Ağır Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Suçlar ve Davalar
Ağır ceza mahkemeleri; kanunda açıkça bu mahkemeye bırakılan suçlar ile kural olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçları yargılayan ilk derece ceza mahkemeleridir. Bir fiilin toplumda ağır veya dikkat çekici görülmesi, davanın mutlaka ağır ceza mahkemesinde açılacağı anlamına gelmez. Görev, suçun kanundaki düzenleniş biçimine ve 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre belirlenir.
Yağma, irtikâp, kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği ve hileli iflas suçları; kanunda doğrudan sayıldıkları için ağır ceza mahkemesinde görülür. Bunların yanında ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya kanundaki temel biçiminin üst sınırı on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar ile terör ve devlet güvenliğine karşı belirli suçlar da ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır. Özel kanunlardaki görev hükümleri saklıdır.
Ağır Ceza Mahkemesi Nedir?
Ağır ceza mahkemesi, adli yargı içerisindeki ilk derece ceza mahkemelerinden biridir. Bir başkan ve iki üyeden oluşan heyetle çalışır. Duruşmalarda Cumhuriyet savcısı da bulunur. Hüküm ve duruşmada verilecek kararlar, kanunda ayrıca bir düzenleme bulunmadıkça heyet tarafından müzakere edilerek alınır.
Ağır ceza mahkemesinin görevi esas olarak 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesinde düzenlenmiştir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen ceza davaları ise özel bir görev hükmü bulunmadığı sürece asliye ceza mahkemesinde görülür.
İki mahkeme arasındaki ayrımın ayrıntıları için asliye ceza mahkemesinin görevine giren suçlar başlıklı rehber incelenebilir.
Ağır Ceza Mahkemesinin Görevi Nasıl Belirlenir?
Ağır ceza mahkemesinin görevi üç temel yoldan belirlenebilir:
- Suçun kanunda açıkça sayılması: Kanuni cezanın üst sınırından bağımsız olarak bazı suçlar doğrudan ağır ceza mahkemesinin görevine verilmiştir.
- Yaptırımın türü veya üst sınırı: Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya üst sınırı on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür.
- Özel görev hükmü: Terörle Mücadele Kanunu veya başka bir özel kanun, belirli suçlar yönünden ayrıca ağır ceza mahkemesini görevlendirebilir.
Kanundaki genel ölçüt, hapis cezasının üst sınırının on yıldan fazla olmasıdır. Üst sınırı tam on yıl olan bir suç, yalnızca bu ölçüte dayanılarak ağır ceza mahkemesinin görevine girmez. Ancak suç 5235 sayılı Kanun’da ayrıca sayılmışsa veya özel bir görev hükmü varsa ağır ceza mahkemesinde görülebilir.
Kanunda Açıkça Sayılan Ağır Ceza Suçları
5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde bazı suçlar isimleri ve Türk Ceza Kanunu madde numaralarıyla doğrudan belirtilmiştir. Güncel düzenlemeye göre bunlar şunlardır:
| Suç | Kanuni dayanak | Önemli ayrım |
|---|---|---|
| Yağma | TCK 148 ve ilgili nitelikli hâller | Kanunda doğrudan sayıldığı için ağır ceza mahkemesinde görülür. |
| İrtikâp | TCK 250/1 ve 250/2 | İcbar ve ikna suretiyle irtikâp doğrudan sayılmıştır. |
| Kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği | TCK 204/2 | Kamu görevlisi olmayan kişinin TCK 204/1 kapsamındaki fiili kural olarak asliye ceza mahkemesindedir. |
| Hileli iflas | TCK 161 | Kanuni ceza ölçütünden bağımsız biçimde ayrıca sayılmıştır. |
Resmî belgenin niteliği, failin kamu görevlisi olup olmadığı ve fiilin göreviyle bağlantısı, görevli mahkemeyi değiştirebilir. Bu ayrım hakkında resmî belgede sahtecilik suçu rehberinden ayrıntılı bilgi alınabilir.
Ceza Sınırına Göre Ağır Ceza Mahkemesinde Görülebilen Suçlar
Bir suç 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde adıyla sayılmamış olsa bile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa ağır ceza mahkemesinin görevine girebilir. Suçun temel ve nitelikli biçimleri ayrı yaptırımlara bağlanmışsa isnat edilen kanuni biçim dikkatle incelenmelidir.
Bu kapsamda ağır ceza mahkemesinde görülebilecek başlıca suç örnekleri şunlardır:
- Kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürme,
- Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın görev ölçütünü karşılayan biçimleri,
- Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarının ağır cezayı gerektiren biçimleri,
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
- İnsan ticareti,
- İşkence suçunun ceza üst sınırı itibarıyla ağır cezanın görevine giren biçimleri,
- Birden fazla kişinin ölümüne veya bir kişinin ölümüyle birlikte yaralanmaya neden olan taksirli fiiller,
- Özel kanunlarda ağır ceza mahkemesine bırakılan diğer suçlar.
Bu liste örnek niteliğindedir. Aynı suç başlığı altında düzenlenen farklı fıkralar farklı ceza aralıkları içerdiğinden görevli mahkeme, yalnızca suçun gündelik adı üzerinden belirlenmemelidir. Örneğin TCK 85/1 kapsamındaki tek kişinin taksirle öldürülmesi ile TCK 85/2 kapsamındaki birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma hâli aynı görev sonucunu doğurmayabilir.
Bu suçun unsurları ve ayrımı hakkında taksirle öldürme suçu ve cezası başlıklı içerikten bilgi alınabilir.
Devlet Güvenliği ve Terör Suçları
Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci bölümlerinde düzenlenen; devletin güvenliğine, anayasal düzene, millî savunmaya ve devlet sırlarına karşı belirli suçlar ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır.
Bununla birlikte TCK 318, 319, 324, 325 ve 332. maddelerdeki suçlar, 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki bu toplu görev hükmünün dışında bırakılmıştır. Ayrıca Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda özel görev ve yargılama hükümleri uygulanabilir.
Suçun terör suçu veya terör amacıyla işlenen suç niteliğinde olup olmadığı yalnızca isnadın adına göre değil, özel kanundaki şartlara ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Nitelikli Dolandırıcılık Artık Hangi Mahkemede Görülür?
7571 sayılı Kanun ile “nitelikli dolandırıcılık” ibaresi 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinden çıkarılmıştır. Bu nedenle değişiklikten sonra açılan TCK 158 kapsamındaki davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Eski tarihli kaynaklarda nitelikli dolandırıcılığın doğrudan ağır ceza mahkemesinde görüldüğünün yazması güncel düzenlemeyi yansıtmayabilir.
Görev belirlenirken cezayı artıran nedenler hesaba katılmadığından, nitelikli dolandırıcılığın belirli bir olayda daha yüksek cezayı gerektirmesi tek başına davayı ağır ceza mahkemesine taşımaz. Ancak başka bir suçla bağlantı, özel görev hükmü veya farklı hukuki nitelendirme ayrıca değerlendirilmelidir.
Değişikliğin yürürlüğe girdiği 25 Aralık 2025 tarihinde ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan veya kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar için geçiş hükmü getirilmiştir. Bu dosyalar, sırf yeni görev düzenlemesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmeden veya hüküm bozulmadan önceki görev kurallarına göre sonuçlandırılır.
Anayasa Mahkemesi de 13 Mayıs 2026 tarihli, E.2026/10 ve K.2026/111 sayılı kararıyla nitelikli dolandırıcılığın ağır ceza mahkemesinin açık görev listesinden çıkarılmasına yönelik iptal talebini reddetmiştir. Karar 7 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Görev Belirlenirken Ceza Artırımları Dikkate Alınır mı?
5235 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre mahkemelerin görevi belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler dikkate alınmaksızın kanunda suç için öngörülen cezanın üst sınırı esas alınır. Bu nedenle teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik veya takdiri indirim hükümleri üzerinden görev belirlenmez.
Buna karşılık fiilin başka bir suç tipini ya da suçun cezası ayrı biçimde düzenlenmiş nitelikli hâlini oluşturması, uygulanacak kanun maddesini ve dolayısıyla görevli mahkemeyi değiştirebilir. İddianamede gösterilen olaylar ile uygulanması istenen kanun maddelerinin birlikte incelenmesi gerekir.
Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemesi Arasındaki Farklar
| Karşılaştırma | Ağır ceza mahkemesi | Asliye ceza mahkemesi |
|---|---|---|
| Mahkeme yapısı | Bir başkan ve iki üyeden oluşan heyetle yargılama yapar. | Kural olarak tek hâkimlidir. |
| Genel ceza ölçütü | Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya üst sınırı on yıldan fazla hapis. | Özel olarak başka mahkemeye bırakılmayan diğer suçlar. |
| Açıkça sayılan suçlar | Yağma, irtikâp, TCK 204/2 ve hileli iflas gibi suçlar. | Ağır cezanın veya özel mahkemenin görevine girmeyen suçlar. |
| Basit yargılama | Ağır cezalık suçlarda uygulanmaz. | CMK 251’deki ceza sınırı ve diğer şartlar varsa uygulanabilir. |
Ağır Ceza Davası Nasıl İlerler?
- Soruşturma: Cumhuriyet savcısı delilleri toplar; şüphelinin lehine ve aleyhine olan hususları araştırır. Gerekli hâllerde sulh ceza hâkimliğinden koruma tedbiri talep edilebilir.
- İddianame: Savcı yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa görevli ve yetkili ağır ceza mahkemesine hitaben iddianame düzenler.
- İddianamenin incelenmesi: Mahkeme iddianamenin CMK 170’teki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirir. Kabul kararıyla kamu davası açılır ve kovuşturma başlar.
- Duruşma hazırlığı: Duruşma günü belirlenir; sanık, müdafi, mağdur, katılan ve tanıklar çağrılır. İlgili belge ve kayıtların getirtilmesine karar verilebilir.
- Delillerin tartışılması: Sanığın sorgusu yapılır, tanıklar ve bilirkişiler dinlenebilir, dijital ve fiziki deliller incelenir.
- Hüküm ve kanun yolu: Savunma ve son sözün ardından mahkeme beraat, mahkûmiyet veya CMK’de düzenlenen diğer karar türlerinden birini verebilir. Karara karşı şartları varsa istinaf ve devamında temyiz yollarına başvurulabilir.
Ağır Ceza Davalarında Kullanılabilecek Deliller
Deliller isnat edilen suça göre değişir. Ağır ceza yargılamasında incelenebilecek başlıca deliller arasında şunlar bulunur:
- Mağdur, müşteki, sanık ve tanık beyanları,
- Kamera görüntüleri, HTS ve baz istasyonu kayıtları,
- Adli tıp, kriminal ve bilirkişi raporları,
- Arama ve elkoyma işlemleri sonucunda elde edilen eşyalar,
- Banka, şirket, muhasebe ve iletişim kayıtları,
- Mesajlar ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş dijital veriler,
- Olay yeri inceleme tutanakları ve diğer maddi bulgular.
Bir delilin dosyada bulunması, mahkeme tarafından mutlaka doğru veya hükme esas alınabilir kabul edileceği anlamına gelmez. Delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği, güvenilirliği, bütünlüğü ve isnat edilen olayla bağlantısı ayrı ayrı değerlendirilir.
Ağır Ceza Davasında Tutuklama Zorunlu mudur?
Hayır. Bir suçun ağır ceza mahkemesinde görülmesi, sanığın mutlaka tutuklanacağı anlamına gelmez. Tutuklama için CMK 100’deki kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Ölçülülük ve adli kontrolün yeterli olup olmayacağı da ayrıca değerlendirilir.
Ağır ceza mahkemesinin görev listesi ile CMK 100’deki katalog suç listesi aynı değildir. Tutuklama kararının şartları ve başvuru yolları hakkında tutuklama nedenleri ve tutuklamaya itiraz rehberinden bilgi alınabilir.
Ağır Ceza Davasında Avukat Zorunlu mudur?
CMK 150 uyarınca müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanık, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı soruşturuluyor veya kovuşturuluyorsa istemi aranmadan müdafi görevlendirilir. Çocuklar, kendisini savunamayacak derecede malul olanlar ile sağır ve dilsiz kişiler yönünden de zorunlu müdafilik hükümleri vardır.
Her ağır ceza dosyasının yalnızca mahkemenin adı nedeniyle aynı zorunlu müdafilik sonucunu doğurduğu söylenemez. CMK 150’deki alt sınır ve kişisel durum şartları ayrıca kontrol edilmelidir. Kişinin kendi seçtiği bir müdafiyle temsil edilmesi ile baro tarafından müdafi görevlendirilmesi de farklı hukuki ilişkilerdir.
Görev ve Yetki Arasındaki Fark
Görev, davaya ağır ceza mı yoksa asliye ceza mahkemesi mi gibi hangi tür mahkemenin bakacağını belirler. Yetki ise İstanbul, Ankara veya İzmir gibi hangi yerdeki mahkemenin davayı göreceğiyle ilgilidir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesine göre genel yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir. Teşebbüs, kesintisiz suç, zincirleme suç, basın yoluyla işlenen suçlar ve suçun işlendiği yerin belirlenememesi hâllerinde özel yetki kuralları uygulanabilir.
Görevsizlik Kararı ve Bağlantılı Suçlar
Mahkeme, görevli olup olmadığını kovuşturmanın her aşamasında kendiliğinden değerlendirebilir. İddianamenin kabulünden sonra fiilin kendi görev alanı dışında kaldığı anlaşılırsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilebilir. Görevsizlik kararına karşı itiraz yolu açıktır.
Bununla birlikte duruşma sırasında yalnızca suçun hukuki niteliğinin değişebileceği düşüncesiyle dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez. Ayrıca farklı mahkemelerin görevine giren bağlantılı suçlar varsa CMK 9’daki şartlarla davaların yüksek görevli mahkemede birleştirilmesi mümkün olabilir.
Görevsiz mahkemenin yaptığı işlemler kural olarak hükümsüzdür. Ancak tekrarında hukuki veya fiilî imkânsızlık bulunan işlemler geçerliliğini koruyabilir. Bu nedenle görev uyuşmazlığı, dosyanın geldiği aşama ve daha önce yapılan işlemler birlikte incelenmelidir.
Ağır Ceza Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Süresi
CMK 273 uyarınca istinaf istemi, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren kural olarak iki hafta içinde yapılır. Sürenin başlangıcı, kararın yüzüne karşı açıklanmış olmasından bağımsız olarak güncel düzenlemedeki tebliğ kuralına göre değerlendirilmelidir.
Hükmün niteliğine göre bölge adliye mahkemesi kararı kesin olabilir veya temyiz yolu açık bulunabilir. Kanun yolu dilekçesinin kapsamı hakkında ceza istinaf dilekçesi rehberi incelenebilir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Görev, suçun gündelik adına değil ilgili kanun maddesine göre kontrol edilmelidir.
- Üst sınırı tam on yıl olan suçlar yalnızca genel ceza ölçütüyle ağır cezanın görevine girmez.
- Cezayı artıran veya azaltan genel nedenler görev hesabına dahil edilmez.
- Nitelikli dolandırıcılık hakkında 25 Aralık 2025 tarihinden önceki kaynaklar güncel olmayabilir.
- Değişiklik tarihinde derdest olan nitelikli dolandırıcılık dosyaları için geçiş hükmü ayrıca incelenmelidir.
- Ağır cezada yargılanmak tutuklama veya mahkûmiyetin zorunlu olduğu anlamına gelmez.
- Görev, yetki, bağlantı ve birleştirme kuralları birbirinden ayrılmalıdır.
- Gerekçeli kararın tebliği ve kanun yolu süreleri dikkatle takip edilmelidir.
Uygulanacak kanun maddesi, suçun işlendiği tarih, yaptırım aralığı, bağlantılı suçlar ve geçiş hükümleri görevli mahkemeyi etkileyebilir. Ceza dosyasındaki iddianame ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Randevu Talebi Oluştur İletişime GeçKaynakça
- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, özellikle madde 9, 12, 14 ve geçici madde 7.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle madde 3-9, 12, 100, 150, 170-175 ve 273.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu.
- 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, madde 12 ve 13; 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete.
- Anayasa Mahkemesi, E.2026/10, K.2026/111, 13 Mayıs 2026; Resmî Gazete yayımı: 7 Ağustos 2026.
- Mevzuat ve canlı sitemap kontrol tarihi: 20 Ağustos 2026.
Ağır Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Suçlar ve Davalar Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ağır ceza mahkemesi hangi suçlara bakar?
Ağır ceza mahkemesi; yağma, irtikâp, kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği ve hileli iflas gibi kanunda açıkça sayılan suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar. Özel kanunlardaki görev hükümleri saklıdır.
Üst sınırı on yıl olan suç ağır ceza mahkemesinde mi görülür?
Kural olarak hayır. Genel görev ölçütünün uygulanabilmesi için kanundaki cezanın üst sınırının on yıldan fazla olması gerekir. Ancak suç kanunda ayrıca sayılmışsa veya özel bir görev hükmü varsa ağır ceza mahkemesi görevli olabilir.
Nitelikli dolandırıcılık artık ağır ceza mahkemesinde mi görülür?
25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle nitelikli dolandırıcılık ağır ceza mahkemesinin açık görev listesinden çıkarılmıştır. Değişiklikten sonra açılan davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Değişiklik tarihinde derdest olan dosyalarda ise özel geçiş hükmü uygulanır.
Ağır ceza mahkemesi kaç hâkimden oluşur?
Ağır ceza mahkemesi bir başkan ve iki üyeden oluşan üç hâkimli heyetle çalışır. Duruşmalarda Cumhuriyet savcısı da hazır bulunur.
Ağır ceza mahkemesinde yargılanan kişi mutlaka tutuklanır mı?
Hayır. Ağır ceza mahkemesinde yargılanmak tek başına tutuklama nedeni değildir. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, kanuni bir tutuklama nedeni ve ölçülülük şartlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Ağır ceza davasında avukat zorunlu mudur?
CMK 150 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanığa istemi aranmadan müdafi görevlendirilir. Çocuklar ve kanunda belirtilen bazı kişiler bakımından da zorunlu müdafilik uygulanır.
Ağır ceza mahkemesi görevsiz olduğunu sonradan fark ederse ne olur?
Mahkeme görev konusunu kovuşturmanın her aşamasında kendiliğinden değerlendirebilir. Dosyanın görev alanı dışında kaldığı anlaşılırsa şartları varsa görevsizlik kararı verilerek dosya görevli mahkemeye gönderilebilir. Görevsizlik kararına itiraz edilebilir.
Ağır ceza mahkemesi kararına karşı istinaf süresi ne kadardır?
CMK 273 uyarınca istinaf başvurusu, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren kural olarak iki hafta içinde yapılmalıdır. Kararın niteliği ve tebligat tarihi ayrıca kontrol edilmelidir.
İlginizi Çekebilecek Yazılarımıza Göz Atın
Tüm Ceza Hukuku yazıları
Hakkımda Yakalama Kararı Var mı? Yakalama Kararı Nasıl Öğrenilir?
Hakkınızda yakalama kararı olup olmadığını e-Devlet ve UYAP üzerinden nasıl kontrol edebileceğinizi ...
Yasa Dışı Bahis ve Kumar Oynamanın Cezası
Yasa dışı bahis cezası, 7258 sayılı Kanun, sanal bahis, sanal kumar, kumar oynamanın cezası, itira...
Meşru Müdafaa Nedir? 2025
Meşru müdafaa Yargıtay Beraat Ceza hukuku Haksız saldırı Kendini savunma Hukuki süreç Avuka...
Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası 2025
Cumhurbaşkanına hakaret suçu ve cezası 2025 cumhurbaşkanına hakaret kaç yıl ceza alırım cumhurbaşkan...