özel belgede sahtecilik ihtimalinin güçlendiği örnekler

  • Kiracının hiç görmediği bir kira sözleşmesinde adına atılmış imza bulunması
  • Emlakçı, danışman, avukat veya yakın tarafından yetkisiz şekilde kiracı adına imza atılması
  • İmza taklidiyle oluşturulan sözleşmenin icraya konulması
  • Mevcut kira sözleşmesine sonradan kira bedeli, tahliye taahhüdü veya ek şart eklenmesi

3. İmzalı Boş Kâğıt veya Eksik Belge Sonradan Doldurulmuşsa: Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması

Kiracının bizzat imza attığı ancak içeriği boş, kısmen boş veya sonradan doldurulmak üzere teslim edilmiş bir kâğıt varsa, burada çoğu zaman doğrudan sahtecilikten önce TCK m.209 açığa imzanın kötüye kullanılması tartışılır.

Özellikle uygulamada emlak ofislerinde veya kira ilişkisi kurulurken “sonra doldururuz”, “standart form” ya da “formaliteden imza” denilerek alınan imzalı belgelerin, sonradan yüksek kira bedeli, farklı başlangıç tarihi, farklı depozito miktarı veya ek yükümlülüklerle doldurulması bu kapsama girebilir.

Pratik ayrım: “Kiracı hiç imzalamadı” diyorsanız ağırlık merkezi TCK 207’ye, “kiracı imzaladı ama boş/eksik belge sonradan amaca aykırı dolduruldu” diyorsanız TCK 209’a yaklaşılır.

4. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Hangi Hallerde Gündeme Gelebilir?

Her olay otomatik olarak sahtecilik değildir. Bazı dosyalarda belge, para, tahsilat yetkisi veya işlem yapma imkânı güven ilişkisi içinde belirli bir amaçla teslim edilmiş olabilir. Emlakçıya, vekile veya başka bir üçüncü kişiye yalnızca kira ilişkisini kurmak, tahsilat yapmak ya da belirli bir belgeyi muhafaza etmek için verilen yetkinin, mağdur aleyhine ve teslim amacına aykırı biçimde kullanılması halinde TCK m.155 güveni kötüye kullanma da ayrıca tartışılabilir.

Ancak burada her olayda mutlaka TCK 155 uygulanır denilemez. Somut olayda belgenin niteliği, teslim amacı, imzanın aidiyeti, belgenin sonradan değiştirilip değiştirilmediği ve failin kullanım şekli birlikte değerlendirilmelidir.

5. Sahte veya Yetkisiz Düzenlenmiş Kira Sözleşmesiyle İcra ve Tahliye Süreci

Kiracının imzalamadığı bir kira sözleşmesiyle eksik kira alacağı talep edilmesi, ilamsız icra takibi başlatılması veya tahliye istenmesi halinde, kiracı bakımından hem savunma hem de başvuru imkânları doğar.

Kiracının başvurabileceği başlıca yollar

  • İcra takibine süresinde itiraz edilmesi
  • İmzanın kiracıya ait olmadığının açıkça ileri sürülmesi
  • Gerekirse menfi tespit davası açılması
  • Belgenin incelenmesi için imza incelemesi talep edilmesi
  • Olayın niteliğine göre savcılığa suç duyurusunda bulunulması
  • Haksız tahliye baskısı doğmuşsa zararların ayrıca değerlendirilmesi

6. Hangi Deliller Toplanmalıdır?

Bu tür dosyalarda sonuca giden en önemli unsur, olayın nasıl kurulduğunu gösteren delillerdir. Özellikle aşağıdaki deliller çoğu zaman belirleyici olur:

  • Gerçek kira ilişkisinin başlangıcını gösteren banka dekontları
  • WhatsApp yazışmaları, e-posta içerikleri ve mesaj kayıtları
  • Emlakçı veya aracı kişiyle yapılan görüşmeler
  • Önceki kira sözleşmeleri ve aynı taşınmaza ilişkin eski belgeler
  • İmza örnekleri ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi
  • Takibe konu belgenin aslının getirtilmesi
  • Belgede sonradan ekleme veya tahrifat olup olmadığının incelenmesi

Uygulama notu: “Bu benim imzam değil” savunması ile “imza benim ama metin sonradan dolduruldu” savunması birbirinden farklıdır. Dilekçelerde bu ayrımın net kurulması gerekir.

7. Sonuç

Kiracının imzalamadığı kira sözleşmesine dayanılarak eksik kira alacağının icraya konulması veya tahliye talep edilmesi, sıradan bir kira uyuşmazlığı olarak görülmemelidir. Olayın özelliğine göre kiracı adına yetkisiz imza atılması halinde özel belgede sahtecilik; imzalı boş veya eksik belgenin amaca aykırı doldurulması halinde açığa imzanın kötüye kullanılması; teslim edilen yetki, para veya evrakın güven ilişkisine aykırı kullanılması halinde ise güveni kötüye kullanma gündeme gelebilir.

8. Sık Sorulan Sorular

Kiracının imzalamadığı kira sözleşmesi geçerli olur mu?

Kiracı adına açık yetki olmadan üçüncü kişi tarafından imzalanan kira sözleşmesi, kiracı yönünden ciddi geçerlilik ve ispat sorunları doğurur.

Emlakçı kiracı adına imza atabilir mi?

Ancak açık ve ispatlanabilir bir temsil yetkisi varsa bu tartışılabilir. Aksi halde kiracı adına atılan imza ceza hukuku bakımından sonuç doğurabilir.

Sahte kira sözleşmesiyle tahliye istenirse ne yapılmalıdır?

Süreler kaçırılmadan icra dosyasına itiraz edilmeli, imza itirazı ve belgenin gerçek dışılığı açıkça belirtilmeli, gerekiyorsa savcılık şikâyeti değerlendirilmelidir.

Kaynaklar

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.155, m.207, m.209
  • İcra ve İflas Kanunu’nda kira alacağı ve tahliye takibine ilişkin hükümler
  • Somut olaya göre değerlendirilmesi gereken Yargıtay içtihatları

Sahte Kira Sözleşmesi, İcra Takibi ve Tahliye Sürecinde Hukuki Destek

Kiracının imzalamadığı bir sözleşmeye dayanılarak icra takibi başlatılmışsa veya tahliye baskısı oluşturulmuşsa, dosyanın delil yapısı ve başvuru yolları somut olay özelinde birlikte değerlendirilmelidir.

İletişime Geçin

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Her somut olayın özellikleri farklı olduğundan, uzman değerlendirmesi alınması önemlidir.

Telefon
WhatsApp
İnstagram
Telegram